Türkiye son yıllarda tıpta büyük ilerlemeler kaydetti. Avrupa ve Amerika standartlarında fakültelerimiz, hastanelerimiz, doktorlarımız var. Kalp, göz, estetik ameliyatları için yurtdışından pek çok hasta Türkiye'ye geliyor ama madalyonun bir de diğer yüzü var. Önlenmesi mümkün hastalıklar, rahatsızlıklar, kazalar konusunda ise belki de Afrika ülkelerinden bile gerilerdeyiz.

Türkiye havaların lodoslu olduğu şu günlerde, başka hiçbir ülkede bu kadar çok rastlanmadığını sandığım, önlenmesi kesinlikle çok kolay olan ‘soba zehirlenmesi’ olaylarına gözyaşı döküyor. Okuduğunuzda görürsünüz ki, bunların hepsi de hazin hikâyelerdir. Bazen bir aile çoluğu ile çocuğu ile tümüyle yok oluverir. Bazen yeni evlenmiş karı kocalar ölür ki, kadın çoğu zaman üç aylık da hâmiledir. Zehirlenen bazen tek başına yaşayan bir köy ebesi veya bazen de evin hayat dolu orta ikiye giden genç kızı olur. Katil olarak da kimi zaman lodosun adı geçer gazetelerde, kimi zaman bir kömür sobasının, kimi zaman bir şofbenin, kimi zaman da sönmemiş bir mangalın. Aslında katil bunların hiçbiri değildir; katil bilgisizliğimizdir, eğitimsizliğimizdir.

Ölüm uykuda geliyor
Halk arasında sobadan ölüm olarak bilinen olay aslında bir karbonmonoksit zehirlenmesidir. Zehirlenme, kömür ve odun sobaları, şofben, kombi, borusuz soba, ocak, fırın, mangal gibi ısınma sistemlerinde sıvı veya katı yakıtların tam olarak yanmaması sonucu ortaya çıkar.
Karbonmonoksit solunması özellikle uyku sırasında öldürücüdür, çünkü bu gaz renksiz, kokusuz olduğu gibi irritan da değildir ve akciğerlerden kolayca emilir. Uyuyan bir insanın bu gazı soluduğunun farkına varması imkânsızdır.

Uyanık bir insanda baş ağrısı, baş dönmesi, halsizlik, bulantı, kusma, konsantrasyon güçlüğü, nefes darlığı, çarpıntı, karın ağrısı, kas krampları, sara nöbetleri, şuur bozukluklarından komaya kadar giden belirtiler vardır.

İlk yardım
Dumandan zehirlenen kişiler derhal temiz havaya çıkarılmalı ve uyanık olmaları sağlanmalıdır (yüzüne su serpilebilir). Bilinci açık olanların derin ve sık nefes alması istenir. Bilinci kapalı olanlarda solunum yollarının açık olması sağlanmalı ve yapay solunum ve kalp masajı yapılmalıdır. Varsa hemen oksijen verilmelidir. Kazazede derhal hastaneye kaldırılmalıdır.

Hayat kurtaracak tedbirler
Sobanın veya kombinin kurulu olduğu odada yatılmamalıdır.  Yatmak zorunluluğu varsa, yatmadan önce soba mutlaka söndürülmelidir. Yatarken, yanmakta olan kömür koru üzerine taze kömür koymak çok tehlikelidir.

Yatarken baş sobadan en az 2 metre uzakta olmalı ve odanın kapısı hafifçe açık tutulmalıdır.
Soba kurmadan önce baca temizliği yapılmış olmalıdır. Fazla dirsek kullanmaktan kaçınmalıdır. Yatay borular bacaya %10 eğimle yükseltilmeli, boru bacaya fazla sokulmamalıdır. Dirsek ve boru ekleme yerleri ve baca giriş ağzı hava sızdırmaz olmalıdır.

Kömür ve odun sobaları üstten yakılmalıdır Soba katalitik ise, katalizörün temiz olduğu ve bypass valfının serbestçe çalışıp çalışmadığı kontrol edilmelidir. Bacasız sobalarda alev sarı renkte ise soba derhal kapatılmalıdır, çünkü ya sobanın bir arızası vardır veya odada yeterli hava yoktur. Soba kurulurken profesyonellerden yardım istenmeli ve sobalar duvarlardan 1-1,5 metre uzakta olmalıdır. Borular bacaya fazla sokulmamalıdır. Verimli yanma için, sobalar günlük temizlenmeli, küllük dolmadan boşaltılmalı, küllük kapağı sık sık açılmamalıdır.

Baca çatıdan itibaren en az 1 metre yükseklikte olmalıdır. Kömürlü ve odunlu sobaların bacaları yılda 2 kere, gazyağı ve LPG’li sobalarınki ise yılda 1 kere temizlenmelidir. Bacalar en yakın yüksek binadan veya engelden 6 metre uzakta olmalı ve mutlaka baca başlığı bulunmalıdır.

Odun 6 ay önceden alınmalı ve iyice kuruması sağlanmalıdır. Asla, yeşil, ıslak, boyalı veya işlenmiş odunları yakılmamalıdır. Tutkal, kimyasal madde ihtiva eden odunları, plastik, çöp, renkli kâğıtlar da yakılmamalıdır.