Son Dakika
Çarşamba, 20 Eylül 2017 | Anasayfam yap | Favorilerime ekle    
Sadece bilinçsiz tüketim gafleti mi? Teodora Doni
Yeni Şafak yazarı Teodora Doni'nin tohum yazısı büyük ses getirdi.

"Tohum ve tohumculuk gibi çok önemli bir konuda eksik ve yanlış bilgiye dayalı haberlerin, kasıtlı çalışmaların ülke tarımına ve tohumculuk sektörüne büyük zararlar verdiğini, tohum etrafında zaman zaman tam bir kara propagandaya dönüşen bu söylemlerle tarım sektörünün büyük bir haksızlığa uğratıldığını" söylüyor Tarım ve Köyişleri Bakanı M. Mehdi Eker.

Bu açıklamayı okuduğumda ister istemez merak ettim "eksik, yanlış ve kasıtlı"(!) bilgi veren ve bu yönde çalışma yapan kimler. Acaba içlerinde Sağlık ve Gıda Güvenliği Hareketi Genel Başkanı ve Timeturk Genel Yayın Danışmanı Kemal Özer de var mı? Evet, tam da düşündüğüm gibi içlerinde Kemal Özer de var ki uzun zamandan beri Sayın Bakan'la bu konuda bir türlü tam olarak uzlaşamıyorlar.

Evet, tohumla ilgili yanlış (!) bilgiler kamuoyunda ciddi tartışmalara neden olmuş ve buna karşın Tarım Bakanlığı bu 'kara propaganda'yı bertaraf etmek için harekete geçmiş, yani vatandaşı doğru bilgilendirmek adına "Şehir Efsaneleri'nin Gölgesinde Tohumda Yanlış Bilinenler" adıyla bir broşür hazırlamıştı. Bu bilgilendirme için sanal ortamın da kullanılacağı ve broşürün Sayın Bakan'ın e-mail adresinden 10 milyon adrese ulaştırılacağı da ayrıca açıklanmıştı.

Aslında konu, birkaç ay önce YÖK Başkanı Yusuf Ziya Özcan'ın öğretim yılı başında konuya ilişkin yaptığı uyarılarla hepimizin gündeminde yer almıştı. YÖK Başkanı diyordu ki: "bu domates tohumunu alıyorsunuz, bu tohumun içine genetik bir mekanizma yerleştirebilirler. Biz bunu hiç bilmeden yeriz ve hiç bilmedik hastalıklara yakalanabiliriz. Bu şekilde bir milleti toptan yok edebilirsiniz. Öyle şeyler yerleştirirler ki; bir ulusu 20 yılda yok edebilirler".

Evet, Dış Ticaret Müsteşarlığı'nın resmi verilerine bakıldığında tohum ithalatının ne kadar çok artığını görüyoruz ki o çarpıcı rakamlar karşısında tehlikenin boyutunu düşünüp ürkmemek mümkün değil. 2009'da sadece 17 milyon 618 bin dolarlık tohum ihraç eden Türkiye, buna karşın 132 milyon 214 bin dolarlık tohum ithal etmiş. 2010'da da 161 milyon 308 bin 971 dolarlık tohum ihraç eden Türkiye, buna karşın 1 milyar 489 milyon 549 bin 847 dolarlık tohum ithal etmiş! Elbette konuya tepkiler YÖK Başkanı'nın açıklamalıyla sınırlı değil.

Genetiği değiştirilmiş organizmalar (GDO) ve tohumluk konusu birçok gazetede defalarca haber olarak yer aldı, bir iki gazete ayrıca tohum eki verdi, hatta Okan Bayülgen programında üç/dört hafta süreyle tohum, GDO ve gıda güvenliği sorununu gündeme getirdi.

Tarım ve Köyişleri Bakanlığı'nın, Tohum Sanayici ve Üreticileri Alt Birliği'nin halkı doğru bilgilendirmesi bu konudaki kuşkuları gidermesi için bütün imkânları kullanması elbette ki çok normal ve yapılmalı da ama birliğin bazı tehditkâr ifadelerini anlamak mümkün değil.

Hürriyet Gazetesi'ndeki bir haberde: "Tohum Sanayici ve Üreticileri Alt Birliği (TSÜAB), genetiği değiştirilmiş organizmalar (GDO) ve tohumluk konusunda bilimsel verilere aykırı konuşan ve sektöre zarar verenlere yönelik hukuki mücadele başlatıyor. TSÜAB Başkanı İlhami Özcan Aygün, 'Türk tohumculuk sanayii, övünülecek bir noktaya geldi, kimsenin yıpratmasına izin vermeyiz. Bizi mafya, silah tüccarı yerine koydular. Yeter artık, masaya yumruğumuzu daha sert vuracağız' diyor."

