Son Dakika
Pazar, 5 Temmuz 2020 | Anasayfam yap | Favorilerime ekle    
Ormanlar ve Ruh Sağlıımız Prof Dr Sefa Saygılı
Bütün yeryüzünde 4 milyar hektar (40.000.000 km2) civarında orman alanı mevcuttur. Bu da takriben kara alanlarının %33’üne tekabül etmektedir. Dünya ormanları başlıca iki bölgede yoğunlaşmıştır. Birincisi Alaska, Kanada, İskandinav ülkeleri ve Rusya’dır. İkincisi ise Ekvator Bölgesinde Amazon, Orta Afrika ve Indomalezya Adalarıdır.

Nüfus artışı, yeni yerleşim yerleri açılması, hızlı sanayileşme, yanlış arazi kullanımı ve yangınlar sebebiyle her sene 13 milyon hektar (130.000 km2) orman yok olmaktadır

Ormanların Faydaları

·         Ağaca bakmak rahatlatır. 3-5 dakika bile ağacı seyretmek, insana sakinleştirici ilaç almışçasına sakinlik vermektedir. Ağaçlık yollardan geçerek işlerine giden kişiler, daha sakin ve rahat olarak işlerine başlamaktadır. Özellikle çam ağacının sinirleri gevşetici etkisi vardır. Üzerinde durulan bir diğer ağaç da, çınardır. Bol yapraklı çınar ağacını beş dakika seyretmek kişiyi rahatlatmakta, stresini gidermekte, yüksek tansiyonu varsa düşürmekte, kasları gevşetmektedir.

·         Yine orman ve diğer yeşil alanlar stresi azaltmasının yanı sıra, morali düzeltmekte, saldırganlığı ve kızgınlığı azaltmakta, mutluluğu arttırmaktadır. Ormanlık alanlara gitmek ayrıca kanser hücrelerini yok eden immun hücrelerin sayısını ve etkinliğini arttırarak bağışıklık sistemimizi güçlendirmektedir.

·         Yeşil ortamlar depresyona, çocuklarda dikkat eksikliği ve hiperaktiviteye de iyi gelmektedir.

·         Ormanlar içinde bulundurdukları ağaçlar, diğer bitkiler, böcekler, mikroorganizmalarla ekosistemin vazgeçilmezlerindendir.

·         Yaşam için elzem olan oksijen üreten fabrikalardır.

·         Isınmak için yakacak kaynağıdır.

·         İnşaat sektörünün ve sanayinin ihtiyacı olan kerestenin hammaddesidir.

·         Bitkiler ve hayvanlar için doğal su kaynağıdır.

·         Yeraltı sularının oluşmasında büyük etkendir.

·         Heyelan ve seylâpların oluşunu önler.

·         Erozyona mani olur.

·         Yaban hayatının barınak yeridir, milyonlarca canlıya yaşam imkanı verir.

·         Ağaçlar ve bitki örtüleri yolu ile toprak içerisinde büyük miktarda karbon depoladıklarından iklim ve çevre kirliliği üzerinde olumlu etkiler yapar.

·         Soğuk ve sıcağı dengeler, radyasyonu önler.

·         İnsanlara mesire ve dinlenme yerleri sağlar.

·         Yine orman havası insanların sağlıklı kalmasına ve hastalıkların iyileşmesine katkı sağlar. Ayrıca çalışma kapasitesini arttırır ve sağlık masraflarını azaltır.

·         Alkol alışkanlığından ormanın ortamı ile şifa bulduğunu söyleyen bir hastam; “Benim ihtiyacım olan her şey var ormanda” diyor ve ekliyordu:  “Ormandaki bitkiler, fiziksel bütünlüğümü, farkındalığımı ve yeryüzü ile manevi  bağlantımı geri kazanmama yardımcı oldu. Beni Rabbime yaklaştırdı ve kendimi iyileştirme yeteneğini harekete geçirdi.”

