Son Dakika
Cuma, 18 Ağustos 2017 | Anasayfam yap | Favorilerime ekle    
Şeker özlemi bastırılabilir mi? Prof Osman Müftüoğlu
bedenlerimiz binlerce yıldır makul miktarlarına alıştığı şekerin hücumuna uğrayınca şaşırıp kaldı. Bu şaşkınlık yalnız metabolizmamıza değil, davranışlarımıza bile yansıdı.

Büyük küçük, genç yaşlı fark etmiyor, hepimiz fazla miktarda şeker tüketiyor, şekerli şeyler yiyip içiyoruz.

Bu durumun suçlusu yalnız biz değiliz, yiyecek içecek üreticilerinin de payı var: Onlar da şekeri (veya fruktoz şurubunu) eskisinden daha çok kullanmaya başladılar.

Neticede bedenlerimiz binlerce yıldır makul miktarlarına alıştığı şekerin hücumuna uğrayınca şaşırıp kaldı. Bu şaşkınlık yalnız metabolizmamıza değil, davranışlarımıza bile yansıdı. Bedenlerimiz binlerce yıldır makul miktarlarına alıştığı şekerin hücumuna uğrayınca şaşırıp kaldı. Bu şaşkınlık yalnız metabolizmamıza değil, davranışlarımıza bile yansıdı.

Şeker deyince hepimizin aklına çaya, kahveye attığımız şeker ya da yemek üstüne yediğimiz tatlılar geliyor. Oysa sorun oldukça farklı.
Yüzlerce yiyeceğin, içeceğin orasına burasına bir şekilde şeker de sokuşturulmuş durumda! Biz onları farkına varmadan ama sürekli ve düzenli bir şekilde tüketip duruyoruz. Yüzlerce yiyeceğin, içeceğin orasına burasına bir şekilde şeker de sokuşturulmuş durumda! Biz onları farkına varmadan ama sürekli ve düzenli bir şekilde tüketip duruyoruz.

Örnek vermek gerekirse; bir kutu meşrubatta (veya bir şişe gazozda) neredeyse 8-10 adet kesme şekere eşdeğer şeker var! Marketten aldığımız et suyunun, hazır çorbaların, dondurulmuş bazı gıdaların içinde şeker olabiliyor.

“Sağlık olsun diye” yediğimiz meyveli yoğurtlar bile şeker bakımından masum değil, tat versin diye onlara da şeker ekleniyor. Kahvaltı gevrekleri ve daha pek çok yiyecek içecek şeker ihtiva edebiliyor.

NEDEN ÖNEMLİ?

Son zamanlarda en tehlikeli sağlık sorunları haline geldikleri tekrar tekrar yazılıp çizilen, haklarında uyarıcı toplumsal kampanyalar düzenlenen “insülin direnci, metabolik sendrom, kilo fazlalığı, obezite, şeker hastalığı” gibi sorunların da arkasında öncelikle işte bu aşırı şeker tüketimi sorunumuz var. Yani temel suçlu önce o!

İnsanlığın geleceğini tehdit eden en büyük belalardan biri haline gelen çocuk obezitesi probleminin temel nedenlerinden biri de aynı: Şeker tüketiminin artması! Yaşlı insanları korkutan Alzheimer hastalığının da fazla şeker tüketimi ile yakından ilişkili olduğu biliniyor.
Mesela Amerika'da yapılan yeni bir çalışma (Alabama Üniversitesi), kötü beslenme alışkanlıkları içinde Alzheimer'ı en çok tetikleyen şeyin aşırı şeker tüketimi olduğunu gösterdi.

Şeker tüketiminin fazlalaşması, diş sağlığı için de önemli bir tehdit. Özellikle çocukluk yaşlarından başlayarak aşırı şeker tüketmek diş sağlığını önemli ölçüde bozuyor.

Fazla şeker tüketiminin kanser ile de ilişkisi olabileceği biliniyor. Mesela dört yıl önce İsveç'te yapılan bir çalışma, fazla şeker tüketiminin pankreas kanserine yakalanma ihtimalini artırdığını net bir şekilde ortaya koydu.

Ne yapmalı?

Aşırı miktarda şeker tüketme yanlışından en kısa zamanda, hatta hemen bugün dönmemiz lazım.

