Son Dakika
Pazar, 5 Temmuz 2020 | Anasayfam yap | Favorilerime ekle    
Süt bankası yerine süt annesi Prof Dr Sefa Saygılı
Sağlık Bakanımız “Süt bankası” projesinin gerçekleşeceğini açıkladı. Bize göre bu durum son derece sakıncalıdır ve hemen vazgeçilmelidir.

Çünkü dinimize göre süt bankasına toplanan ve kimin sütü olduğu bilinmeyen sütlerin çocuklara içirilmesi mahzurludur. Bu sütler içirildiği takdirde, sütü içen bebek ve sütünü içtiği kişi dinen süt akrabası olur. Bu çocuklar bir gün sütünü içtiği ama tanımadığı sütannesiyle veya çocuğuyla yani sütkardeşiyle evlilik yapması halinde kardeş evliliği yapmış olur. İslâm dini ise bu evliliği yasaklar.

Sonra anne sütüyle bilemediğimiz birçok özelliğin çocuğa geçtiği bellidir. Mesela aklı zayıf, ilgisiz annelerin sütleri çocuğa fayda yerine zarar verebilir. Bu yüzden şu soruları sormalıyız: Hangi annelerin sütü alınacaktır? Parayla mı olacaktır?

Sağlık Bakanı kimlerden süt alındığının kayıt alınacağını belirtiyor. Yeni doğan çocuğun 25-30 yaşında evlendiğini düşünürsek bu kadar yıl sütü alınan kadınların isimleri nasıl muhafaza edilecektir?

“Sütannelik” ve “sütkardeşlik” durumunun takibi nasıl yapılacaktır?

Bu kadar yıl sonra birbirini tanımayan sütkardeşlerin evlenebilme ihtimalleri nasıl önlenecektir?

Şu da var: Aslında bebeğe süt verirken annenin onunla sevgi alış verişinde bulunması, gülümseyerek bakışı, bağrına basışı da çok önemlidir. Burada prematüre kuvözdeki bebeklere anne sütünün verileceği söyleniyor. Tabi ilk tercih kendi annesi olmalıdır.

Bunun yerine ailenin de güvendiği bir sütanne bulunur ve sadece o anneden süt alınabilir. Bu mümkündür. Yoksa hal perişandır ve toplumu içten dinamitlemektir.
 

26.02.2013 Bu yazi 2501 defa okundu
Korona virüsü hakkında ne düşünüyosunuz?

 
  • Bir kıyamet silahı: GDO
    Sağlık ve Gıda Güvenliği Hareketi Başkanı ve aynı zamanda Yeni Söz Genel Yayın Yönetmeni Kemal Özer ile son yılların en tartışmalı konularından biri olan GDO’yu konuştuk. Kemal Özer ile sohbet tadında gerçekleştirdiğimiz Röportajımızda GDO’nun insanlığa ne tür zararlar verdiğini, aşıların neslimiz açısından nasıl büyük tehlikeler saçtığını, modern hayatın getirdiği hastalıklara, Modern Tıp olarak bilinen Rockefeller Tıbbı’nın neler getirdiğine, tohum konusunun önemine, Dünya nüfusunu azaltma planı uygulayan “Şeytani Akıl”ın ne tür tuzaklar kurduğunu ve Türkiye’de Gıda ve Tarım alanının ne durumda olduğunu ele aldık.
  • Etyen Mahçupyan: Modern tıp çok kibirli
    Gazeteci Etyen Mahçupyan tıp dünyasını pek çok hekimden daha iyi tanıyan isimlerden biri. Alternatif yaklaşımları yakından takip eden ve modern tıp yöntemlerini “beyaz mafya”, “Ortodoks tıp”, “modern dünyanın şamanları” gibi iddialı kavramlarla eleştiren Mahçupyan ile dosya konumuz kapsamında SD’nin yeni sayısı için konuştuk.
  • GDO zararsız diyen yalan söylüyor!
    Yeni yönetmelik ile artık yüzde 0,9'a kadar GDO içeren besinler serbest bırakılıyor. Bu besinlere kanunlarca yasaklanmasına rağmen, bebek mamaları da dahil...
  • Gıda politikaları milli güvenlik meselesidir
    “Tohum, su, toprak, aşı, ilaç dünyanın en etkin, en ölümcül, en siyasi ve en tehlikeli sessiz silahlarıdır” bu sözler, gıda ve tarım teması üzerinde Türkiye’nin en çok konuşulan isimlerden biri Gıda Hareketi Lideri Kemal Özer’e ait.
  • Şehirler arası su savaşı çıkacak!
    Prof. Mikdat Kadıoğlu, gelecekte yaşanaca meteorolojik felaketleri anlattı
  • Endüstriyel sütteki gizli tehlike!
    Onkolog Dr. Yavuz Dizdar'dan süt ve süt ürünlerin, kanser ve GDO hakkında çarpıcı tespitler...
Diğer mülakatlar:
1  -  2  -  3  -  4  -  5  -  6
Copyright © 2009 Sağlık ve Gıda Güvenliği Hareketi
Sitemizdeki bilgilerin her hakkı yazarı ve kaynağına aittir. Kaynak gösterilerek kullanılabilir
Yazılım ve Görsel Tasarım: İnforce Bilişim Teknolojileri