Son Dakika
Çarşamba, 22 Kasım 2017 | Anasayfam yap | Favorilerime ekle    
Tarama ile hayatlarının kurtulduğunu sanan kadınlar yanılıyor 4 Prof Ahmet R Küçükusta
Annals of İnternal Medicine dergisinde yayınlanan araştırma mamografiler ile ilgili önemli bir gerçeği ortaya çıkardı.

Araştırmanın uzmanları Welch ve Frankel çalışmalarından çıkan sonucu “Mamografi taraması sayesinde ölmekten kurtulan kadınlar elbette var ama bunların sayısı sanıldığının aksine çok az” sözleriyle ifade ediyorlar.

Bu araştırmacılar bir kadının 10 senelik meme kanseri ve 20 senelik ölüm riskini tahmin etmek için mamografiyle erken teşhisi ve tedavideki gelişmelerin yararlarını da dikkate alarak bir dizi hesaplamalar yaptılar.

50 yaşındaki bir kadın için yapılan tahminler şunlar:

    On sene içinde meme kanseri gelişme riski 100 binde 2.990.
    Meme kanserlerinin yüzde 64’ ü mamografi ile teşhis ediliyor.
    Tarama ile meme kanseri teşhis edilme riski 100 binde 1.910.
    20 sene boyunca meme kanserinden ölme riski 100 binde 990’ dır.
    Tarama olmadığında meme kanserinden ölüm riski 100 binde 1.240, tarama varlığında riski yüzde 20 azalır.
    Taramanın meme kanserinden ölüm riskine faydası 100 binde 250’ dir.

Buna göre mamografinin riski yüzde 20 azalttığı var sayılacak olursa, taramanın yapılmaması durumunda ölüm riski 100 binde 1.240 olur. Bu da ölüm riskinin 100 binde 240 olduğunu gösterir.

Böylece, tarama ile teşhis edilen meme kanseri olan bir kadının mamografi sayesinde kanserden kurtulması ihtimali yüzde 13 (240/1910) olur.

Mamografinin kanserden ölümleri yüzde 5 azaltıyor olması durumunda ise bu ihtimal yüzde 3’ e iner.

Araştırmacılar ulaştıkları sonucu şu cümleler ile özetliyor: Tarama ile kanser teşhisi konan kadınların çoğunun hayatta kalmaları tarama sayesinde değildir. Bunlar, ölüm ihtimallerine hiçbir etkisi olmadan erken teşhis edilen veya aşırı teşhis edilen kadınlardır.

Başka bir ifade ile: Amerika’ da senede 39 milyon kadına mamografi yapılıyor ve bunların 230 bin kadarına kanser teşhisi konuyor. Mamografi bunların 4 ila 18 binine yardımcı oluyor.

Mamografi taraması sonucu meme kanseri teşhisi konan 138 bin kadının 120 bin ila 134 bininde taramanın bir faydası olmuyor.  

Kanserin erken teşhisi neden işe yaramıyor?

Tarama testleri sırasında 4 çeşit kanser belirlenebilir.

BİR: Bazı kanserler yavaş büyür. Bunları tarama ile daha erken bir safhada veya biraz daha büyüdükten sonra elle muayenede teşhis etmek tedavi başarısını hiç etkilemez.

İKİ: Bazı kanserler ise bunun tam tersine çok agresiftir. Bunlar tarama ile erken teşhis edilse de kitle oluşturup bir takım belirtilere sebep olduğu zaman teşhis edilse de öldürücüdür.

Bu iki çeşit meme kanseri için taramanın bir değeri yoktur.

ÜÇ: Hiçbir zaman kötü bir sonuca sebep olmayacak kanserler vardır.  Bunlar mamografiyle teşhis edildiği zaman mutlaka tedavi de edilirler. Bu tür kanseri olan kadınlarda aşırı teşhisten söz edilir. Bunlar hiç de gerekli olmadığı halde tedavi görürler; dolayısıyla mamografiden zarar gördükleri söylenebilir.

DÖRT: Öldürücü olan bu çeşit kanserler erken dönemde tanınabilirlerse seyirleri değişir. Bu türde mamografilerin çok önemli bir yeri vardır. Klinik araştırmalara göre 10 sene boyunca taramaya tabi tutulan 1.000 kadından sadece 1’ i bu türdendir; ama tedavideki gelişmelerle bu oranın bugün daha da az olduğu tahmin edilmektedir.

