Son Dakika
Çarşamba, 29 Mart 2017 | Anasayfam yap | Favorilerime ekle    
Sağlığımızın iki düşmanı: Beyaz ekmek ve beyaz şeker Prof Dr Sefa Saygılı
Şeker pancarından rafine edilerek elde edilen şeker, kristalleşir ve filtre edilir. Şeker pancarları pek çok vitamin, mineral tuzlar, enzimler ve hormonlar içeren doğal bitkisel ürünken rafineri (beyaz) şeker, midemize herhangi başka bir vitamin, mineral tuz veya biyolojik olarak etkin başka bir madde ihtiva etmeksizin, kimyasal olarak saf bir madde halinde, sakaroz denilen şeker türü olarak girer.

Saf sakaroz sindirilemez, başka maddelerle karıştırılması gerekir. Şeker pancarı ihtiyaç olan bütün maddeleri bünyesinde barındırır; oysa rafine edilmiş şeker bundan yoksundur. Bedenimiz rafine edilmiş şekeri sindirebilmek ve özümseyebilmek için kendi öz kaynakları olan kalsiyum, demir ve diğer elementleri kullanmaya zorlanır. Bu da diş çürümelerine, obeziteye, şeker hastalığına, kansızlığa vs. yol açar.

Yüksek şeker tüketimi nedeniyle gelişmiş ülkelerdeki şeker hastalığı, kansızlık, obezite ve kan kanseri vakaları son yıllarda hızla artmıştır.

Önceki iki yazımızda şekerin gıdalarımızı istila ettiğinden bahs etmiş, neredeyse her yiyeceğe katıldığını anlatmıştık.

Kepeğinden ayrılmış beyaz undan imal edilen ekmek de aynen şeker gibi bedenimize ve ruhumuza zararlı etkilerde bulunur.

Gerçekten rafineri (işlenmiş) gıdalardan zengin bir diyet, doyma hissini azalttığı için fazla yemeye yani kilo almaya yol açar. Vücut bu besinleri hızla sindirir, kan şekeri seviyesi böylelikle yükselir, yükselen şeker seviyesini düşürmek için pankreas devreye girer, insülin salgılanır. Salgılanan insülin fazla şekerin yağa dönüşmesine veya kaslara, organlara zarar vermesine sebep olur. İnsülinin kan şekerini düşürmesiyle enerji seviyesi düşer ve tekrara açlık hissi ortaya çıkar. Bu kısır döngü devam ettikçe kişi kilo alır.

Sağlıklı Beslenme

Proteinler, yağlar, lifler, asitli gıdalar ve sebzeler gibi bileşik karbonhidratlar ise daha yavaş sindirildiğinden pankreas görevini daha uygun şekilde yapar, kan şekeri seviyesi sabit kalır ve açlık hissi kontrol edilir.

Ünlü İngiliz fizikçi ve beslenme uzmanı Robert McCarison, Hindistan’ın Conford bölgesinde bulunan Hunza’da yedi yıl boyunca yerli halkla çalıştı(*). Ahali arasında kalp, kanser, apandisit, ülser, şeker ve siroz hastalığına yakalanmış bir kişiye bile rastlamadığını gördü, bu insanlar uzun ve sağlıklı yaşamayı egzersiz yapmaya, alkol kullanmamaya ve tam undan yapılmış ekmek ile baklagiller, taze sebze ve meyve, süt ürünleri az miktarda etten meydana gelen diyetlerine borçlulardı.

Lifli gıdalar, sebzeler, baklagiller, kuruyemiş ve tam undan yapılmış yiyeceklerden oluşan bir diyetin başka yararları da vardır.

Beyaz ekmeğe şeker katılır mı?

İşte beyaz şeker de beyaz ekmek de rafineri gıdalardır ve bedenimize, psikolojimize zararlıdırlar.

Bu kez markette ekmeklerin içeriklerine baktım. Hamburger ekmeği beyaz undan imal edilmesinin yanı sıra içine şeker de katıldığı ambalajında yazılıydı. Böylelikle sağlığımıza atılan zehirli bomba haline gelmişti.

