Geçtiğimiz hafta iki gün boyunca Türkiye Ziraat Odaları Birliği’nin genel kurulunu takip ettim. Birinci gün Cumhurbaşkanı Erdoğan, ikinci gün de Başbakan Davutoğlu konuştu. Her ikisi de “tohum” konusuna özel bir vurgu yaptı.

Sayın Cumhurbaşkanımız, tohum meselesini ulusal bir dava haline getirdiklerini hatta milli tohumu tank ve tayyare üretimi kadar kıymetli gördüklerini söyledi.

Sayın Davutoğlu’nun da buna benzer ifadeleri oldu. Tarımın en hassas konusu olan tohuma, devlet başkanı ve siyasi iradenin “milli” bir açıdan bakması ülke adına sevindirici bir durum...

Ancak uzun zamandır bu meseleyi takip eden birisi olarak bu konuşmaları dinleyince şaşırmadım desem yalan olur!

Çünkü söylenenlerle yapılanlar arasında büyük bir uçurum var.

Şimdi size üç örnek vereceğim;

Birincisi; en çok övündüğümüz tohum ihracatının yüzde 70’i sadece mısır ve ayçiçeği tohumlarından oluşuyor. Mısır ve ayçiçeğinde ise yerli çeşit neredeyse yok denecek seviyede. Yani bu iki tohum çeşidini yabancılar üretip satıyor.

İhracata konu olan diğer tohum çeşitlerindeki yabancı payını işin içine hiç katmıyorum. Sadece mısır ve ayçiçeği tohumları üzerinden yabancıların ihracattaki payı yüzde 70!

İkincisi; tohum firma sayıları… Türkiye’de 660 tane tohum firması var. Bunların 640 tanesi yerli, 17 tanesi yabancı ve 3 tanesi de yerli/yabancı ortaklı. Ve bu rakamlar üzerinden Türkiye’de tohumculuk sektörünün yabancı hâkimiyetinde olmadığı ileri sürülüyor.

İlk planda bu rakamlara bakarak siz de böyle düşünebilirsiniz! Ancak bu rakamlar sizi de aldatmasın. Çünkü burada önemli olan firmaların sayısı, tabelasının “Türkçe” olması veya sahibinin yerli olması değil.  Aslolan firmaların sektördeki pazar payıdır. Yani tohumculuk sektörü pazarına kimin hâkim olduğudur.

İşte “640 yerli firma” önümüze konarak “asıl olan bu bilgi” sır gibi saklanıyor. Yani sayısı itibariyle azımsanan “17 yabancı tohum firmasının pazar payı” bu milletten saklanıyor. Neredeyse yazdığımız her şeye hukuk müşavirliği kanalıyla açıklama gönderen Tarım Bakanlığı, nedense bu konuyla ilgili yazdıklarımıza karşı “üç maymunu” oynuyor.

Gelelim üçüncü ve en önemlisine; Türkiye’de milli tohumculuğu temsil eden ve sektörün meslek örgütü olan TÜRKTOB ile TSÜAB’ın başındaki isme…

Bu konuyu şahsileştirdiğimi ileri sürüyorlar ama ben bunu defalarca yazdım ve yazmaya da devam edeceğim.

Bir taraftan “milli tohum”, “yerli üretim” diyeceksiniz hatta “millilik konusunu” mesele haline getirdik diyeceksiniz ama bir taraftan da sektöre, bir gram dahi yerli üretimi olmayan tohum ithalatçısı bir isim başkanlık yapacak! 

Sayın Cumhurbaşkanımız ve Başbakanımız bu konuları bilmiyor olabilir. Sadece kendilerine gösterilen rakamlar üzerinden “Tohum ve Millilik” vurgusunu yapmış olabilirler. Ancak durum ortada…

Tohum ihracatımızın önemli bir kısmını yabancılar yapıyor! Pazar payı ortaya çıkmasın diye yabancı firmaların pazar payı sır gibi saklanıyor!

Ve Türk milli tohumculuk sektörünü ithalatçı bir isim yönetiyor!

Allah aşkına bu nasıl bir “millilik”!