Colin Begg, mamografi taramalarını desteklediğini ve bunların hayat kurtarıcı olduğunu söylüyor ama bunun her kadın için geçerli olmadığını da ekliyor:

“Tarama ile kanser tespit edilen kadınların çoğu bu sayede ölümden kurtulduklarını sanır. Oysa bu kanserler daha geç teşhis edilseydi de bu kadınlar hayatta kalacaklardı. Taramalar, kadınların çok küçük bir kısmının hayatını değiştiriyor.”

Taramaları yararsız kılan faktörlerden biri de tedavideki gelişmeler sayesinde geç teşhis edilen kanserlerin erken teşhis edilenler gibi başarıyla tedavi edilebilmeleridir.

Gelelim neticeye

Kadınları mamografi taramalarına en çok yönlendiren şey çoğu zaman doğru olmayan “Tarama sayesinde hayatım kurtuldu” sözüdür.

Elbette mamografilerin kadın sağlığında önemli bir yeri vardır ama bu birçok kadının sandığı gibi tarama meme kanserini önleyen sihirli bir değnek değildir.

Bilinçlendirme kampanyaları ve mamografiler için harcanan yüz milyonlarca liranın kanseri önlemede ve tedavi için kullanılması daha akılcı olabilir.

KAYNAK

http://archinte.ama-assn.org/cgi/content/full/171/22/2043?maxtoshow=&hits=10&RESULTFORMAT=&fulltext=Gilbert+Welch+Brittney+A.+Frankel&searchid=1&FIRSTINDEX=0&resourcetype=HWCIT

02.02.2012 Bu yazi 2719 defa okundu
Sonraki:
1  -  2  -  3  -  4  -  5  -  6  -  7  -  8  -  9  -  10
Sağlık Bakanlığının televizyon ekranlarında konuşacak kimselerle ilgili 'Ekran Sertifikası' girişimini nasıl buluyorsunuz?




 
  • Bir kıyamet silahı: GDO
    Sağlık ve Gıda Güvenliği Hareketi Başkanı ve aynı zamanda Yeni Söz Genel Yayın Yönetmeni Kemal Özer ile son yılların en tartışmalı konularından biri olan GDO’yu konuştuk. Kemal Özer ile sohbet tadında gerçekleştirdiğimiz Röportajımızda GDO’nun insanlığa ne tür zararlar verdiğini, aşıların neslimiz açısından nasıl büyük tehlikeler saçtığını, modern hayatın getirdiği hastalıklara, Modern Tıp olarak bilinen Rockefeller Tıbbı’nın neler getirdiğine, tohum konusunun önemine, Dünya nüfusunu azaltma planı uygulayan “Şeytani Akıl”ın ne tür tuzaklar kurduğunu ve Türkiye’de Gıda ve Tarım alanının ne durumda olduğunu ele aldık.
  • Etyen Mahçupyan: Modern tıp çok kibirli
    Gazeteci Etyen Mahçupyan tıp dünyasını pek çok hekimden daha iyi tanıyan isimlerden biri. Alternatif yaklaşımları yakından takip eden ve modern tıp yöntemlerini “beyaz mafya”, “Ortodoks tıp”, “modern dünyanın şamanları” gibi iddialı kavramlarla eleştiren Mahçupyan ile dosya konumuz kapsamında SD’nin yeni sayısı için konuştuk.
  • GDO zararsız diyen yalan söylüyor!
    Yeni yönetmelik ile artık yüzde 0,9'a kadar GDO içeren besinler serbest bırakılıyor. Bu besinlere kanunlarca yasaklanmasına rağmen, bebek mamaları da dahil...
  • Gıda politikaları milli güvenlik meselesidir
    “Tohum, su, toprak, aşı, ilaç dünyanın en etkin, en ölümcül, en siyasi ve en tehlikeli sessiz silahlarıdır” bu sözler, gıda ve tarım teması üzerinde Türkiye’nin en çok konuşulan isimlerden biri Gıda Hareketi Lideri Kemal Özer’e ait.
  • Şehirler arası su savaşı çıkacak!
    Prof. Mikdat Kadıoğlu, gelecekte yaşanaca meteorolojik felaketleri anlattı
  • Endüstriyel sütteki gizli tehlike!
    Onkolog Dr. Yavuz Dizdar'dan süt ve süt ürünlerin, kanser ve GDO hakkında çarpıcı tespitler...
Diğer mülakatlar:
1  -  2  -  3  -  4  -  5  -  6
Copyright © 2009 Sağlık ve Gıda Güvenliği Hareketi
Sitemizdeki bilgilerin her hakkı yazarı ve kaynağına aittir. Kaynak gösterilerek kullanılabilir
Yazılım ve Görsel Tasarım: İnforce Bilişim Teknolojileri