Son 50 yılda insanlık âlemi yeni bir hayat döngüsüne girdi. Bu döngüde daha fazla kalori tüketmek, ayaküstü atıştırmalarla yetinmek, yemeği bir zaman kaybı gibi düşünmek ve hazır besinlere daha çok güvenmek gibi yüzlerce yanlış var.

Bunların bir kısmını hemen düzeltmek mümkün değil. Ama en azından şeker tüketimi konusunda (tuz tüketiminde olduğu gibi) dikkatli davranmalıyız.

Mesela yiyecek içeceklerimizi şeker eklenmemiş olanlardan tercih etmeli, şeker ihtiyacımızı doğal yollardan özellikle de meyvelerden karşılamaya çalışmalıyız.

Besinlere mümkünse şeker eklememeli ya da en azı ile yetinmeliyiz. Paketlenmiş gıdaları satın alırken içinde aşırı şeker yükü bulunup bulunmadığını kontrol etmeliyiz.

“Sağlıklı şeker” aldatmacalarına kanmamalı, vücut açısından beyazı, kahverengisi, fruktoz şurubu gibi farkların söz konusu olmadığını unutmamalıyız. Yapay tatlandırıcılardan uzak durmalıyız.

Meyve tüketirken bile fazla miktarda fruktoz yüklü olanlar (incir, üzüm, karpuz) yerine diğerlerini (elma, portakal, mandalina) tüketmeli, meyve suyu konsantrelerini yüzde 100 saf da olsalar makul miktarlarda içmeliyiz.

Ölçüsüz ve dikkatsiz şeker tüketiminin bizi de çocuklarımızı da hasta edeceğini lütfen unutmayalım.

07.02.2011 Bu yazi 4438 defa okundu
Sağlık Bakanlığının televizyon ekranlarında konuşacak kimselerle ilgili 'Ekran Sertifikası' girişimini nasıl buluyorsunuz?




 
  • Etyen Mahçupyan: Modern tıp çok kibirli
    Gazeteci Etyen Mahçupyan tıp dünyasını pek çok hekimden daha iyi tanıyan isimlerden biri. Alternatif yaklaşımları yakından takip eden ve modern tıp yöntemlerini “beyaz mafya”, “Ortodoks tıp”, “modern dünyanın şamanları” gibi iddialı kavramlarla eleştiren Mahçupyan ile dosya konumuz kapsamında SD’nin yeni sayısı için konuştuk.
  • GDO zararsız diyen yalan söylüyor!
    Yeni yönetmelik ile artık yüzde 0,9'a kadar GDO içeren besinler serbest bırakılıyor. Bu besinlere kanunlarca yasaklanmasına rağmen, bebek mamaları da dahil...
  • Gıda politikaları milli güvenlik meselesidir
    “Tohum, su, toprak, aşı, ilaç dünyanın en etkin, en ölümcül, en siyasi ve en tehlikeli sessiz silahlarıdır” bu sözler, gıda ve tarım teması üzerinde Türkiye’nin en çok konuşulan isimlerden biri Gıda Hareketi Lideri Kemal Özer’e ait.
  • Şehirler arası su savaşı çıkacak!
    Prof. Mikdat Kadıoğlu, gelecekte yaşanaca meteorolojik felaketleri anlattı
  • Endüstriyel sütteki gizli tehlike!
    Onkolog Dr. Yavuz Dizdar'dan süt ve süt ürünlerin, kanser ve GDO hakkında çarpıcı tespitler...
  • Türkiye'de GDO yasak değil!
    Geçtiğimiz günlerde Gümrük Bakanı'nı yaptığı bir açıklama gözlerin yeniden GDO'ya çevrilmesine sebep oldu. Bakan Yazıcı, yaklaşık 2 yılda 43 bin ton GDO'lu ürüne el konduğunu açıkladı. Peki ama bu ürünler şimdi nerde?
Diğer mülakatlar:
1  -  2  -  3  -  4  -  5  -  6
Copyright © 2009 Sağlık ve Gıda Güvenliği Hareketi
Sitemizdeki bilgilerin her hakkı yazarı ve kaynağına aittir. Kaynak gösterilerek kullanılabilir
Yazılım ve Görsel Tasarım: İnforce Bilişim Teknolojileri