Son Dakika
Cuma, 24 Şubat 2017 | Anasayfam yap | Favorilerime ekle    
Muska yaptırsan satışlar artar mı? Kemal Özer
Trabzonlu bir kişi bir cinayete karışır ve hapse düşer. 1950'lerde cezasını tamamlar. Kan davası korkusuyla memleketine dönemez. İstanbul'un o zamanlarda yerleşim alanı olmayan Levent bölgesinde bir gece kondu yapıp, evlenir.

Büyükbaş hayvan alır, sütünü şehre getirip satarak geçinmeye çalışır. Ancak sütüne rağbet eden yoktur. Pek çok kez satamadan geri getirir sütleri. Hanımı peynir, tereyağı yapar ama yine taliplisi çıkmaz. 

Bir gün hanımı derki "bey, galiba bizde ya da hayvanlarda nazar var, bir hocaya gitsen de bir muska yaptırsan..."

Adam ilk zamanlar buna pek aldırış etmese de, canına tak etmiş olacak ki, soruşturur, ona bir hoca tavsiye ederler.

Hoca efendiye varır ve durumu anlatır. Hoca, dinlediklerinden adamın dürüst olduğu için süte hiç su katmadığını anlar ve der ki, "senin muskaya falan ihtiyacın yok, git sütüne azıcık su ekle..."

Adam gelince kadın sorar, "muska yaptırdın mı?"

"Evet, yaptırdım" der ve hoca ile arasında geçenleri anlatır. Ancak adam hâlâ süte su katma konusunda tatmin olmuş değildir.

Bir gün yine süt satmak için kapıdan çıktığında, evinin önünde arıza yaptığı için bir otobüs durduğunu görür. Araçtan inenler "amca sen süt mü satıyorsun" derler. "Evet" der, "her gün pazarlara gider süt satıyorum..."

Derler ki, "biz hepimiz salepçiyiz, bize süt lazım. Sen hiç çarşı-pazar dolaşma, her gün gelip sütünü biz alalım..." Anlaşırlar... 

Aradan biraz zaman geçmiştir, işler hayli iyidir, sütler satılır, paralar gelir, üstelik süt miktarı da artmıştır.

Bu kez salepçiler gelir, "amca" derler, "senin süt öyle iyi ki, herkes saleplerden memnun, bizde senden. Bir iki inek daha alsan, çünkü bize daha fazla süt lazım..."

Adam şaşkın şaşkın hocaya gider, "hocam" der, "durum böyle böyle, ne yaptın da işler böyle açıldı?"

Hoca efendi yine anlar manzarayı, "hanım süte biraz değil, hayli fazla su eklemiş galiba, git hanımına sor" der.

Adam gelir, süte ne kadar su eklediğini sorar karısına. Kadın yarısının süt, yarısının da su olduğunu söyler.

Sonra ne mi olur? Bu yaşanmış gerçek hikâyeyi bana nakleden, bu kadarını anlattı. Sonrasını bende bilmiyorum.

Dikkat ediniz, burada "haram da bereket" olduğu falan anlatılmıyor. Aksine, haram kazanan insanların kazançlarının iyiye, güzele, helale meyletmelerini engellediği gerçeği anlatılıyor.

Hoca, adamın işlerinin birazcık açılması için "birazcık su" demiş, ama kadın birazı yarısı olarak anlamış, ya da ekledikçe işler iyiye gidince, o da tamah edip eklemeye devam etmiş.

Herkes lütfen kazandığı şeylerin meşruiyetine bir baksın. Sonra da aldıkları şeylerin mahiyetine, muhtevasına...

Kazanırken ve harcarken kaybettiklerine... Aldığı malzemelerin onlara katkıları veya kaybettiklerine...

Ama öyle kendini Hz Ebubekir veya Hz Ebuzer gibi görüp, aklamaya kalkmadan samimiyetle...

