Son Dakika
Cumartesi, 17 Kasım 2018 | Anasayfam yap | Favorilerime ekle    
Saç boyaları böyle öldürüyor
Saç boyaları yüzünden komaya giren ve ölenlerin sayısında artış gözlendiği bildiriliyor. Dailymail'in haberine göre 17 yaşındaki İskoçyalı Tabatha McCourt, saçını boyadıktan 20 dakika sonra öldü.

İskoçya'nın Lanark bölgesinde yaşayan 17 yaşındaki Tabatha McCourt, saçını boyadıktan 20 dakika sonra öldü. Boyanın renginin tutmasını bekleyen genç kız, birden saçlarının açı içinde çekerek bağırmaya başladığı ve ardından bayıldı.

Hastaneye kaldırılan genç kızın kurtarılamadı. Hastaneden yapılan açıklamada, Tabatha McCourt'un ölümüne boyadaki 'hidrojen peroksit'in neden olduğu belirtildi. Gelişme üzerine Lanar'a polisinin soruçturma başlattığı öğrenildi.

SAÇ BOYASI KOMALIK YAPTI


Bir başka saç boyası sorununda İngiltere'de yaşayan 29 yaşındaki Mariade Kelly'de meydana geldiği, saçını siyaha boyamak isteyen kadının kafa derisinni yandığı ve komaya girdiği açıklandı. 

KAFA DERİSİNDEN YANIK ET KOKUSU


Kalp atışları artan ve nefes almakta zorlanan kadının kafa derisinde sarı irin ve yanık et kokusu gelmeye başlar. Hastanenin acil servisine kaldırılan kadının yoğun müdahaleler sonrasında kurtarıldığı belirtildi. Yaşanın alejik reaksiyon olduğunu belirten doktorlar, saç boyalarına dikkat edilmesi uyarısında bulundular.

Sık yaşanan saç boyası kurbanlarından biri de yine İngiltere’de yaşayan 15 yaşındaki kız oldu. Lise öğrencisi olduğu belirtilen genç kız, kullandığı saç boyasının alerji yapması üzerine tanınmayacak hale geldi.

Saç boyalarındaki kimyasalların neden olduğu sorunların artması üzerine İngiltere Sağlık Bakanlığı da saç boyaları hakkında inceleme başlattı.

Kınadaki büyük tehlike

Uzmanlar, geçici dövme ve hint kınasındaki yüksek orandaki 'Parafenilen'le ilgili kritik bir uyarıda bulundu...

Uzmanlardan, özellikle gençler ve çocuklar tarafından yaptırılan hint kınası ve geçici dövmelerin vücutta kılıcı hasarlar bırakabileceği uyarısı geldi.

Dermatoloji Uzmanı Dr. Banu Öztürk Başsoy, geçici dövmelerde ve hint kınalarında yüksek oranda bulunan ''parafenilen diamin'' isimli maddenin uygulandığı bölgede kızarıklık, yanma, kaşıntı, içi sıvı dolu kesecikler ve sulanma gibi belirtiler ortaya çıkabileceğini, bu nedenle bu tür maddelerle işlem yaptırmaktan kesinlikle kaçınılması gerektiğini bildirdi.

Dr. Banu Öztürk Başsoy, ciltte alerjik reaksiyona neden olan etkenler ve bunlara karşı alınacak önlemlerle ilgili bilgiler verdi.

Genetik yatkınlığı olan bireylerde, doğada yaygın bulunan maddelerin ''yabancı-alerjik'' olarak algılandığını anlatan Başsoy, hafıza hücreleri tarafından ''alerjik'' diye kaydedilen maddelerle her karşılaşma sonrası vücudun bunlara tepkiler verdiğini söyledi.

Teknolojik ilerleme ve sanayileşme arttıkça alerjik hastalıkların sıklığında da artma gözlendiğini ifade eden Başsoy, alerjinin bu nedenle ''yüzyılın hastalıklarından biri'' olduğunu bildirdi.

Alerjinin çok farklı şekillerde ortaya çıkabildiğine dikkati çeken Başsoy, cilde temas ettirilen zararlı maddelerin buna yol açan nedenler arasında bulunduğunu vurguladı.

Dövmelere dikkat

Geçici dövme ve hint kınalarında bulunan ''parafenilen diamin''in (PPDA) cilde zarar veren maddelerin başında geldiğine dikkati çeken Başsoy, siyah renk veren bu maddenin tüm saç ve fotoğraf boyalarında bulunabildiğini söyledi.

Bu maddeye maruz kalan meslek grubuna mensup kişilerde sık sık iritasyon görüldüğünü anlatan Başsoy, ayrıca toplumda da yüzde 1-2 oranında bu maddeye bağlı alerjik reaksiyonlar ortaya çıkabildiğini vurguladı.

