Son Dakika
Pazartesi, 20 Şubat 2017 | Anasayfam yap | Favorilerime ekle    
Müslümana domuz eti yediriyorlar Mehmet Şevket Eygi
Birtakım vicdansızlar halka evcil domuz eti, yaban domuzu eti, eşek eti yediriyorlar. Müslümanlara domuz, eşek eti yedirilirken ulemanın, sorumluların susması caiz midir?.. Haksızlık karşısında susulur mu? Diyanet İşleri Başkanlığımız ülke çapında helal gıda, helal et ve tavuk konusunda söz sahibi olmalıdır.”

Diyanet İ. Başkanlığı’na Açık Dilekçe

Sayın Diyanet İşleri Başkanlığı'na açık dilekçemdir:

Konu: Camilerdeki çirkin helâ/WC reklamlarının kaldırılması hakkında.

Büyük şehirlerimizin kalabalık ve işlek yerlerindeki camilerin avlularında çirkin ve sanatsız yazılarla yazılmış çok sayıdaki helâ reklamları bir Müslüman olarak bendenizi gerçekten üzmekte ve rahatsız etmektedir.

İstanbul'da bazı cami helaları darphane gibi çalışmaktadır. Bir cami helası endüstrisi oluşmuştur.

Tuvalet ihtiyacı olan vatandaşlar, levhasız da olsa cami bahçe ve avlularındaki mahalleri bulabilirler.

Bu gibi çirkin, iğrenç, utanç verici levhaların kaldırılmasını min gayri haddin talep ediyorum.

Turistlere de çok ayıp oluyor.

Sanırım Hindistan'daki Mecusî tapınaklarında bile böyle iğrenç levhalar yoktur.

Camiler kutsal mekanlardır. Tarihî camiler aynı zamanda birer sanat ve kültür anıtıdır. Böyle cahilce, eciş bücüş yazılarla acemice yazılmış levhalar tarihî camilerimize büyük gölge düşürmektedir.

Talebimi yüksek makamınıza saygılarımla arz ederim.

Mehmed Şevket Eygi

DİYANET VE DOMUZ ETİ

DAHA önce de yazmıştım, tekrarlamakta yarar var: İstanbul Eminönü'nde Mısır Çarşısından Rüstem Paşa Camiine doğru giderken, tarihî bir hanın birinci katında "Levi Koşer EtLokantası adında" bir Yahudi lokantası vardır. Sahipleri Müslümandır, Hahambaşılık ile anlaşmışlardır, Yahudiliğe göre helal/koşer yemek yapıp satarlar.

Orada başında siyah şapkası ile sakallı bir haham bulunur sabah 9'dan öğleden sonra 4'e kadar (Levi Lokantasında akşam servisi yoktur). Hahambaşılık tarafından vazifelendirilmiştir. Lokantaya giren kırmızı etlerin, tavukların, balıkların, yağların ve diğer malzemenin koşer olması konusunda denetleme yapar, koşer olmayan malzemenin içeriye girmesine izin vermez. Sütlü maddelerle etli malzemelerin birlikte pişirilmesine engel olur.Velhasıl Yahudi Şeriatının yeme içme ile ilgili hükümlerinin uygulanmasına çalışır.

Biz Müslümanların lokantalarında böyle dinî denetimimiz yoktur. Her lokantaya bir din müfettişi konulsun demiyorum, böyle bir şeye imkan bulunmaz.

İsteğim şudur: Diyanet İşleri Başkanlığımız ülke çapında helal gıda, helal et ve tavuk konusunda söz sahibi olmalıdır.

Medya sık sık dile getiriyor: Birtakım vicdansızlar halka evcil domuz eti, yaban domuzu eti, eşek eti yediriyorlar.

Batı Anadolu'daki ve Trakya'daki domuz çiftliklerinin sayısı çok artmıştır.

Avcılarımız cayır cayır yaban domuzu vuruyor. Bu hayvanların leşleri yol kenarlarına getiriliyor. Üstü kapalı kamyonlar geliyor, tartıp parasını verip alıyorlar.

