Dün televizyonda büyük bir haber muştulandı!

Bebeğini doğurduktan sonra anne işe gidecek,
Bebeğe bakıcı bakacak,
Bakıcının parasını devlet ödeyecek.

Bu düpedüz, anneyi evden çıkarıp bebeği daha birkaç aylıkken acımasız bir dünyanın içinde yapayalnız bırakmak demek. Bakıcının bebeği annesi gibi sevemeyeceğini zaten biliyoruz da, yemek yemediğinde ağzına bir tane patlatıp patlatmayacağını, altını ıslattığında bağırıp çağırmayacağını, kendi kocasıyla kavgalı olduğunda bebeği dövüp dövmeyeceğini bilemiyoruz. Çocuğun karnının doyup doymadığını, yemek yiyip yemediğini umursayacağını da bilemiyoruz. Çocuğu televizyon karşısında bir sandalyeye bağlayıp kendi kendine çubuk kraker ve krem peynirden müteşekkil kahvaltısını yapmaya bırakacak belki. O sırada kendi ayrı bir odada biraz uzanacak, telefonla konuşacak, saçlarını tarayacak…

Anne sütü nasıl çocuğun bağışıklığını kuvvetlendirip hastalıklardan koruyorsa, anne sevgisi şefkati de çocuğun dünyaya duyduğu güveni arttırıp uyuşturucu tuzağından, çetelerden, kavgadan beladan, depresyondan, vicdansızlıktan, robotluktan koruyabilir.

Kendisine “vakıf, dernek” diyen acımasız kuruluşlar eliyle devlete yaptırıldığına inandığım bu uygulamanın korkunç sonuçları olabilir. Sevgisiz, şefkatsiz, güven duygusundan uzak büyümüş çocukların kandırılması, sömürülmesi, kullanılması ne kadar kolay olur bir düşünsenize… Çocuklara kötülük olsun diye mi planlandı bu düzenleme?

Madem devletin bütçesinde böyle bir para var, doğrudan anneye versin. Devlet bir destek olacaksa, asıl annenin evinde bebeğini kendisinin büyütmesini desteklesin. Hem aile bütçesine yardım etsin, hem anne-bebek arasındaki o yeri başka bir şekilde doldurulamayacak ilişkiyi korusun… Verilen paranın ismi “çocuk parası” olsun, “bebeğe yardım parası” olsun, “anneye destek parası” olsun ve direk annenin banka hesabına yatırılsın.

Akrabam Irmak’la ona bakan anneannesi arasında şöyle bir konuşma geçmişti:
“-Anneanne senden nefret ediyorum.
-Neden kızım?
-Eğer sen bana bakmasaydın annem işe gidemeyecekti, bana kendisi bakacaktı.
-Kızım, annen işe gidiyor, para kazanıyor, sana ayakkabı alıyor, oyuncak alıyor…
-Ben ayakkabı da istemiyorum, oyuncak da! Annemi istiyorum!”

Irmak kendini kurtardı. Annesi işten çıktı, iki çocuğunu evinde kendisi büyütüyor artık. Darısı bütün çocukların başına…

@arzu_aygen
@sevgilimutfak