Başsoy, şunları kaydetti:

''Estetik amaçlı yaptırılan dövmeler ve hint kınaları vücutta ömür boyu kalabilecek izler bırakabilir. Gençler ve çocuklar tarafından sık yaptırılan geçici dövmelerde ve hint kınalarında yüksek oranda parafenilen diamin bulunuyor. Geçici dövmelere ve hint kınalarına siyah renk elde etmek gelişigüzel bu maddenin eklendiği biliniyor, ancak bunun hangi oranda olduğu bilinmiyor. Parafenilen içeren karışımla geçici dövme yapılan yerde kızarıklık, yanma, kaşıntı, içi sıvı dolu kesecikler ve sulanma gibi irritasyon belirtileri ortaya çıkabilir. Ancak daha da önemlisi, bu maddenin yüksek oranda bulunduğu bu karışımların cilde toksik etkisi de oluyor. Sadece alerjik değil, aynı zamanda irritan ve toksik olabilen bu maddeyle dövme yaptırılmaması gerekir''

Kurdeşen

Halk arasında ''kurdeşen'' olarak bilinen ürtikerin de çok çeşitli sebeplerle ortaya çıktığını anlatan Başsoy, hastalığın kaşıntı, kabarma, kızarma ve en fazla 48 saat içinde kendiliğinden kaybolma ile karakterize olduğunu söyledi.

Bunun çok çeşitli mekanizmalarla ortaya çıkabildiğini ve toplumda çok sık görüldüğünü belirten Başsoy, hemen hemen herkesin ömründe bir veya birkaç defa farklı sebeplere bağlı olarak ürtiker atağı geçirebildiğini kaydetti.

Alerjik bünyeli kişilerde ''alerjik ürtiker'' görüldüğünü ifade eden Başsoy, ''Sıklıkla gıdalar ve ilaçlar, ayrıca toz, ağaç ot ve çiçek polenleri, ev tozu akarları alerjik ürtikerin sebeplerindendir. Bazen ciltle temas eden bir kimyasal madde de örneğin, dövme, boya, parfüm, lateks, kontakt ürtikere sebep olabilir'' diye konuştu.

Alerjik egzemaların da alerjik madde ile temas sonucu oluşan bir başka cilt hastalığı olduğunu bildiren Başsoy, ''Çocuk ve gençlerde geçici dövmede kullanılan boya maddesine bağlı olabileceği gibi, her yaş grubunda metallere, parfüm, lateks, deri, pudra, parafin, vaselin, formaldehit, yaygın olarak gündelik yaşamda kullandığımız kozmetiklerin içinde bulunan çok çeşitli maddelere bağlı olarak görülebilir. Alerjik bünyeli kişilerde bu tip egzamalar daha sık ortaya çıkar'' şeklinde konuştu.

Alerjiden korunmak

Alerjiden korunmanın, alerjenin saptanmasıyla mümkün olabildiğini, bunun saptanması amacıyla çok çeşitli alerji testleri yapıldığını vurgulayan Başsoy, bu testlerin farklı şekillerde yapılabildiğini bildirdi.

Deri prick testinin, deri içine alerjen maddelerin verilmesiyle o bölgede oluşan yanıtın değerlendirilmesi esasına dayalı olduğunu ve genellikle polen, akar, gıdalar ve diğer solunumsal alerjenlere bağlı olan alerjiyi saptamanın mümkün olduğunu anlatan Başsoy, deri yama testlerinin ise ciltle temas eden kimyasal maddelere karşı olan alerjinin saptanmasında kullanıldığını söyledi.

Son zamanlarda kanda spesifik IgE düzeyleri bakılarak yapılan, genellikle gıda ve solunumsal alerjenlerin saptanabildiği kan testlerinin de geliştirildiğini belirten Başsoy, York testinin de günlük yaşamda tüketilen, süt, maya, yumurta, et, buğday çavdar gibi besinlere karşı duyarlılık olup olmadığını gösterdiğini kaydetti.

Dermatoloji Uzmanı Dr. Banu Öztürk Başsoy, ''Alerjiden korunmak ancak alerjenin saptanmasıyla mümkün olmaktadır. Bu sebeple ileri alerji testlerinin yapılması ve bu testlerin uzman doktorlar tarafından değerlendirilmesi gereklidir'' uyarısını dile getirdi.

15.10.2011 12:09:00 Bu haber 31342 defa okundu
Saç boyaları böyle öldürüyor
Sağlık Bakanlığının televizyon ekranlarında konuşacak kimselerle ilgili 'Ekran Sertifikası' girişimini nasıl buluyorsunuz?




 
Copyright © 2009 Sağlık ve Gıda Güvenliği Hareketi
Sitemizdeki bilgilerin her hakkı yazarı ve kaynağına aittir. Kaynak gösterilerek kullanılabilir
Yazılım ve Görsel Tasarım: İnforce Bilişim Teknolojileri