Tavuklar, İslâm dininin ve Şeriatının uygun görmediği sıcak sulu usul ile yolunuyor, murdar oluyor.

Pastacılıkta domuzlu jelatin kullanılıyor.

Peynir mayalarının bazısı domuz midesinden çıkartılan usarelerle yapılıyormuş.

Bazı restoranlarda etleri yumuşatmak için şaraba batırıyorlar.

Herkes için söylemiyorum: Bazı vicdansızlar uykuluk diye domuz eti kullanıyormuş.

Bazı ilaçlarda domuzdan çıkartılan maddeler var.

Bazı kremlerde, şampuanlarda...

Sabunlarda...

Domuz derilerinden çanta ve ayakkabı yapılıyor.

Velhasıl, dinimizin kesinlikle haram li aynihi kılmış olduğu domuz her yere girmiştir.

Diyanet'in, bu konularda halkımızı uyarması, elden geldiği kadar nehy-i münker yapması gerekmez mi? Diyanetin denetimi elbette Belediyelerinki gibi olmaz ama yine de bir şeyler yapılamaz mı?

Müslümanlara domuz, eşek eti yedirilirken ulemanın, fukahanın, sorumluların susması caiz midir?.. Haksızlık karşısında susulur mu?..

26.08.2010 Bu yazi 3637 defa okundu
Sağlık Bakanlığının televizyon ekranlarında konuşacak kimselerle ilgili 'Ekran Sertifikası' girişimini nasıl buluyorsunuz?




 
  • Etyen Mahçupyan: Modern tıp çok kibirli
    Gazeteci Etyen Mahçupyan tıp dünyasını pek çok hekimden daha iyi tanıyan isimlerden biri. Alternatif yaklaşımları yakından takip eden ve modern tıp yöntemlerini “beyaz mafya”, “Ortodoks tıp”, “modern dünyanın şamanları” gibi iddialı kavramlarla eleştiren Mahçupyan ile dosya konumuz kapsamında SD’nin yeni sayısı için konuştuk.
  • GDO zararsız diyen yalan söylüyor!
    Yeni yönetmelik ile artık yüzde 0,9'a kadar GDO içeren besinler serbest bırakılıyor. Bu besinlere kanunlarca yasaklanmasına rağmen, bebek mamaları da dahil...
  • Gıda politikaları milli güvenlik meselesidir
    “Tohum, su, toprak, aşı, ilaç dünyanın en etkin, en ölümcül, en siyasi ve en tehlikeli sessiz silahlarıdır” bu sözler, gıda ve tarım teması üzerinde Türkiye’nin en çok konuşulan isimlerden biri Gıda Hareketi Lideri Kemal Özer’e ait.
  • Şehirler arası su savaşı çıkacak!
    Prof. Mikdat Kadıoğlu, gelecekte yaşanaca meteorolojik felaketleri anlattı
  • Endüstriyel sütteki gizli tehlike!
    Onkolog Dr. Yavuz Dizdar'dan süt ve süt ürünlerin, kanser ve GDO hakkında çarpıcı tespitler...
  • Türkiye'de GDO yasak değil!
    Geçtiğimiz günlerde Gümrük Bakanı'nı yaptığı bir açıklama gözlerin yeniden GDO'ya çevrilmesine sebep oldu. Bakan Yazıcı, yaklaşık 2 yılda 43 bin ton GDO'lu ürüne el konduğunu açıkladı. Peki ama bu ürünler şimdi nerde?
Diğer mülakatlar:
1  -  2  -  3  -  4  -  5  -  6
Copyright © 2009 Sağlık ve Gıda Güvenliği Hareketi
Sitemizdeki bilgilerin her hakkı yazarı ve kaynağına aittir. Kaynak gösterilerek kullanılabilir
Yazılım ve Görsel Tasarım: İnforce Bilişim Teknolojileri