Son Dakika
Perşembe, 23 Kasım 2017 | Anasayfam yap | Favorilerime ekle    
Modern tıbbın son numarası Prof Ahmet R Küçükusta
Milyonlarca insana her gün modern tıbbın sağladığı imkânlarla teşhis konuyor, dertlerine çareler bulunuyor.

 Milyonlarca insan bu sayede sağlıklı ve uzun bir hayat sürüyor ama modern tıp kusursuz ve sütten çıkmış ak kaşık da değil.

Modern tıbbın pek çok hatası, eksiği, suçu ve hatta günahları da var.

Modern tıp, her geçen gün hızla ancak parası olanın faydalanabileceği dünyanın en çok kâr getiren sektörlerinden biri hâline dönüşüyor.

Modern tıp ilaç endüstrisinin esiri olmuş durumda: Tedavi seçimi, süreleri, dozlar ilaç endüstrisinin kurmayları tarafından belirleniyor. 

Yeni ilaçlar için uydurma hastalıklar geliştiriliyor.

Hastalar değil laboratuar bulguları tedavi ediliyor.

Birçok hastalığın şifasının tabiatta olduğu görmezden geliniyor.

Koruyucu ve önleyici hekimlik unutturulmaya çalışılıyor.

Hayatın menopoz, ergenlik, gebelik gibi dönemleri mutlaka ilaç alınması gereken hastalıklara dönüştürülüyor.

Sağlık piyasalaşıyor; hasta-hekim ilişkisi satıcı-tüketici ilişkisine dönüşüyor.

Aşırı teşhis nedir?

Modern tıbbın son senelerde zararları giderek daha iyi anlaşılan ve mutlaka çözüm bulunması gereken yanlışlarından biri de ‘aşırı teşhis’.

Aşırı teşhis, bir kimsede herhangi bir belirtiye yol açmayacak, ona bir zarar vermeyecek veya onun ölümüne sebep olmayacak bir hastalığın teşhisi demek.

Bunda ne var, bir insandaki hastalığın teşhisinin neresi kötü diye düşünebilirsiniz ama durum hiç de sandığınız gibi değil.

BİR: Hastalıkların teşhisinde kullanılan yöntemlerin ölüme kadar gidebilen riskleri var.

İKİ: Aşırı teşhisin peşinden ‘aşırı tedavi’ geliyor. Farkında bile olmayacağınız bir hastalık için ilaç kullanmanız, radyoterapi olmanız veya ameliyat edilmeniz gerekiyor.

ÜÇ: Teşhis ve tedavilere harcanan paralar boşa gidiyor.

DÖRT: Birçok insan kendisine hiçbir zarar vermeyecek aşırı teşhis yüzünden strese giriyor, uykuları kaçıyor, huzuru bozuluyor, hasta oluyor.

Aşırı teşhis ve aşırı tedavi, sağlam insanları hasta ederken, cepleri ve sosyal güvenlik kurumlarının kasalarını da boşaltıyor.

Bu işten en kazançlı çıkan ise elbette başta ilaç ve tıbbi alet-edevat-malzeme endüstrisi olmak üzere hastaneler ve doktorlar!

Tıp sağlıklı insanları hasta ediyor

Gelip geçici şikâyetleri tedavi edilmesi gereken hastalıklar hâline çevirmekle ve her hastalığı mutlaka ilaçla, ameliyatla tedavi etmekle yetinmeyen modern tıp kendine sağlıklı insanlar arasından da hasta bulmaya çalışıyor.

Aşırı teşhis ve aşırı tedavi için “Tıp, hastaları tedavi etmekten adeta sağlıklıları hasta etmeye doğru kayıyor” diyenlere hak vermemek mümkün değil.

Son senelerde dünyanın muteber tıp dergilerinde aşırı teşhis ve aşırı tedaviyi tenkit eden araştırmalar, makaleler ve kitaplar yayınlanıyor.

Şu ifadeler ünlü tıp dergilerindeki makalelerden:

Aşırı teşhis önemi giderek artan bir halk sağlığı problemi oluyor (1).

Aşırı teşhis hakkındaki endişeler gerçek oldu (2).

Aşırı Teşhisleri Önleme Kongresi yapılıyor

Aşırı teşhisin ulaştığı noktayı en iyi gösterecek delil ise 10-12 Eylül 2013tarihlerinde dünyanın ilk “Aşırı Teşhisleri Önleme” kongresinin yapılacak olması (3).

Kongre, The Darmouth Institute for Health Policy and Clinical Practice ev sahipliğinde dünyanın en muteber tıp dergilerinden olanBritish Medical Journal (BMJ), Avustralya Bond Üniversitesi ve önemli bir sivil toplum kuruluşu olan Consumer Report’ un ortaklığıyla düzenleniyor.

Kongrenin sloganı ise “Çok fazla tıbbın zararlarını geriye sarmak”.

Aşırı teşhis edilen hastalıklar

Aşırı teşhis edilen hastalıklar listesinde meme, prostat, rahim ağzı ve tiroit kanserleri ilk sırada geliyor.

