Son Dakika
Çarşamba, 22 Kasım 2017 | Anasayfam yap | Favorilerime ekle    
Middle East Respiratory Syndrome (MERS) Prof Ahmet R Küçükusta
Hac farizasını yerine getirmek için mukaddes topraklara gitmeye hazırlanan Müslümanları bekleyen bir tehlike var: MERS.

Kısaca MERS adıyla bilinen “Middle East Respiratory Syndrome” (Orta Doğu Solunum Sendromu) virüslerin sebep olduğu bir solunum yolları enfeksiyonu.

MERS, ilk defa geçen sene haziran ayında ağır bir solunum yolları enfeksiyonu tablosunda hayatını kaybeden Suudi Arabistan’ lı bir hasta sayesinde tanındı ve hastalığa yol açan virüs de 2012 Eylül ayında izole edildi.

Bundan 1 sene kadar önce ben de bu hastalıkla ilgili olarak iki yazı kaleme almıştım.

Yeni bir SARS mı?

Coronavirus” ailesinden olan bu yeni virüse önce “novel coronavirus” ve “SARS-benzeri virüs” gibi isimler verildi ama daha sonra “Middle East Respiratory Syndrome Coronavirus” veya kısaca “MERS-CoV” olarak adlandırılması uygun bulundu.

MERS şimdiye kadar çoğu Suudi Arabistan ve Orta Doğu ülkelerinde (Katar, BEA, Ürdün) olmak üzere 114 kişide tespit edildi, bunların 54’ ü solunum ve böbrek yetersizliği sonucu hayatını kaybetti.

Hastalığa Fransa, İtalya, Almanya, İngiltere ve Tunus’ ta Orta Doğu ile doğrudan veya dolaylı ilgileri olan kişilerde rastlandı.

Corona virüsler, insan ve hayvanlarda hastalık yapan büyük bir virüs ailesidir; bunlar birkaç günde geçen basit bir “soğuk algınlığından” ölümcül olabilen SARS’ a kadar farklı solunum yolları enfeksiyonu tablolarına sebep olabilirler.

Bulaşma yolu tam bilinmiyor

MERS-CoV’ un insanlara nasıl bulaştığı tam olarak belli olmamakla ama MERS teşhis edilen hastaların tümünün de hasta kişilerle yakın temasları olduğu biliniyor.

Hasta bir kişiden sağlık personeline bulaştığına ve aynı aileden kişilerde görüldüğüne ait dair örnekler insandan insana bulaşmanın mümkün olabileceğini düşündürüyor.

Hastaların virüsü aynı kaynaktan mı aldıkları, bunlardan birinin alıp diğerlerine mi bulaştırdığı net olarak bilinmiyor.

Virüsün hasta kişiden solunum yoluyla havaya saçılması yoluyla veya hasta kişinin salgılarıyla kirlenmiş yüzeylerden temasla geçmesi mümkün ama bir seneden beri hastalığın çok az kişide görülmesi bulaşmanın çok zor olduğunu gösteriyor.

Virüsün kaynağı develer olabilir

MERS-CoV veya ona çok benzeyen bir virüsün develerde bulunduğuna dair bilgiler var ama MERS teşhis edilen hastaların çoğunun develerle doğrudan temasları olmayan kişiler olması dolaylı yollardan bulaşma ihtimalini artırıyor.

Bazı hayvanların virüsün kaynağı olması veya aracı konak olmaları da mümkün olabilir.

MERS-CoV’ un yarasalarda tespit edilen virüslerle benzerlikleri varsa da, bu durum MERS-CoV’ un kaynağının yarasalar olduğu manasına gelmiyor.

MERS, SARS’ a benziyor

MERS’ in belirtileri 10 sene evvel 30’ dan fazla ülkede görülen 8 bin kişiyi hasta eden ve bunların 800’ ünün ölümüne yol açan SARS’ a çok benziyor.

Bu sebeple MERS’ e medyada “Suudi SARS” ı adı bile verildi.

Hastalığın başlıca belirtileri, yüksek ateş, öksürük ve nefes darlığıdır; birçok hastada zatürree ve ishal, karın ağrısı gibi mide bağırsak sistemine ait belirtiler de bulunuyor.

Bazı hastalarda böbrek yetersizliği görülebiliyor.

Çoğu erkek olan hastaların yarısı kadarı ölüyor.

MERS’ ten korunmak için neler yapılabilir?  

MERS’ e sebep olan virüsün kaynağı ve bulaşma yolu bilinmediğinden bu hastalıktan kesin olarak korunmak mümkün değil ama bu tür enfeksiyonların önlenmesinde işe yarayan bazı tedbirler işe yarayabilir.

