Son Dakika
Perşembe, 23 Kasım 2017 | Anasayfam yap | Favorilerime ekle    
Sönmez gene döndü Prof Ahmet R Küçükusta
Tıp aleminde "keskin dönüşleri" ile haklı bir ün kazanan Prof. Dr. Bingür Sönmez beklentileri boşa çıkarmadı ve müthiş dönüşlerinden birini daha gerçekleştirdi.

Milliyet gazetesi internet sitesinde yer alan “Ayda bir kez istediğinizi yiyin” başlıklı haberde kolesterol teorisini yerle bir ediyor ve "damar sertliğinin arkasında gizlenen sırrın insülin" olduğunu açıklıyor.

Daha birkaç ay önce bugünkü haberde yer alan gerçekleri dile getirenleri suç duyurusunda bulunmakla tehdit eden Bingür Bey’ in hafıza bozukluklarına yol açan kolesterol hapı alıp almadığı, Türk Kardiyoloji Derneği' nin halk sağlığını tehlikeye atan bu çıkış için basın toplantısı yapıp yapmayacağı merakla bekleniyor.

İşte o haber:

“İnsanlar için en büyük tehlike, karbonhidratlarla tanıştıkları dönemde başladı. Karbonhidratlar, vücuda girdiği anda insülin salgılanmasına neden olur ve trigliserid olarak depoya gider. Bu nedenle; beyaz un, ekmek, pirinç ve şeker vücutta damar sertliğini hazırlayan insülin hormonu salgılattıkları için koroner damarların sağlığı açısından tehlikeli. Yani bir yiyecek vücutta ne kadar çok insülin salgılatıyorsa o kadar zararlı.

Koroner by-pass yapılan hastaların yüzde 60’ının kolesterollerinin ve kan yağlarının normal değerlerde olduğu bilinen bir gerçek. Yani damar sertliğinin arkasında gizlenen sır, insülin.

İnsülin de adrenalin gibi vücut tarafından üretilen ve en az onun kadar tehlikeli bir hormon. İnsülini kontrol altına alabilmenin yoluysa karbonhidratları ve şekeri sıfıra indirmek.

Taş devri diyeti Protein ve kolesterol bakımından zengin beslenme şekli ‘Taş Devri Diyeti’, iyi huylu kolesterolün yükselmesine yardımcı olan, proteinle kolesterol içerikli besinlerin doğru şekilde tüketildiği bir beslenme şekli. Canlılar, 2.5 milyon yıldır normal insan düzeyinde beslendi. 10 bin yıl öncesine kadar av hayvanlarının etlerini, sebzeleri, bitki köklerini ana yiyecek olarak tükettiler. Hayvanların her bölgesini yiyen, beraberinde meyve toplayıp, kurutulmuş yiyecek tüketen insanoğlu için felaket, 10 bin sene önce Taş Devri’ndeki avcılık düzeninin bitip, yerleşik çiftçilik dönemine geçilmesi, dolayısıyla da tahıl ve karbonhidratlarla tanışmasıyla başladı. 200 yıl önce Endüstri Devrimi’yle de rafine şeker insan hayatına girince, koroner kalp hastalıklarında ciddi artış başladı.

Gün aşırı bir yumurta tüketilebilir Yumurta insanlarda kolesterol seviyesinde önemli bir artışa yol açmaz. Yıllarca pastanın üzerine sürülen yumurtayı bile hastalara yasaklamışken, koroner kalp hastaları ve by-pass ameliyatı olanların bile artık haftada 3-4 yumurta yemelerinde sakınca yok. Son araştırmalara göre; bir yumurtanın, kan kolesterol seviyesini 3-4 mg. artırdığı kesinleşti. Bunun yanında yumurta, iyi huylu HDL kolesterolü de, içindeki omega-3 aracılığıyla yükseltir.

Haftada iki kez et, kalbi yormaz Kırmızı et haftada üç kez tüketilebilir. Et tercihinin danadan yana olması mantıklı. Etteki yağ, kolesterol olarak vücut tarafından kabul edilecek, karşılığında da iç yapımdan kısılacak. Ancak insanlara beslenme önerilerinde bulunurken; yalnızca kolesterol hesabının değil, kalori hesabının da yapılması gerekir. Sağlıklı beslenme adına tüketilen bol sebze ve meyve, kalorisi çok yüksek meyvelerin, havuç gibi glikojenik indeksi fazla, bol yağlı salataların yenmesine zemin hazırlar. Bunun için, yağlı kırmızı et yemenin kolesterol yönünden bir sakıncası olmasa da; yüksek kalorisi yüzünden miktarının sınırlarda tutulması gerekir. Haftada iki kez dana eti tüketilebilir. Tavuksa derisiz tercih edilebilir.