Bu tehditkâr ifadelerin, bırakın sorunu çözeceğini düşünmeyi kuşkuları daha da artıracağı çok açık. Genetiği değiştirilmiş organizmalar (GDO) ve tohumluk konusunda daha önce de yazdım ve sanırım daha da yazacağım. Sonuçta insan sağlığından ve milyonlarca insanın hayatından söz ediyoruz. Biri veya birileri tohum konusunda eğer gerçekten yanlış bilgi veriyorsa buna karşılık bakanlık ve birlik bu konuda doğru bilgi verirse ancak sonuç alınabilir.

Kaç kişi izledi bilemiyorum ama Sayın Başbakan çok kısa bir süre önce TBMM'de, bütçe hakkında yaptığı konuşmada Türkiye'nin birçok konuda dışarıya bağımlı olmaktan kurtulduğunu söylemişti ki bence ülkenin geleceği için çok güzel gelişmeler bunlar ama bu tohum konusu neden bu durumda anlamak mümkün değil. Haberlerde Türkiye'nin ithal ettiği tohumların yüzde 6'sının İsrail'den geldiği söyleniyor. Neden İsrail ve nasıl oluyor da öyle küçük bir ülke Türkiye'nin ithal ettiği tohumların yüzde altısını karşılayabiliyor. İnşallah Tarım Bakanlığı'ndan bizlere de o e-mailler gelir de bilgilenmiş oluruz.

Böylece "Milli " olarak bilinen bir gazetede yer alan "Tohumculuk, uçuşa geçti" ve "Tohumda tanıtım atağı" başlıklı haberlerin de nedenlerini ve arka planlarını öğrenmiş oluruz belki.

Ancak yine de sormadan edemiyorum, bu toprakların bereketini yitirmemesi için, yirmi yıl gibi kısa bir sürede hayatımızın yok edilmemesi için kime güvenmeli, kime inanmalı ve düşünmeden edemiyorum, gerçekten tohumculuk mu uçuşa geçti yoksa bizi bekleyen büyük bir tohum felaketi mi ve yanlış olan sadece toplumun bilinçsiz tüketim gafleti mi?

17.01.2011 Bu yazi 4736 defa okundu
Sağlık Bakanlığının televizyon ekranlarında konuşacak kimselerle ilgili 'Ekran Sertifikası' girişimini nasıl buluyorsunuz?




 
  • Etyen Mahçupyan: Modern tıp çok kibirli
    Gazeteci Etyen Mahçupyan tıp dünyasını pek çok hekimden daha iyi tanıyan isimlerden biri. Alternatif yaklaşımları yakından takip eden ve modern tıp yöntemlerini “beyaz mafya”, “Ortodoks tıp”, “modern dünyanın şamanları” gibi iddialı kavramlarla eleştiren Mahçupyan ile dosya konumuz kapsamında SD’nin yeni sayısı için konuştuk.
  • GDO zararsız diyen yalan söylüyor!
    Yeni yönetmelik ile artık yüzde 0,9'a kadar GDO içeren besinler serbest bırakılıyor. Bu besinlere kanunlarca yasaklanmasına rağmen, bebek mamaları da dahil...
  • Gıda politikaları milli güvenlik meselesidir
    “Tohum, su, toprak, aşı, ilaç dünyanın en etkin, en ölümcül, en siyasi ve en tehlikeli sessiz silahlarıdır” bu sözler, gıda ve tarım teması üzerinde Türkiye’nin en çok konuşulan isimlerden biri Gıda Hareketi Lideri Kemal Özer’e ait.
  • Şehirler arası su savaşı çıkacak!
    Prof. Mikdat Kadıoğlu, gelecekte yaşanaca meteorolojik felaketleri anlattı
  • Endüstriyel sütteki gizli tehlike!
    Onkolog Dr. Yavuz Dizdar'dan süt ve süt ürünlerin, kanser ve GDO hakkında çarpıcı tespitler...
  • Türkiye'de GDO yasak değil!
    Geçtiğimiz günlerde Gümrük Bakanı'nı yaptığı bir açıklama gözlerin yeniden GDO'ya çevrilmesine sebep oldu. Bakan Yazıcı, yaklaşık 2 yılda 43 bin ton GDO'lu ürüne el konduğunu açıkladı. Peki ama bu ürünler şimdi nerde?
Diğer mülakatlar:
1  -  2  -  3  -  4  -  5  -  6
Copyright © 2009 Sağlık ve Gıda Güvenliği Hareketi
Sitemizdeki bilgilerin her hakkı yazarı ve kaynağına aittir. Kaynak gösterilerek kullanılabilir
Yazılım ve Görsel Tasarım: İnforce Bilişim Teknolojileri