Son Dakika
Cuma, 28 Nisan 2017 | Anasayfam yap | Favorilerime ekle    
Şeker faciası Prof Dr Sefa Saygılı
Marketten satın aldığımız bütün yiyecek ve içeceklerin muhtevasını kontrol etmeliyiz. Şeker ve türevleri bulunduran gıdalardan uzak durmalıyız. Özellikle çocuklarımıza bu gıdaları yedirmemeli ve içirmemeliyiz.

Üniversitedeki Beslenme ve Diyet Bölümü öğrencilerime,

“Beyaz şeker vücudumuz için çok zararlı bir yiyecektir. Öyle ki beyaz şeker ve beyaz ekmek halk sağlığının en büyük iki düşmanı durumundadırlar. Bir toplumda şeker tüketimi arttıkça, kişinin vücut ağırlığı normal olsa bile, birçok sağlık problemine yol açar. Bu problemler arasında hipertansiyon (yüksek kan basıncı), şişmanlık, şeker hastalığı, trigliserit adlı kan yağında artma ve bazı karaciğer hastalıkları sayılabilir. Bütün bu problemlere rağmen şeker alımını azaltmak kişi için çok zor olabilir. Çünkü şeker bağımlılık yapan bir maddedir; beyinde tekrar şeker tüketimini teşvik edici tesir gösterir" diye anlattım. Sonra ekledim:

“Tabi burada kast ettiğim şeker, sebze ve meyvelerle tabii olarak alınan şeker değil, yiyeceklere ilâve edilen şekerdir veya bir başka deyişle sofra şekeridir. “

Amerikan Kalp Derneği’ne göre erkekler günde dokuz, kadınlar altı çay kaşığından fazla İlâve şeker tüketmemelidirler. ABD’de günlük ortalama ilâve şeker tüketimi ise, 22 çay kaşığı civarındadır. 330 mililitrelik bir meşrubatta yaklaşık sekiz çay kaşığı şeker bulunduğu hatırda tutulunca, şeker kullanımını azaltmak için atılması gereken ilk adımın şekerli sıvıları ve tatlıları azaltmak olduğu anlaşılabilir. Şekerli sıvıların ve yiyeceklerin satışı için sigarada olduğu gibi yaş sınırı getirilmesini teklif eden araştırmacılar son zamanlarda seslerini daha da yükseltmiş durumdadırlar.

Bunları anlattıktan sonra öğrencilerime şu soruyu yönelttim:

“Oturduğum semtin ana caddesindeki saygın ve tanınmış pastanede vitrine ürünlerinde beyaz şeker kullanıldığına dair afiş asılmıştı. Beyaz şekerin bu kadar zararı çok olmasına, adeta bir halk düşmanı olarak değerlendirilmesine rağmen niçin böyle bir uyarı vardı?”

Maalesef öğrencilerden doğru cevaplayan olmadı. Kendilerine; “Çünkü beyaz şekerden daha zararlı olan şeker türleri günümüzde her türlü içecekte, tatlıda hatta her türlü tuzlu yiyecekte kullanılmaktadır. Bu şekerler mısır şurubu, yüksek fruktozlu mısır şurubu, meyve suyu konsantresi, maltos, dekstroz, sukroz, akça ağaç grubu, fruktoz şurubu, glikoz şurubu gibi adlarla anılmaktadır. Bu şuruplar beyaz şekerden çok daha zararlıdır.”

Marketten satın aldığımız bütün yiyecek ve içeceklerin muhtevasını kontrol etmeliyiz. Şeker ve türevleri bulunduran gıdalardan uzak durmalıyız. Özellikle çocuklarımıza bu gıdaları yedirmemeli ve içirmemeliyiz.

Kaynak: WebMD Health News 01.02.2012’den Sızıntı Mart 2012 sayısı.

19.03.2012 Bu yazi 2866 defa okundu
Sağlık Bakanlığının televizyon ekranlarında konuşacak kimselerle ilgili 'Ekran Sertifikası' girişimini nasıl buluyorsunuz?




 
  • Etyen Mahçupyan: Modern tıp çok kibirli
    Gazeteci Etyen Mahçupyan tıp dünyasını pek çok hekimden daha iyi tanıyan isimlerden biri. Alternatif yaklaşımları yakından takip eden ve modern tıp yöntemlerini “beyaz mafya”, “Ortodoks tıp”, “modern dünyanın şamanları” gibi iddialı kavramlarla eleştiren Mahçupyan ile dosya konumuz kapsamında SD’nin yeni sayısı için konuştuk.
  • GDO zararsız diyen yalan söylüyor!
    Yeni yönetmelik ile artık yüzde 0,9'a kadar GDO içeren besinler serbest bırakılıyor. Bu besinlere kanunlarca yasaklanmasına rağmen, bebek mamaları da dahil...
  • Gıda politikaları milli güvenlik meselesidir
    “Tohum, su, toprak, aşı, ilaç dünyanın en etkin, en ölümcül, en siyasi ve en tehlikeli sessiz silahlarıdır” bu sözler, gıda ve tarım teması üzerinde Türkiye’nin en çok konuşulan isimlerden biri Gıda Hareketi Lideri Kemal Özer’e ait.
  • Şehirler arası su savaşı çıkacak!
    Prof. Mikdat Kadıoğlu, gelecekte yaşanaca meteorolojik felaketleri anlattı
  • Endüstriyel sütteki gizli tehlike!
    Onkolog Dr. Yavuz Dizdar'dan süt ve süt ürünlerin, kanser ve GDO hakkında çarpıcı tespitler...
  • Türkiye'de GDO yasak değil!
    Geçtiğimiz günlerde Gümrük Bakanı'nı yaptığı bir açıklama gözlerin yeniden GDO'ya çevrilmesine sebep oldu. Bakan Yazıcı, yaklaşık 2 yılda 43 bin ton GDO'lu ürüne el konduğunu açıkladı. Peki ama bu ürünler şimdi nerde?
Diğer mülakatlar:
1  -  2  -  3  -  4  -  5  -  6
Copyright © 2009 Sağlık ve Gıda Güvenliği Hareketi
Sitemizdeki bilgilerin her hakkı yazarı ve kaynağına aittir. Kaynak gösterilerek kullanılabilir
Yazılım ve Görsel Tasarım: İnforce Bilişim Teknolojileri