Amerikan Kanser Enstitüsü’ nün 17 senelik Kanser Tarama Araştırması’ nın en önemli sonucu taramanın prostat kanseri teşhisini artırdığını ama kansere bağlı ölümler üzerine bir tesiri olmadığını ortaya koyması oldu.

Tarama ile teşhis edilen meme kanserlerinin ortalama üçte birinin zararsız olabileceği tespit edildi.

Kolon kanseri taramalarının bile sanıldığı kadar hayat kurtarıcı olmadığı, bu çalışmaya katılanların genel popülasyondan daha sağlıklı oldukları ve bunların kolon kanserinde ölme ihtimallerinin daha az olduğu dile getiriliyor.

Kanada’ da yapılan bir araştırma astım teşhislerinin üçte birinin yanlış olabileceğini ortaya koydu.

Erken diyabetin aşırı teşhis ve tedavisi, otizmin tarifinin çok geniş kapsamlı olması, çocuklarda kolesterol taramaları hakkında da endişeler var.

Gelecekte kırık riski düşük olan kadınlara osteoporoz tedavisinin faydadan çok zarar verdiği iddia ediliyor.

Aşırı teşhisi sağlayan yöntemler ise kan tahlilleri veya radyolojik yöntemlerle yapılan ‘taramalar’ ile ‘hastalık tariflerinin genişletilmesi’ ve ‘sınır değerlerin daraltılması’ dır.

Gelelim neticeye

Giderek daha fazla insanın canını yakacak olan modern tıbbın bu son numarasına karşı dikkatli olmalı ve tuzağa düşmemelisiniz.

KAYNAK:

  1. http://archinte.ama-assn.org/cgi/content/full/archinternmed.2011.205
  2. http://jama.jamanetwork.com/article.aspx?articleid=1104969
  3. http://www.preventingoverdiagnosis.net/
25.03.2015 Bu yazi 2083 defa okundu
Sonraki:
1  -  2  -  3  -  4  -  5  -  6  -  7  -  8  -  9  -  10
Sağlık Bakanlığının televizyon ekranlarında konuşacak kimselerle ilgili 'Ekran Sertifikası' girişimini nasıl buluyorsunuz?




 
  • Bir kıyamet silahı: GDO
    Sağlık ve Gıda Güvenliği Hareketi Başkanı ve aynı zamanda Yeni Söz Genel Yayın Yönetmeni Kemal Özer ile son yılların en tartışmalı konularından biri olan GDO’yu konuştuk. Kemal Özer ile sohbet tadında gerçekleştirdiğimiz Röportajımızda GDO’nun insanlığa ne tür zararlar verdiğini, aşıların neslimiz açısından nasıl büyük tehlikeler saçtığını, modern hayatın getirdiği hastalıklara, Modern Tıp olarak bilinen Rockefeller Tıbbı’nın neler getirdiğine, tohum konusunun önemine, Dünya nüfusunu azaltma planı uygulayan “Şeytani Akıl”ın ne tür tuzaklar kurduğunu ve Türkiye’de Gıda ve Tarım alanının ne durumda olduğunu ele aldık.
  • Etyen Mahçupyan: Modern tıp çok kibirli
    Gazeteci Etyen Mahçupyan tıp dünyasını pek çok hekimden daha iyi tanıyan isimlerden biri. Alternatif yaklaşımları yakından takip eden ve modern tıp yöntemlerini “beyaz mafya”, “Ortodoks tıp”, “modern dünyanın şamanları” gibi iddialı kavramlarla eleştiren Mahçupyan ile dosya konumuz kapsamında SD’nin yeni sayısı için konuştuk.
  • GDO zararsız diyen yalan söylüyor!
    Yeni yönetmelik ile artık yüzde 0,9'a kadar GDO içeren besinler serbest bırakılıyor. Bu besinlere kanunlarca yasaklanmasına rağmen, bebek mamaları da dahil...
  • Gıda politikaları milli güvenlik meselesidir
    “Tohum, su, toprak, aşı, ilaç dünyanın en etkin, en ölümcül, en siyasi ve en tehlikeli sessiz silahlarıdır” bu sözler, gıda ve tarım teması üzerinde Türkiye’nin en çok konuşulan isimlerden biri Gıda Hareketi Lideri Kemal Özer’e ait.
  • Şehirler arası su savaşı çıkacak!
    Prof. Mikdat Kadıoğlu, gelecekte yaşanaca meteorolojik felaketleri anlattı
  • Endüstriyel sütteki gizli tehlike!
    Onkolog Dr. Yavuz Dizdar'dan süt ve süt ürünlerin, kanser ve GDO hakkında çarpıcı tespitler...
Diğer mülakatlar:
1  -  2  -  3  -  4  -  5  -  6
Copyright © 2009 Sağlık ve Gıda Güvenliği Hareketi
Sitemizdeki bilgilerin her hakkı yazarı ve kaynağına aittir. Kaynak gösterilerek kullanılabilir
Yazılım ve Görsel Tasarım: İnforce Bilişim Teknolojileri