Hastalar arasında ilaca en çok karşı olan hekimlerden biri olarak tanındığımı biliyorum. Ama aslında bu doğru değil.

Hatta tam tersi ilacı su gibi, hava gibi sağlıklı hayatın olmazsa olmaz unsurlarından biri olarak görürüm.

İlaçlar bana göre mucize maddelerdir.

Baş ağrımızı anında gideren bir analjezik, vücudumuzdaki bir iltihabı yok eden bir antibiyotik, alerji komasından bizi hayata döndüren adrenalin, organ nakillerini mümkün kılan kortizon, şeker hastalarının hayata tutunmalarını sağlayan ensülin… ve daha niceleri.

Nasıl hava olmadan, oksijen olmadan yaşamamız mümkün değilse, bazılarımız için de ilaç su gibi, oksijen gibi elzem bir maddedir. İlaçsız bir hayat imkânsız olabilir.

Bunun için de her ilacın yerinde, uygun doz ve sürelerde kullanılması gerekir.

Hiçbir ilaç gelişigüzel alınmamalıdır. Çünkü her ilacın mutlaka bir veya birden çok yan etkisi vardır ve zaten yan etkisi olmayan bir madde de ilaç değildir.

Milyonlarca insanın her gün doğru ilaçlarla, doğru dozlarda ve

sürelerde uygulanan tedaviler sayesinde hayatlarını sürdürebildiklerine hiç şüphe yok.

Ama bir de madalyonun diğer yüzü var:   

Birisinin acılarını dindiren, şikâyetlerini geçiren, derdine derman olan bir ilaç bir başkasının hayatını karartabilir, onu sakat bırakabilir ve hatta onun ölümüne de yol açabilir.

Asla ilaca karşı değilim

Hastaları gerektiğinde ilaçlarla iyileştiren modern tıp okumuş ve binlerce doktora modern tıbbı öğretmiş biriyim.

Her gün onlarca hastaya ilaç yazan bir hekim olarak ilaca karşı olmam nasıl mümkün olabilir ki zaten?

Bunun için de ilaca karşı değil tam tersine ilaca çok saygı duyan bir hekimim.

Ben ilaca değil gereksiz ilaç kullanımına karşıyım.

Ben ilacın sıradan bir ticari tüketim ürünü muamelesi görmesine karşıyım.

            Ben ilacın reklâmına karşıyım.

            Ben ilaç tüketiminin özendirilmesine karşıyım.

            Ben ilaç tedavilerinin dayatılmasına karşıyım.

            İlaç endüstrisine selam olsun!

Ben asla ilaç endüstrisine de karşı değilim; aksine onların yanındayım, onların en büyük destekçisiyim.

Yeni ilaç bulmak, hâlen kullanılanları daha etkili ve daha az zararlı hâle getirmek için daha çok çalışılması, daha çok araştırma ve inceleme yapılması ve daha çok para harcanması gerektiğine de yürekten inanır ve bunu da her zaman her yerde savunurum.

Ben ilaç endüstrisinin varlığını sürdürebilmesi için mutlaka makul oranlarda kâr etmesi gerektiğini de bilirim.

Bir ilacın ona yapılan ‘tıbbi harcamalar ve verilen emekler yüzünden’ çok pahalı olması beni hiç rahatsız etmez.

Ancak…

Ben bir ilacın pazarlama masrafları, sponsorluklar, hediyeler, rüşvetler, promosyonlar… gibi tıbbi olmayan harcamalar yüzünden pahalı olmasını asla kabul edemem.

Buna her zaman her yerde en yüksek tonda itiraz ederim.

Ben ilaç endüstrisinin daha çok ilaç satmak, daha çok kâr etmek için yaptıkları pazarlama oyunlarına karşıyım.

Ben ilaç endüstrisi ile doktorlar arasındaki karşılıklı çıkar ilişkilerine karşıyım.

Gelelim neticeye

Kitaplarımda, gazete ve dergilerdeki yazılarımda ve televizyon, radyo konuşmalarımda anlatmak istediğim de işte bu.