Böyle bakmayan gerçeği göremez. Bugün gerçeği görmek istemesek de, o apaçık "gerçek" yakında Allah tarafından önümüze konulacak.

Bugün o hakikati görmek istemeyen, o gün görse ne işe yarar, görmese ne işe yarar? Şimdi gizlesen, O gün nasıl gizleyeceksin? "Ahiret" denilen şey, sadece ve sadece dünyada kazanılır.

Hacı Bektaşî Veli hazretlerinin buyurduğu gibi; "eline, beline ve diline sahip olmak" da yetmiyor. İnşaallah hadsizlik değildir, bunlara ilaveten modern zamanlarda akla ve bilince de sahip çıkmak gerekiyor.

Aldığı süt, gıda veya eşyalar bozuk çıkanlar sadece satanları değil de, öncelikle kendi kazancını sorgulasa, elbette iyi ürünler, dürüst satıcılar çoğalacak...

Başka bir sorun daha var, iyi hangisi kötü hangisi? İyiyi, lüks yaşamak, marka kullanmak zannedenler, gerçeği görebilir mi?

Bunları gazetede yazdığıma bakmayın "kızım sana söylüyorum, gelinim sen anla" misali, size değil kendime söylüyorum. Ama isterseniz, sizde üzerinize alınabilirsiniz!

 

10.08.2015 Bu yazi 862 defa okundu
Sonraki:
1  -  2  -  3  -  4  -  5  -  6  -  7  -  8  -  9  -  10
Sağlık Bakanlığının televizyon ekranlarında konuşacak kimselerle ilgili 'Ekran Sertifikası' girişimini nasıl buluyorsunuz?




 
  • Etyen Mahçupyan: Modern tıp çok kibirli
    Gazeteci Etyen Mahçupyan tıp dünyasını pek çok hekimden daha iyi tanıyan isimlerden biri. Alternatif yaklaşımları yakından takip eden ve modern tıp yöntemlerini “beyaz mafya”, “Ortodoks tıp”, “modern dünyanın şamanları” gibi iddialı kavramlarla eleştiren Mahçupyan ile dosya konumuz kapsamında SD’nin yeni sayısı için konuştuk.
  • GDO zararsız diyen yalan söylüyor!
    Yeni yönetmelik ile artık yüzde 0,9'a kadar GDO içeren besinler serbest bırakılıyor. Bu besinlere kanunlarca yasaklanmasına rağmen, bebek mamaları da dahil...
  • Gıda politikaları milli güvenlik meselesidir
    “Tohum, su, toprak, aşı, ilaç dünyanın en etkin, en ölümcül, en siyasi ve en tehlikeli sessiz silahlarıdır” bu sözler, gıda ve tarım teması üzerinde Türkiye’nin en çok konuşulan isimlerden biri Gıda Hareketi Lideri Kemal Özer’e ait.
  • Şehirler arası su savaşı çıkacak!
    Prof. Mikdat Kadıoğlu, gelecekte yaşanaca meteorolojik felaketleri anlattı
  • Endüstriyel sütteki gizli tehlike!
    Onkolog Dr. Yavuz Dizdar'dan süt ve süt ürünlerin, kanser ve GDO hakkında çarpıcı tespitler...
  • Türkiye'de GDO yasak değil!
    Geçtiğimiz günlerde Gümrük Bakanı'nı yaptığı bir açıklama gözlerin yeniden GDO'ya çevrilmesine sebep oldu. Bakan Yazıcı, yaklaşık 2 yılda 43 bin ton GDO'lu ürüne el konduğunu açıkladı. Peki ama bu ürünler şimdi nerde?
Diğer mülakatlar:
1  -  2  -  3  -  4  -  5  -  6
Copyright © 2009 Sağlık ve Gıda Güvenliği Hareketi
Sitemizdeki bilgilerin her hakkı yazarı ve kaynağına aittir. Kaynak gösterilerek kullanılabilir
Yazılım ve Görsel Tasarım: İnforce Bilişim Teknolojileri