Son Dakika
Pazartesi, 24 Nisan 2017 | Anasayfam yap | Favorilerime ekle    
Sıhhatli bir oruç için doğru sahur, doğru iftar Kemal Özer
Oruç, baharda ağaçların filizlenmesi gibi iyilik filizlerini artırır, fakat yazık ki günümüz insanı, duygu filizlerini değil, gösteriş ve tüketim alışkanlıklarını yeşertebiliyor Ramazan’da.

Oysa Ramazan’ın amacı; şatafatlı sofralar, gösteriş, riya, israf, kilolarımıza kilo katmak, ürünleri fahiş fiyata satarak fırsatçılık yapmak, mutfaklara daha fazla gıda sokmak değil, aksine tefekkür, arınma, daha az yiyerek beden temizliği, daha fazla yardımlaşma, daha yoğun ibadet, zekât, sadaka, iyilik, yetimleri daha fazla hatırlama, yoksulu daha fazla gözetme, teravih, sahur, iftar, sohbet, muhabbet… Bu sayede de ruhu ve bedeni dinlendirme…

Nasıl ki namaz için alınan abdest gün boyu bedeni temiz tutuyorsa, oruç da hem arınma sağlar, hem de bedenin fiziksel aktivitesini güçlendirir. 11 ay gün boyu tüketilenleri sindirmekle mükellef olan ağız, mide, karaciğer, böbrek, bağırsak, pankreas gibi sindirim organları Ramazan ayı boyunca çok daha düşük bir tempoda çalışarak adeta istirahat ettirilir. Bu sayede varsa sorunlarını gidererek zindeleşirler. Oruç sayesinde beden yıl boyu biriktirdiği kirlerden ve yağlardan arınır. Oruç ibadeti de diğer ibadetlerde olduğu gibi kulun sağlığı için istenen bir ibadet.

Prof Herbesrt M Shelton bu konuda şunları belirtiyor: “Oruç, yaşam enerjimizin gıdaların hazmına harcanmasından bizi korur. Böylelikle yaşam enerjisi hastalıklı yapıların ve toksinlerin giderilmesinde kullanılır. Orucun bir diğer faydası da psikolojik dinlenmenin sağlanmasıdır. Sindirim sistemi, salgı bezleri sistemi, kan dolaşışımı sistemi, solunum sistemi ve sinir sistemi bir dinlenme sürecine girer. Oruç sırasında vücudumuzda, hücrelerin bakımı ve yenilenme işlemi gerçekleşir.”

Özellikle iftar vakti yaklaştıkça kısa süren bir açlık ve susuzluk nedeniyle dinginleşen insan, acziyetini görüp dinginleşir, diğer insanlara karşı üstünlük duygusunu yenmesine neden olur. Ancak iftarda tıka basa yemesi bu kötü duyguların yeniden depreşmesine yol açacaktır.

Bu durum da orucu nasıl tutmalı? Normal günlerde çoğu kimse için iki öğün yeterken oruçlu iken dört beş öğün yemekten nasıl korunabiliriz?

Ramazan’da nelere dikkat etmeli?

Ramazan yemek ayı değil, çok yemek ayı hiç değildir. Ramazan’da yiyeceğiniz gıdalar her zamanki gibi ‘helâl ve tayyib’ olmalı! Beyaz ekmek, reçel ve baklava gibi tatlılar, şekerli çay, kabuğu soyulmuş beyaz pirinç pilavı, patates kızartması gibi ürünler sağlıksızdır, daha da önemlisi oruçlu kimseyi çok çabuk acıktırır. Katkısız tam tahıldan üretilmiş soğuk ekmekler tercih edilmelidir.

Çay, meyve suyu, gazlı içecekler, kola vs vücudun su ihtiyacını gidermezler. Bu nedenle, iftar ve sahur arasında en az 2,5 litre –çok terleyenler ve kilolular için daha fazla– su içilmeli.

Sucuk, salam, sosis, hazır çorba gibi ürünler hem tehlikeli katkılar barındırır, hem de susuzluğu artırırlar. Şeker, tatlandırıcı ve bunları içeren gıdalar, acıkmayı ve susamayı hızlandırırlar. Unutulmamalı ki az yemek değil, bilakis çok yemek daha fazla acıktırır.

Bol lif içeren meyveler başta olmak üzere meyve sebze yenilmeli. Sahurda salamura zeytin, turşu gibi aşırı tuzlu gıdalardan uzak durulmalı. Sahurda aşırı soğuk ve sıcak gıdalar tüketmek gaz ve mide sorunlarına yol açacağı unutulmamalı. Bir iki yemek kaşığı sızma zeytinyağı eklenmiş salatalardan bol miktarda yenilir ise bağırsak sağlığı için faydalı olur. Yemeklerden sonra maden suyu içerek rahatlamaya çalışanlar, orucun manasından oldukça uzak demektir!

Sahurda nasıl ve ne yemeli, ne yememeli?

Seher vaktinde uyanıp sahur yemeği yemek hem orucun sağlıklı bir şekilde tutulmasını sağlayacak, hem de bedenin en azından su ihtiyacı karşılanmış olacak. Ancak günümüzde insanların çoğu hem sahurda hem de iftarda tüketilmemesi gereken ne varsa tüketiyorlar. Sahur yemeği için en az yarım saatlik bir zaman ayrılmalı. Bunun için imsak vaktinden 50-60 dakika önce uyanıp, abdest aldıktan sonra önce 2-3 bardak su içmeli, sonra iki rekât da olsa namaz kılınmalı. Bu hem bedeni uyku mahmurluğundan kurtarır, hem de su doğru zamanda içilmiş olur.  Bu sayede vücut yemek yemeye hazır hâle getirilir.