Ölçülü tereyağının sakıncası yok Katı yağlardan margarinin tüketilmesi, özellikle kalp-damar sağlığı açısından kesinlikle uygun değil. Sıvıyağlardan zeytinyağı ve ikinci sırada fındık yağı tercih edilmeli. Ancak katı yağlardan tereyağını da dışlamamak gerekir. Günde 4-5 çay kaşığı tereyağı yemekte bir sakınca yok. Özellikle merada otlayan hayvanlardan elde edilen tereyağı tüketilebilir. Ancak günümüz koşullarında ahırda suni yemlerle beslenen hayvanların tereyağları yeniyor. Tereyağının yemeklere konulmasıyla kahvaltıda tüketilmesi arasında da bir fark yok.

Ayda bir kez retoks yapın ‘Taş Devri Diyeti’nde olduğu gibi ayda yalnızca bir kez redoks yaparak vücudun biyo-dengesinin sağlanması mümkün. Çünkü insanın biyolojik dengesi, kolesterol ve protein üzerine kurulu. Eğer bu denge yalnızca karbonhidrat ve sebzeyle kurulmaya çalışılırsa, bütün denge bozulur. Ayrıca omega-3 ve omega-6 dengesi de ancak doğal beslenmeyle sağlanabilir.

n Ağır diyetler yapmak yerine sağlıklı beslenmeyi öğrenin. Ayda bir kez kolesterol bakımından zengin gıdalar yiyin. Koca bir biftek veya bonfile mesela; hatta işkembe, paça çorbası. Kolesterolü bol ne varsa aşırıya kaçmamak kaydıyla tüketin. Çünkü vücudunuzun kolesterole ihtiyacı var.

İnsanlar zaten, Adana Kebap, paça ve işkembe çorbası gibi yiyecekleri kaçamak yapmak adı altında tüketiyor. Bunu, adını koyarak bir disiplin altına almış olursunuz. Böylece her gün düzensiz şekilde suçluluk duygusu hissederek değil, düzenli ve suçluluk hissetmeden ayda bir kez yemeniz mümkün olur.” 

17.04.2012 Bu yazi 2831 defa okundu
Sonraki:
1  -  2  -  3  -  4  -  5  -  6  -  7  -  8  -  9  -  10
Sağlık Bakanlığının televizyon ekranlarında konuşacak kimselerle ilgili 'Ekran Sertifikası' girişimini nasıl buluyorsunuz?




 
  • Bir kıyamet silahı: GDO
    Sağlık ve Gıda Güvenliği Hareketi Başkanı ve aynı zamanda Yeni Söz Genel Yayın Yönetmeni Kemal Özer ile son yılların en tartışmalı konularından biri olan GDO’yu konuştuk. Kemal Özer ile sohbet tadında gerçekleştirdiğimiz Röportajımızda GDO’nun insanlığa ne tür zararlar verdiğini, aşıların neslimiz açısından nasıl büyük tehlikeler saçtığını, modern hayatın getirdiği hastalıklara, Modern Tıp olarak bilinen Rockefeller Tıbbı’nın neler getirdiğine, tohum konusunun önemine, Dünya nüfusunu azaltma planı uygulayan “Şeytani Akıl”ın ne tür tuzaklar kurduğunu ve Türkiye’de Gıda ve Tarım alanının ne durumda olduğunu ele aldık.
  • Etyen Mahçupyan: Modern tıp çok kibirli
    Gazeteci Etyen Mahçupyan tıp dünyasını pek çok hekimden daha iyi tanıyan isimlerden biri. Alternatif yaklaşımları yakından takip eden ve modern tıp yöntemlerini “beyaz mafya”, “Ortodoks tıp”, “modern dünyanın şamanları” gibi iddialı kavramlarla eleştiren Mahçupyan ile dosya konumuz kapsamında SD’nin yeni sayısı için konuştuk.
  • GDO zararsız diyen yalan söylüyor!
    Yeni yönetmelik ile artık yüzde 0,9'a kadar GDO içeren besinler serbest bırakılıyor. Bu besinlere kanunlarca yasaklanmasına rağmen, bebek mamaları da dahil...
  • Gıda politikaları milli güvenlik meselesidir
    “Tohum, su, toprak, aşı, ilaç dünyanın en etkin, en ölümcül, en siyasi ve en tehlikeli sessiz silahlarıdır” bu sözler, gıda ve tarım teması üzerinde Türkiye’nin en çok konuşulan isimlerden biri Gıda Hareketi Lideri Kemal Özer’e ait.
  • Şehirler arası su savaşı çıkacak!
    Prof. Mikdat Kadıoğlu, gelecekte yaşanaca meteorolojik felaketleri anlattı
  • Endüstriyel sütteki gizli tehlike!
    Onkolog Dr. Yavuz Dizdar'dan süt ve süt ürünlerin, kanser ve GDO hakkında çarpıcı tespitler...
Diğer mülakatlar:
1  -  2  -  3  -  4  -  5  -  6
Copyright © 2009 Sağlık ve Gıda Güvenliği Hareketi
Sitemizdeki bilgilerin her hakkı yazarı ve kaynağına aittir. Kaynak gösterilerek kullanılabilir
Yazılım ve Görsel Tasarım: İnforce Bilişim Teknolojileri