Oruç, Allah için tutulur. O’nun rızasını kazanmak her şeyden üstündür. Ancak oruç tutarken birçok kâr elde ederiz.

Oruç, Allah için tutulur. O’nun rızasını kazanmak her şeyden üstündür. Ancak oruç tutarken birçok kâr elde ederiz.

İlk olarak oruç tutan nefsini alçaltmış, ruhunu yükseltmiş olur. Nefsini alçaltan alçak gönüllü olur ve kendi yücelir.

Oruç tutan Allah’a yaklaşır, ibadetlerinin daha zevkli olduğunu görür. Allah’a bir adım yaklaşana ise  Rabbimiz on  adım yaklaşır.

Oruç tutan sağlık bulur. Oruç adeta “bıçaksız ameliyat” tır. Vücudumuzu dinlendirir, yeniler.

Oruçluyken daha içten dua edilir ve oruçlunun duası daima makbuldür.

Oruç tutan kul olduğunun, yaratılmışlığın farkına varır.

Açların, yiyecek bulamayanların halinden tok anlamaz. Ancak oruçluyken fark edilir.

Oruç bir sabır denemesidir. Efendimiz (s.a.v.) “Oruç sabrın yarısıdır” buyurmuştur.

Aç duranın basireti açılır. Zihni daha berrak olur. Yine Peygamberimiz “Aç duranın idraki artar, zekâsı açılır,” ve “Tefekkür, ibadetin yarısı, az yemek ise tamamıdır” buyurmuştur.

Açlık, kalpte incelik doğurur. Kişi çevreye daha merhametle ve müsamaha ile bakar. Hadis- i  şerifte “Az yiyenin içi nurla dolar” ve “Allah-ü Teâlâ, az yiyip içen ve bedeni hafif olan mü’mini sever” buyurmuştur.

Ramazan ile birlikte hepimiz de olumlu, güzel değişiklikler olur. Rabbimiz rızasını kazanmak isteyenleri adeta mükafata, berekete ve sıhhate boğmaktadır. Kıymetini bilelim.