Son Dakika
Salı, 31 Mart 2020 | Anasayfam yap | Favorilerime ekle    
Şeker faciası Prof Dr Sefa Saygılı
Geçen hafta üniversitedeki beslenme ve diyet bölümü öğrencilerime beyaz şekerin zararlarından bahsettim. Beyaz şeker alındığında hemen kana karışıyor, kan şekerini hızla yükseltiyordu. Bu yükselen şekeri düşürmek için pankreas bezimiz harekete geçiyor, insülin salgılayarak yüksek kan şekeri düzeyini aşağı çekiyordu.

Bu kez fazlaca düşen şeker miktarı açlık hissi doğuruyor, yeniden yemek ve şeker almak ihtiyacı doğuyordu. Yani  kısır bir döngü sürüp gidiyor, böylelikle fazla gıda alımı oluyordu. Şişmanlık bu şekilde ortaya çıkıyordu. Ayrıca zamanla yorulan pankreas bezi yeterli çalışamaz hale geliyor, diabetes mellitus denilen şeker hastalığına zemin hazırlanıyordu. 

Beyaz şeker tüketimi arttıkça pek çok zarar kişiyi ve toplumu bekliyor demekti. Şişmanlık, şeker hastalığı, karaciğer bozuklukları, safra kesesi hastalıkları, diş çürümeleri ve çeşitli kanser türleri bunlardan bazılarıydı. Çok fazla şeker tüketimi, kişinin vücut ağırlığı normal olsa bile, pek çok sağlık problemlerine yol açıyordu. Bu problemler arasında hipertansiyon (yüksek kan basıncı), şeker hastalığı, trigliserit adlı kan yağında artma, obezite ve bazı karaciğer hastalıkları sayılabilirdi. Bütün bu problemlere rağmen şeker alımını azaltmak kişi için çok zor olabilirdi. Çünkü şeker bağımlılık yapan bir madde idi. Beyinde sonraki şeker tüketimini teşvik eden tesir görülmekteydi.

Şeker ayrıca yaşlanmayı hızlandırmakta, kardiyovasküler rahatsızlıkları tetiklemekte, Alzheimer riskini yükseltmekte, ciltte kırışıklıklar oluşturmakta, kemiklerin güçsüz düşmesine sebep olmakta, kanser ihtimalini çoğaltmakta, karaciğer ve pankreası harap etmekte, mide rahatsızlıklarına sebebiyet vermektedir.

Tabi burada bahsettiğimiz şeker, sebze ve meyvelerle doğal olarak alınan şeker değil, yiyeceklere ilâve edilen şekerdir veya sofra şekeridir.

Öğrencilerime bunları anlattıktan sonra oturduğum semtteki kaliteli bir pastanenin vitrinine “baklava, pasta, tatlı ve diğer ürünlerimizde beyaz şeker kullanılmaktadır”   şeklinde levha asıldığını belirtip sordum:

Beyaz şeker bir sağlık faciası, bünyemiz için zehir etkili madde olmasına rağmen niçin iftiharla bu levhayı asmışlar dersiniz?

Öğrenciler çeşitli tahminlerde bulundular ama gerçeği ifade eden çıkmadı. Kendilerine “Çünkü” dedim ve ekledim:

Şimdilerde tatlı ve pastalarda kullanılmaya başlanan şuruplar beyaz şekere oranla sağlığımız üzerindeki zararları çok daha fazla. Bu yüzden böyle yazmışlar.

Gerçekten gıda etiketlerinde şu isimleri gördüğümüzde o yiyecekte ilâve şeker bulunduğunu anlayabiliriz: Mısır şurubu, yüksek fruktozlu mısır şurubu,  meyve suyu konsantresi, maltoz, dekstroz, sukroz, glikoz şurubu. İşlenmiş şeker elbette zehirdir. fruktoz ise ondan 7 kat daha tehlikelidir. 

Çok daha ucuza mal edilen bu kimyasal maddeler sağlımızı tahrip eden facialardır. Paket şeklinde  veya ambalajlı gıda aldığımızda içeriğine lütfen bakalım ve zararlı kimyasallar varsa uzak duralım.

Özellikle bisküvi, goflet ve şekerlemelerde, konserve ve pastalarda bu şurupların yaygın kullanıldığını bilelim.

 

 

08.04.2013 Bu yazi 6598 defa okundu
Sağlık Bakanlığının televizyon ekranlarında konuşacak kimselerle ilgili 'Ekran Sertifikası' girişimini nasıl buluyorsunuz?




 
  • Bir kıyamet silahı: GDO
    Sağlık ve Gıda Güvenliği Hareketi Başkanı ve aynı zamanda Yeni Söz Genel Yayın Yönetmeni Kemal Özer ile son yılların en tartışmalı konularından biri olan GDO’yu konuştuk. Kemal Özer ile sohbet tadında gerçekleştirdiğimiz Röportajımızda GDO’nun insanlığa ne tür zararlar verdiğini, aşıların neslimiz açısından nasıl büyük tehlikeler saçtığını, modern hayatın getirdiği hastalıklara, Modern Tıp olarak bilinen Rockefeller Tıbbı’nın neler getirdiğine, tohum konusunun önemine, Dünya nüfusunu azaltma planı uygulayan “Şeytani Akıl”ın ne tür tuzaklar kurduğunu ve Türkiye’de Gıda ve Tarım alanının ne durumda olduğunu ele aldık.
  • Etyen Mahçupyan: Modern tıp çok kibirli
    Gazeteci Etyen Mahçupyan tıp dünyasını pek çok hekimden daha iyi tanıyan isimlerden biri. Alternatif yaklaşımları yakından takip eden ve modern tıp yöntemlerini “beyaz mafya”, “Ortodoks tıp”, “modern dünyanın şamanları” gibi iddialı kavramlarla eleştiren Mahçupyan ile dosya konumuz kapsamında SD’nin yeni sayısı için konuştuk.
  • GDO zararsız diyen yalan söylüyor!
    Yeni yönetmelik ile artık yüzde 0,9'a kadar GDO içeren besinler serbest bırakılıyor. Bu besinlere kanunlarca yasaklanmasına rağmen, bebek mamaları da dahil...
  • Gıda politikaları milli güvenlik meselesidir
    “Tohum, su, toprak, aşı, ilaç dünyanın en etkin, en ölümcül, en siyasi ve en tehlikeli sessiz silahlarıdır” bu sözler, gıda ve tarım teması üzerinde Türkiye’nin en çok konuşulan isimlerden biri Gıda Hareketi Lideri Kemal Özer’e ait.
  • Şehirler arası su savaşı çıkacak!
    Prof. Mikdat Kadıoğlu, gelecekte yaşanaca meteorolojik felaketleri anlattı
  • Endüstriyel sütteki gizli tehlike!
    Onkolog Dr. Yavuz Dizdar'dan süt ve süt ürünlerin, kanser ve GDO hakkında çarpıcı tespitler...
Diğer mülakatlar:
1  -  2  -  3  -  4  -  5  -  6
Copyright © 2009 Sağlık ve Gıda Güvenliği Hareketi
Sitemizdeki bilgilerin her hakkı yazarı ve kaynağına aittir. Kaynak gösterilerek kullanılabilir
Yazılım ve Görsel Tasarım: İnforce Bilişim Teknolojileri