Son Dakika
Çarşamba, 15 Temmuz 2020 | Anasayfam yap | Favorilerime ekle    
Sağlıkta devrim Doç Dr Kemal Yeşilçimen
Hatırlamaya çalışın lütfen : Çok değil 10 yıl öncesine kadar toplama kamplarına benzeyen hastanelerde sürünürdük. 'Sağlam gittik, hasta çıktık' lafı o zamana aittir.


Birbiri üstüne yığılan hastalardan nefes alınamayan poliklinikler gaz odası gibiydi.

Doktora 'trafik polisi gibi herkesi sevkediyor' denirdi.  

Gece 3'te randevü alan hasta basit bir muayene için akşama kadar beklerdi. Unutmayın. 

Faturayı ödemeyen hastaların ölüsü dirisi rehindi.

Hastaneler şimdi herkesin yararlandığı çok güzel bir sisteme kavuştu.

Yapılan hizmetleri inkar eden nankör olur.

Nüfus cüzdanını gösteren kral muamelesi görüyor.

Hastaya ayrılan muayene zamanı bile en az 3 kat arttı.

Alt yapı inanılmaz düzeldi. Hastalar kısa bir süre beklerken bile TV seyrediyor, isterse çayını kahvesini bile içebiliyor.

Bahsettiğimiz özel hastane değil, devlet hastanesi.

Bu hizmetten herkes yararlanıyor ve eskiye göre memnun.

Sağlık turizmi dev adımlarla ilerliyor. Artık teşhis tedavi merkezi oluyoruz.

İman insafın yarısıdır. Eleştirirken biraz insaflı olalım ve maziyle mukayese edelim.

Mahalle aralarına kadar klinikler açıldı, dev hastaneler fabrika gibi çalışıyor.

Herkes önüne gelen hastaya MR, BT… çektiriyor.

Da Vinci robotlarıyla ameliyatlar yapılıyor.

SGK açıklamasına göre, hastalık harcaması 9 yılda 8 kat arttı.

2013 hasta muayene sayısı 700 milyon.

Başka rakam vermeye gerek var mi?

Herkes ilaca ve doktora kolayca ulaşabiliyor.

Devletimiz sağlık konusunda hiçbir fedakarlıktan kaçınmıyor. 

Peki sonuç ne? Daha mı sağlıklıyız? Tabii ki değiliz.

Bunun sebebi : Dünyadaki sağlık anlayışının hastalık odaklı olması. 

Bizim vurgulamaya çalıştığımız, hastaların teşhis ve tedavinde milyarlar harcanırken, hastalık üreten bataklığın önlenmesi için de irade gösterilmesi. 

Hastalık odaklı olan sağlık anlayışı ülkemizde artık değişiyor. Bundan sonra sağlık odaklı olacak. 

Artık hedef ; Hastalıkları önleme ve sağlığı koruma yani her yönden sağlıklı toplum.

İşte en büyük devrim bu : Sağlıklı toplum.

Sağlık Bakanlığı, kurduğu Milli Sağlık Enstitüsü ile bu sistemi sağlık odaklı yapmayı amaçlıyor.

Ekmekten suya yapılan düzenlemelerin amacı bu. Fırıncıların ifadesiyle ekmeğimiz eskisine göre daha sağlıklı.

İçindeki tuz oranı azaltıldı. 17 çeşit katkı maddesi yasaklandı.

Su dolum tesisleri sürekli kontrol ediliyor. 

Tarihimizde ilk defa okul kantinlerinde sağlığa zararlı kola, meşrubat, janjanlı zehirler ve fastfood satışı yasaklandı.

Sağlıklı nesiller için sağlıklı beslenme ve sağlık bilinci şarttır. Okullarda süt ve benzeri gıdaların dağıtımı bunun için yapılıyor. 

Ülkemizdeki obesite ve diyabet salgınını önlemek için Sağlık Bakanlığı, kamu spotları ve kampanyaları sürekli hale getirdi.

Sağlıklı toplum için fiziksel aktivitenin artırılmasına yönelik kampanyalarda bizzat Sayın Bakanımız öncülük yapıyor.

Sigarayla mücadelede bazı eksikler olsa da dünyada örnek ülke seçildik.

Sağlık Bakanlığının katkı ve yönlendirmesiyle medyada sürekli sağlıklı toplum konusu işleniyor.

