Sağlık Bakanımız “Süt bankası” projesinin gerçekleşeceğini açıkladı. Bize göre bu durum son derece sakıncalıdır ve hemen vazgeçilmelidir.

Çünkü dinimize göre süt bankasına toplanan ve kimin sütü olduğu bilinmeyen sütlerin çocuklara içirilmesi mahzurludur. Bu sütler içirildiği takdirde, sütü içen bebek ve sütünü içtiği kişi dinen süt akrabası olur. Bu çocuklar bir gün sütünü içtiği ama tanımadığı sütannesiyle veya çocuğuyla yani sütkardeşiyle evlilik yapması halinde kardeş evliliği yapmış olur. İslâm dini ise bu evliliği yasaklar.

Sonra anne sütüyle bilemediğimiz birçok özelliğin çocuğa geçtiği bellidir. Mesela aklı zayıf, ilgisiz annelerin sütleri çocuğa fayda yerine zarar verebilir. Bu yüzden şu soruları sormalıyız: Hangi annelerin sütü alınacaktır? Parayla mı olacaktır?

Sağlık Bakanı kimlerden süt alındığının kayıt alınacağını belirtiyor. Yeni doğan çocuğun 25-30 yaşında evlendiğini düşünürsek bu kadar yıl sütü alınan kadınların isimleri nasıl muhafaza edilecektir?

“Sütannelik” ve “sütkardeşlik” durumunun takibi nasıl yapılacaktır?

Bu kadar yıl sonra birbirini tanımayan sütkardeşlerin evlenebilme ihtimalleri nasıl önlenecektir?

Şu da var: Aslında bebeğe süt verirken annenin onunla sevgi alış verişinde bulunması, gülümseyerek bakışı, bağrına basışı da çok önemlidir. Burada prematüre kuvözdeki bebeklere anne sütünün verileceği söyleniyor. Tabi ilk tercih kendi annesi olmalıdır.

Bunun yerine ailenin de güvendiği bir sütanne bulunur ve sadece o anneden süt alınabilir. Bu mümkündür. Yoksa hal perişandır ve toplumu içten dinamitlemektir.