Evet ormanlar barındırdığı binlerce bitki türü ile, gezegenimiz için gerekli olan oksijenin çok önemli bir bölümünü üreterek “dünyanın akciğerleri” ünvanını almıştır. Zaten akciğerlerimizin, alveolleri (solunum ağacının oksijen- karbondioksit değişiminin gerçekleştiği en son dalları) ile birlikte aynı bir ağaca benzemesi de  ilgi çekicidir. Üstelik bu  türleri içinde besleyici öğeler ve antioksidanlar  açısından zengin, yaşam enerjisi kaynağı olan şifalı bitkiler de çoktur. Minaraller açısından çok zengin topluluklarda yetişen bu bitkiler tabiatın binlerce yıllık ekolojik dengesi ve uyumu hakkında bize çok canlı bilgiler de verirler. Böylelikle bizlere enerji ve  dinçlik kazandırarak dengeli ve huzurlu olmamızı sağlarlar.   

Ülkemizde Durum

780.000 km2 olan Türkiye yüzölçümünün sadece %27’lik kısmını ormanlar kaplamaktadır. Ormanlık alanlar ülkemizde her yıl çarpık yapılaşma, tarımsal alan oluşturma, yakacak elde etme, yangın ve benzeri sebeplerle giderek azalmaktadır.

Bu yüzden ülkemizin ağaçlandırılmasına katkıda bulunmalıyız. Çünkü ormansızlık korunmamızın yok olmasına ve felâkete sürükler.

 

12.09.2012 Bu yazi 4100 defa okundu
Korona virüsü hakkında ne düşünüyosunuz?

 
  • Bir kıyamet silahı: GDO
    Sağlık ve Gıda Güvenliği Hareketi Başkanı ve aynı zamanda Yeni Söz Genel Yayın Yönetmeni Kemal Özer ile son yılların en tartışmalı konularından biri olan GDO’yu konuştuk. Kemal Özer ile sohbet tadında gerçekleştirdiğimiz Röportajımızda GDO’nun insanlığa ne tür zararlar verdiğini, aşıların neslimiz açısından nasıl büyük tehlikeler saçtığını, modern hayatın getirdiği hastalıklara, Modern Tıp olarak bilinen Rockefeller Tıbbı’nın neler getirdiğine, tohum konusunun önemine, Dünya nüfusunu azaltma planı uygulayan “Şeytani Akıl”ın ne tür tuzaklar kurduğunu ve Türkiye’de Gıda ve Tarım alanının ne durumda olduğunu ele aldık.
  • Etyen Mahçupyan: Modern tıp çok kibirli
    Gazeteci Etyen Mahçupyan tıp dünyasını pek çok hekimden daha iyi tanıyan isimlerden biri. Alternatif yaklaşımları yakından takip eden ve modern tıp yöntemlerini “beyaz mafya”, “Ortodoks tıp”, “modern dünyanın şamanları” gibi iddialı kavramlarla eleştiren Mahçupyan ile dosya konumuz kapsamında SD’nin yeni sayısı için konuştuk.
  • GDO zararsız diyen yalan söylüyor!
    Yeni yönetmelik ile artık yüzde 0,9'a kadar GDO içeren besinler serbest bırakılıyor. Bu besinlere kanunlarca yasaklanmasına rağmen, bebek mamaları da dahil...
  • Gıda politikaları milli güvenlik meselesidir
    “Tohum, su, toprak, aşı, ilaç dünyanın en etkin, en ölümcül, en siyasi ve en tehlikeli sessiz silahlarıdır” bu sözler, gıda ve tarım teması üzerinde Türkiye’nin en çok konuşulan isimlerden biri Gıda Hareketi Lideri Kemal Özer’e ait.
  • Şehirler arası su savaşı çıkacak!
    Prof. Mikdat Kadıoğlu, gelecekte yaşanaca meteorolojik felaketleri anlattı
  • Endüstriyel sütteki gizli tehlike!
    Onkolog Dr. Yavuz Dizdar'dan süt ve süt ürünlerin, kanser ve GDO hakkında çarpıcı tespitler...
Diğer mülakatlar:
1  -  2  -  3  -  4  -  5  -  6
Copyright © 2009 Sağlık ve Gıda Güvenliği Hareketi
Sitemizdeki bilgilerin her hakkı yazarı ve kaynağına aittir. Kaynak gösterilerek kullanılabilir
Yazılım ve Görsel Tasarım: İnforce Bilişim Teknolojileri