Dünya Sağlık Örgütü’nün (DSÖ) Kanser Araştırmaları Kurumunun cep telefonu kullanımının beyin kanseri yapabileceğini bildirmesi tüm dünyada büyük yankı uyandırdı. Çünkü dünya nüfusunun 2/3’ ü yani 5 milyar insan cep telefonu kullanıyor.

DSÖ’ nün cep telefonlarını “muhtemel karsinojenler” den biri olarak kabul etmesini çok önemli buluyorum. Bence cep telefonlarının beyin kanserine sebep olduğuna hiç şüphe kalmamıştır.

Dünyanın en güçlü şirketlerinin her gün milyonlarca satılan ürünlerinin kanser yaptığı kanıtlanmış olsa bile bunun hemen ve kolay kolay ifade edilemeyeceğini unutmayın.  Böyle bir şey söyleyen adamın iki gün sonra “kasedi” çıkar; Deniz Baykal’ dan da MHP’ lilerden de beter duruma düşer.

Bunun için, cep telefonlarının kanserojen olduğunu gösteren kesin bir kanıt olmadığının söylenmesi çok anlaşılabilir bir şey.

 Ayrıca cep telefonları son 10 seneden beri çok yoğun olarak kullanılmaya başlandı. Kanserlerin oluşumu için bundan çok daha uzun seneler geçmesi gerekiyor.

BUNLAR ÇOK ÖNEMLİ

Cep telefonlarının sebep olabileceği kanserlerden korunmak için hem hükümetin hem de kişisel olarak sizin almanız gereken çok önemli tedbirler var:

Sağlık Bakanlığı acilen şunları yerine getirmelidir:

BİR: Çocukların cep telefonu kullanmasını özendiren reklâmlara ve çocukların bu reklâmlarda rol almalarına “acilen” kesin yasak ve can yakıcı cezalar getirilmelidir.

İKİ: Cep telefonlarının üzerine tıpkı sigara paketlerinde olduğu gibi “Sağlığa zararlı olabilir” ifadesi konmalıdır.

ÜÇ: Çocukları ve gençleri cezbeden allı-pullu renkli cep telefonları ve kılıfları yasaklanmalıdır.

DÖRT: Sigara ve alkollü içeceklerde belli bir yaşın altındakilere getirilen satış kısıtlamaları cep telefonları için de geçerli olmalıdır.

BEŞ: İlköğretim müfredatına cep telefonlarının kullanımında dikkat edilmesi gereken hususlar ve bunların sağlığa olumsuz etkileri de eklenmelidir.

Hepimizin dikkat etmesi gereken hususlar:

    * Cep telefonlarının herkes için ama özellikle çocuklar ve hamile hanımlar için çok daha tehlikeli olduğunu unutmayın.
    * Mümkün olduğu kadar kısa konuşun.
    * Kullanmadığınız zaman üzerinizde taşımayın.
    * Açık telefonu yastığınızın altına, başucunuza koymayın, hatta yatak odasında bile bulundurmayın.
    * Ararken bağlantı sağlanana kadar telefonu kulağınıza dayamayın.
    * Konuşurken de telefonu kulağınıza olabildiğince uzakta tutun; daha iyisi kulaklık kullanın.
    * Uzun konuşmalarda kulak değiştirin. Sinyal azken aramayın ve konuşmayın.
    * Cep telefonunu üzerinizde taşıyorsanız tuş takımını dışarı bakacak şekilde tutunuz.

Gelelim neticeye

Bundan 50 sene evvel sigaranın kalp-damar hastalıklarının bir numaralı sebebi olduğu, tüm kanserlerin en az üçte birinin sigara ile ilişkili olduğu konusunda çok az bilgimiz vardı.

Sigara bazı doktorlar tarafından hastalara tedavi amacıyla tavsiye bile edilebiliyordu. O zamanki sigarayla günümüzünki arasında hiçbir fark olmadığı halde, bugün sigaranın bu hastalıklara yol açtığı konusunda bilimin hiçbir tereddüdü yok.

Bu durum, sigaranın kanser veya kalp hastalıklarına yol açan etkilerinin zamanla artmasından değil, sigara içiminin yaygınlaşmasından ve yapılan araştırmaların sayısının ve kalitesinin artmasından kaynaklanıyor.

Aynı durum cep telefonları için de geçerlidir. Benden söylemesi.

Not: Beni merak etmeyin; benim zaten “kasedim” var. Fazladan bir kasedim daha çıksa fark etmez. Bu dönem benden adaylık bekleyenler de durumu anlamıştır umarım.