Nasıl bir sahur sofrası?

Bol miktarda mineral, vitamin, protein, mineral, karbonhidrat, lif ve yağ barındıran hurma, iftarda olduğu gibi sahurun da vazgeçilmezi olmalı. Ramazanda bol hurma yenilmesi bedenin daha zinde olmasını sağlar. Ayrıca tatlı olmasına karşın ölçülü olmak kaydıyla hurma ve üzüm, kan şekerini yükseltmediği gibi susuzluğu da artırmaz. Şayet mevsim yaz olduğundan hurmanın salatalık ve karpuzla birlikte yenilmesi beden ısısının artmasını engelleyerek dengeler.

3-5 dk. ara verip, mevsimine uygun zeytinyağı eklenmiş salata ile devam edilmeli. Ev yapımı çorba, ev yapımı yoğurt, ev yapımı az ayran, mevsimine göre yaş sebze veya bakliyat yemeği, pilav, soğuk tam tahıl ekmeği sahur için ideal bir öğündür. Yarım saat ara verilerek tercihen sıcak olmayan bir bardak şekersiz yeşil çay veya oldukça açık siyah çay…

Nasıl bir iftar sofrası?

Şayet iftar soframız diğer günlerdeki sofralardan daha farklı olmayacaksa başta da ifade edildiği üzere oruç anlamını yitirecek ve en azından maddi yararı yok olabilir. Bu nedenle Ramazan gelince mutfaklardaki ve sofralardaki gıda çeşitliliği artmak bir yana bilakis azalmalı. Hakeza sofralardaki yemeklerin miktarı da azalmalı. Aksi halde ne beklenen yarar oluşur, ne de yeterli gıdaya erişemeyen canlıların halleri anlaşılabilir

Şayet akşam namazı için camiye gidilmemiş ise sofranın başında ezanı dua ile beklemeli. Öncelikle 8-10 adet hurma ve bir dilim karpuz yenilmeli. Bir bardak su içilip namaz arası verilmeli.

Namazı sonrasında ikinci bölüme geçilmeli ve yemek 25-30 dakika süresince aheste aheste yenilmeli. Ev yapımı ılık bir çorba ile başlayıp sulu yemek, pilav, hoşaf, yoğurt ve/veya ayranla devam etmek gerekir. Üstüne en fazla bir bardak su içip teravihe hazırlanılmalı. Şart değilse su içilmemeli ama yemekten önceki miktar artırılabilir.

Teravihe gidilmeyecekse çay, yemekten en az bir saat sonra içilmelidir. Gidilecekse çayın teravih sonrasına bırakılması iyi olur. Teravih sonrasında şekersiz çay ve bol miktarda su içilebilir. Aralarında bir saatten az bir zaman dilimi olmamak şartıyla meyve tüketilebilir. Özellikle yaz için karpuz gibi bol sulu meyvelerin tüketimi oldukça yararlı olacaktır.

Bu makale İlim ve İrfan Dergisi için kaleme alınmıştır

 

Daha fazlası bu eserde

 

29.06.2014 Bu yazi 2732 defa okundu
Sonraki:
1  -  2  -  3  -  4  -  5  -  6  -  7  -  8  -  9  -  10
Sağlık Bakanlığının televizyon ekranlarında konuşacak kimselerle ilgili 'Ekran Sertifikası' girişimini nasıl buluyorsunuz?




 
  • Etyen Mahçupyan: Modern tıp çok kibirli
    Gazeteci Etyen Mahçupyan tıp dünyasını pek çok hekimden daha iyi tanıyan isimlerden biri. Alternatif yaklaşımları yakından takip eden ve modern tıp yöntemlerini “beyaz mafya”, “Ortodoks tıp”, “modern dünyanın şamanları” gibi iddialı kavramlarla eleştiren Mahçupyan ile dosya konumuz kapsamında SD’nin yeni sayısı için konuştuk.
  • GDO zararsız diyen yalan söylüyor!
    Yeni yönetmelik ile artık yüzde 0,9'a kadar GDO içeren besinler serbest bırakılıyor. Bu besinlere kanunlarca yasaklanmasına rağmen, bebek mamaları da dahil...
  • Gıda politikaları milli güvenlik meselesidir
    “Tohum, su, toprak, aşı, ilaç dünyanın en etkin, en ölümcül, en siyasi ve en tehlikeli sessiz silahlarıdır” bu sözler, gıda ve tarım teması üzerinde Türkiye’nin en çok konuşulan isimlerden biri Gıda Hareketi Lideri Kemal Özer’e ait.
  • Şehirler arası su savaşı çıkacak!
    Prof. Mikdat Kadıoğlu, gelecekte yaşanaca meteorolojik felaketleri anlattı
  • Endüstriyel sütteki gizli tehlike!
    Onkolog Dr. Yavuz Dizdar'dan süt ve süt ürünlerin, kanser ve GDO hakkında çarpıcı tespitler...
  • Türkiye'de GDO yasak değil!
    Geçtiğimiz günlerde Gümrük Bakanı'nı yaptığı bir açıklama gözlerin yeniden GDO'ya çevrilmesine sebep oldu. Bakan Yazıcı, yaklaşık 2 yılda 43 bin ton GDO'lu ürüne el konduğunu açıkladı. Peki ama bu ürünler şimdi nerde?
Diğer mülakatlar:
1  -  2  -  3  -  4  -  5  -  6
Copyright © 2009 Sağlık ve Gıda Güvenliği Hareketi
Sitemizdeki bilgilerin her hakkı yazarı ve kaynağına aittir. Kaynak gösterilerek kullanılabilir
Yazılım ve Görsel Tasarım: İnforce Bilişim Teknolojileri