Milli Aşı ve Milli İlaç Merkezinin kurulması bir devrimdir. Artık kendi aşımızı kendimiz üreteceğiz.

Sistem baştan aşağı değişecek. Sağlığın korunması, hastalıkların önlenmesi, hastalıktan sağlıklı topluma geçiştir. Bu bir devrimdir.

Tabii bu devrimi hastalıktan beslenen hastalık lobisini ürkütmeden yapmak mümkün değil.

Son zamanlarda halk sağlığı için mücadele eden hekimleri susturmak için yapılan kampanyalar sebepsiz değil.

Milli irade, sağlıklı toplum olmaya karar verdikten sonra bunun önünde kimse duramaz.

Sayın Cumhurbaşkanımızın sık sık dile getirdiği, Kanuni'nin şiirinde ifade ettiği gibi :

Halk içinde muteber bir nesne yok devlet gibi, Olmaya devlet, cihanda bir nefes sıhhat gibi.

İnancımız, iyiliği yani sağlığı emreder, kötülüğü yani hastalık yapan anlayışı yasaklar.

Kültürümüzün temeli : İyilik ve sağlıktır. 

Sağlık : Bedensel, ruhsal, sosyal ve zihinsel iyiliktir. 

02.06.2015 Bu yazi 1719 defa okundu
Korona virüsü hakkında ne düşünüyosunuz?

 
  • Bir kıyamet silahı: GDO
    Sağlık ve Gıda Güvenliği Hareketi Başkanı ve aynı zamanda Yeni Söz Genel Yayın Yönetmeni Kemal Özer ile son yılların en tartışmalı konularından biri olan GDO’yu konuştuk. Kemal Özer ile sohbet tadında gerçekleştirdiğimiz Röportajımızda GDO’nun insanlığa ne tür zararlar verdiğini, aşıların neslimiz açısından nasıl büyük tehlikeler saçtığını, modern hayatın getirdiği hastalıklara, Modern Tıp olarak bilinen Rockefeller Tıbbı’nın neler getirdiğine, tohum konusunun önemine, Dünya nüfusunu azaltma planı uygulayan “Şeytani Akıl”ın ne tür tuzaklar kurduğunu ve Türkiye’de Gıda ve Tarım alanının ne durumda olduğunu ele aldık.
  • Etyen Mahçupyan: Modern tıp çok kibirli
    Gazeteci Etyen Mahçupyan tıp dünyasını pek çok hekimden daha iyi tanıyan isimlerden biri. Alternatif yaklaşımları yakından takip eden ve modern tıp yöntemlerini “beyaz mafya”, “Ortodoks tıp”, “modern dünyanın şamanları” gibi iddialı kavramlarla eleştiren Mahçupyan ile dosya konumuz kapsamında SD’nin yeni sayısı için konuştuk.
  • GDO zararsız diyen yalan söylüyor!
    Yeni yönetmelik ile artık yüzde 0,9'a kadar GDO içeren besinler serbest bırakılıyor. Bu besinlere kanunlarca yasaklanmasına rağmen, bebek mamaları da dahil...
  • Gıda politikaları milli güvenlik meselesidir
    “Tohum, su, toprak, aşı, ilaç dünyanın en etkin, en ölümcül, en siyasi ve en tehlikeli sessiz silahlarıdır” bu sözler, gıda ve tarım teması üzerinde Türkiye’nin en çok konuşulan isimlerden biri Gıda Hareketi Lideri Kemal Özer’e ait.
  • Şehirler arası su savaşı çıkacak!
    Prof. Mikdat Kadıoğlu, gelecekte yaşanaca meteorolojik felaketleri anlattı
  • Endüstriyel sütteki gizli tehlike!
    Onkolog Dr. Yavuz Dizdar'dan süt ve süt ürünlerin, kanser ve GDO hakkında çarpıcı tespitler...
Diğer mülakatlar:
1  -  2  -  3  -  4  -  5  -  6
Copyright © 2009 Sağlık ve Gıda Güvenliği Hareketi
Sitemizdeki bilgilerin her hakkı yazarı ve kaynağına aittir. Kaynak gösterilerek kullanılabilir
Yazılım ve Görsel Tasarım: İnforce Bilişim Teknolojileri