Şehir hayatının kargaşasından, trafik karmaşasından, beton yığınlarından kaçarak fırsat bulduğumuzda yeşile koşalım, yeşille bütünleşelim.

Yeşile, ormanın doğal güzelliğine, akarsulara, çayır-çimene kavuşmayı arzu duymalıyız. Çünkü şehirdeki  hayat biyolojimize ve temel elektrik sistemimize ters bir ortamdır. Beton  ve cam bizim doğal  çevremiz değildir. Ciğerlerimiz  egzoz solumak için yaratılmamıştır. Asfalta uzanıp gökyüzünü seyredemeyiz.

Bu yüzden hepimizin yeşille bir olmaya ihtiyacı vardır. Şehir içindeki çimenliklere veya binalar arasındaki küçük park alanlarına uzanamayız. Bunlar gereklidir ama kesinlikle yeterli değildir.  Baktığımız ve bastığımız her yerde yeşillikler fışkırmalıdır. Ağaçlar, tarlalar veya sazlıklarla çevrili nehir kıyıları.  Böyle yerlere gitmeliyiz. 

Yeşilin üzerimizdeki olumlu tesirleri çoktur: 

·         Fiziksel  gerginliğimizi ve stresimizi giderir, kendimizi yatışmış ve sakinleşmiş hissederiz.

·         Solunum hızımız genellikle yavaşlar, nefes alışımız derinleşir.

·         Telaşımız azalır.

·         Toprağa, tabiata olan bağlılığımız artar.

·         Gözlerimizin  mutlulukla dolduğunu hissederiz. Görüşümüzün netleştiği dikkatimizi çeker.

·         En güzeli de içimizin huzurla dolduğunu fark ederiz.

En azından haftada bir  defa tabiata gidelim. Binalardan ve egzoz dumanlarından uzak duralım. Şehrin  gürültüsü ve  kirli havası duyulmasın.  Derin rahatlamasının ve duygusal sükûnetin  tadını çıkaralım. Tenimizde temiz havayı hissedelim. Bol oksijeni içimize çekelim. Çayırın ve yeşilin o mis gibi kokusunu duyalım.

Bu mekanlarda renkleri daha parlak ve çeşitli tonlarıyla görürüz.  Geçenlerde gittiğim Kastamonu’da ormana ve yeşile bakınca o kadar çok değişik yeşilin tonunu görünce şaşırmış ve bir arada olduğumuz dostlarıma  hayranlığımı ifade etmiştim.

Tabiatın bağrında yediklerimiz de daha bir lezzetli gelir, gıdaların mis gibi kokusunu hissederek yeriz.

Bu harika mekanlarda telefonlarımızı da kapatalım. Dikkatimiz dağılmasın. Tamamen doğanın güzelliklerine konsantre olalım, yoğunlaşalım. Muhteşem manzaralara gözümüzü dikelim ve tefekkür edelim.  Böylelikle yoğun meşguliyetimizden hiç olmazsa birkaç saatimizi kendimize ayıralım.