Bazı su firmalarının ‘Sağlık ve Gıda Güvenliği Hareketi’nin itibarından yararlanarak istismar yaptıkları tespit edilmiştir. Bu nedenle bu açıklamanın yapılması zorunlu hale gelmiştir.

‘Sağlık ve Gıda Güvenliği Hareketi’ hiçbir siyasi, ticari ve cemaatsel yapı ile organik yahut inorganik bağı olmadığı için, özgün ve özgür çalışmalar yapabilen bu nedenle de itibarı en yüksek toplumsal hareketlerinden biridir.

Yanlışlarında dimdik karşılarında, doğrularında ise onları yüreklendiren faaliyetler yürüten Gıda Hareketi, Türkiye devlet ve bürokrasisinin pek dikkatini çekmeyi başaramamış gibi gözükse de, gerçeğin aksi yönde olduğunu hem onlar, hem de biz çok iyi biliyoruz.

Öte yandan başta ABD ve Kanada olmak üzere bazı ülkeler, Gıda Hareketi’nin faaliyetleri ve yapısı hakkında bilgi almak maksadıyla güya yüksek lisans ve doktora çalışmalarına konu etmekte, bu nedenle görüşme talepleri ve ziyaretler yaparak derneğimizi mercek altına aldığının da farkındayız.

Bugün Ankara ve Konya illerinde dağıtılan ve birer suretleri gönüldaşlarımızca tarafımıza ulaştırılan broşürlerde, “Tekir su” ve “Taşkesti su” markalarının bazı bayilerinin bilgimiz ve iznimiz dışında Gıda Hareketi ve Gıda Hareketi Başkanı Kemal Özer’in sularını tavsiye ettiği ve en iyi su markaları seçtiği şeklinde ibarelere yer verdikleri görülmüştür.

Bu hukuksuz reklâm çalışması hakkında ilgili firmalara -bu markalar hakkındaki hukukî haklarımıza saklı olmak üzere- ihtarnameler gönderilerek derhal son vermeleri ve tarafımızın yazılı olarak bilgilendirilmesi istenmiştir.

Şu gayet iyi bilinmelidir ki: Gıda Hareketi bu tür suiistimallere asla izin vermez ve vermeyecektir de. Bu gelişmeyi üyelerimiz, gönüldaşlarımız, takipçilerimiz ve kamuoyunun bilgisine sunarken ne bu firmalarla, nede bundan sonra zuhur edebilecek benzer firmalarla uzaktan yakından hiçbir bağımızın olmadığını ilan ediyor, hiçbir zaman suiistimale izin vermeyeceğimizin bilinmesini arzu ediyoruz.

Bilgilerinize!