Daha sonra lavaj ekmeğinin muhtevasını inceledim, ona da şeker ilave edildiğini gördüm. Ne ilgisi varsa! Bu kez elime tam tahıllı ekmek ambalajını aldım. Bir de ne göreyim, maalesef “sağlıklı” diye satılan ürüne de şeker katılmıştı. Bu ekmeği zayıflamak için tüketen aksine kilo alır, her türlü hastalığa açık hale gelirdi. Tam bir facia!

Yazdıklarımı okuyan bir dostum telefonda şöyle konuştu: “Yazılarınla insanları uyarıyorsun. İyi de yapıyorsun. Ancak sana bir duyumumu söyleyeyim. Piyasada çok satılan bir su markası var ya, ona da şeker katıyorlar.”

Gerçekten şaşırdım, bu markayı telaffuz etmek istemiyorum. Ancak su firmaları ürettikleri suya şeker katmadıklarını açıklamak zorundadırlar. “şerbet gibi ne güzel su” derken su yerine şerbet mi içiyoruz acaba? Cevap bekliyoruz.

Gıda Hareketi Başkanımız Kemal Özer, “Şeytan Ye Diyor” adlı muhteşem kitabında “Şeker icad oldu sağlık bozuldu! Çünkü şeker, yasal uyuşturucudur” derken çok haklıdır.

17.09.2011 Bu yazi 6603 defa okundu
Sağlık Bakanlığının televizyon ekranlarında konuşacak kimselerle ilgili 'Ekran Sertifikası' girişimini nasıl buluyorsunuz?




 
  • Etyen Mahçupyan: Modern tıp çok kibirli
    Gazeteci Etyen Mahçupyan tıp dünyasını pek çok hekimden daha iyi tanıyan isimlerden biri. Alternatif yaklaşımları yakından takip eden ve modern tıp yöntemlerini “beyaz mafya”, “Ortodoks tıp”, “modern dünyanın şamanları” gibi iddialı kavramlarla eleştiren Mahçupyan ile dosya konumuz kapsamında SD’nin yeni sayısı için konuştuk.
  • GDO zararsız diyen yalan söylüyor!
    Yeni yönetmelik ile artık yüzde 0,9'a kadar GDO içeren besinler serbest bırakılıyor. Bu besinlere kanunlarca yasaklanmasına rağmen, bebek mamaları da dahil...
  • Gıda politikaları milli güvenlik meselesidir
    “Tohum, su, toprak, aşı, ilaç dünyanın en etkin, en ölümcül, en siyasi ve en tehlikeli sessiz silahlarıdır” bu sözler, gıda ve tarım teması üzerinde Türkiye’nin en çok konuşulan isimlerden biri Gıda Hareketi Lideri Kemal Özer’e ait.
  • Şehirler arası su savaşı çıkacak!
    Prof. Mikdat Kadıoğlu, gelecekte yaşanaca meteorolojik felaketleri anlattı
  • Endüstriyel sütteki gizli tehlike!
    Onkolog Dr. Yavuz Dizdar'dan süt ve süt ürünlerin, kanser ve GDO hakkında çarpıcı tespitler...
  • Türkiye'de GDO yasak değil!
    Geçtiğimiz günlerde Gümrük Bakanı'nı yaptığı bir açıklama gözlerin yeniden GDO'ya çevrilmesine sebep oldu. Bakan Yazıcı, yaklaşık 2 yılda 43 bin ton GDO'lu ürüne el konduğunu açıkladı. Peki ama bu ürünler şimdi nerde?
Diğer mülakatlar:
1  -  2  -  3  -  4  -  5  -  6
Copyright © 2009 Sağlık ve Gıda Güvenliği Hareketi
Sitemizdeki bilgilerin her hakkı yazarı ve kaynağına aittir. Kaynak gösterilerek kullanılabilir
Yazılım ve Görsel Tasarım: İnforce Bilişim Teknolojileri