Bunlara, MERS’ in çok görüldüğü Suudi Arabistan ve Orta Doğu ülkelerine gidecek olanların özellikle de hac farizasını yerine getirecek olanların uymasında fayda var.

BİR: Eller sık sık bol su ve sabunla yıkanmalı.

İKİ: Eller, ağız burun ve göze temas ettirilmemeli

ÜÇ: Kalabalık ortamlarda bulunmaktan ve hasta görünümlü insanlarla yakın temastan kaçınmalı.

DÖRT: Başkalarının eşyalarını kullanmamalı, eşyaları başkalarıyla paylaşmamalı.

Şüpheli hayvanlarla temas edenler elbise ve ayakkabılarını değiştirmeli.

DÖRT: Bağışıklığı destekleyecek sağlıklı beslenme, düzenli uyku, sigara-alkol kullanmama, her gün yarım saat güneş banyosu gibi tedbirlere uyulmalı.

MERS’ in tedavisi mümkün mü?

Elimizde MERS’ e karşı etkili bir ilaç veya aşı yoktur.

Pnömoni ve solunum yetersizliği belirtileri gösteren hastalara zamanında solunum desteğinin sağlanması, böbrek yetersizliği olanlara diyaliz yapılması hastaların hayatta kalmaları için çok önemlidir.

Hacca gitmek tehlikeli mi?

Bu durumda hacca gitmenin tehlikeli olduğu söylenemez. Sadece, bu ülkelere gidecek olanların genel temizlik ve sağlık kurallarına titizlikle riayet etmeleri ve orada veya döndükten sonra grip benzeri hastalık belirtileri gösterenlerin MERS ihtimali bakımından değerlendirilmeleri gerekir.

Gelelim neticeye

Henüz bir sene kadar önce tanınan bu solunum yolları enfeksiyonu tablosunun bu sürede sadece 114 insanda görülmüş olması, virüsün bulaşıcılığının çok düşük olduğunu gösteriyor ve yüreklere su serpiyor.

MERS-CoV’ un antijenik yapısında insandan insana kolayca bulaşmasına sebep olacak bir değişiklik olmadığı takdirde endişelenmeyi gerektirecek bir durum olduğunu düşünmüyorum.

Hacı adayları gönül rahatlığı ile yola çıkabilirler ve huzur içinde ibadetlerini yerine getirebilirler.

KAYNAK

http://www.cdc.gov/coronavirus/mers/faq.html

http://www.who.int/csr/disease/coronavirus_infections/update_20130813/en/

http://www.ahmetrasimkucukusta.com/2012/12/01/haftanin-haberi/olenlerin-sayisi-5-e-cikti/

http://www.ahmetrasimkucukusta.com/2012/11/26/haftanin-haberi/sars-yeniden-mi-hortluyor/

18.09.2013 Bu yazi 2072 defa okundu
Sonraki:
1  -  2  -  3  -  4  -  5  -  6  -  7  -  8  -  9  -  10
Sağlık Bakanlığının televizyon ekranlarında konuşacak kimselerle ilgili 'Ekran Sertifikası' girişimini nasıl buluyorsunuz?




 
  • Bir kıyamet silahı: GDO
    Sağlık ve Gıda Güvenliği Hareketi Başkanı ve aynı zamanda Yeni Söz Genel Yayın Yönetmeni Kemal Özer ile son yılların en tartışmalı konularından biri olan GDO’yu konuştuk. Kemal Özer ile sohbet tadında gerçekleştirdiğimiz Röportajımızda GDO’nun insanlığa ne tür zararlar verdiğini, aşıların neslimiz açısından nasıl büyük tehlikeler saçtığını, modern hayatın getirdiği hastalıklara, Modern Tıp olarak bilinen Rockefeller Tıbbı’nın neler getirdiğine, tohum konusunun önemine, Dünya nüfusunu azaltma planı uygulayan “Şeytani Akıl”ın ne tür tuzaklar kurduğunu ve Türkiye’de Gıda ve Tarım alanının ne durumda olduğunu ele aldık.
  • Etyen Mahçupyan: Modern tıp çok kibirli
    Gazeteci Etyen Mahçupyan tıp dünyasını pek çok hekimden daha iyi tanıyan isimlerden biri. Alternatif yaklaşımları yakından takip eden ve modern tıp yöntemlerini “beyaz mafya”, “Ortodoks tıp”, “modern dünyanın şamanları” gibi iddialı kavramlarla eleştiren Mahçupyan ile dosya konumuz kapsamında SD’nin yeni sayısı için konuştuk.
  • GDO zararsız diyen yalan söylüyor!
    Yeni yönetmelik ile artık yüzde 0,9'a kadar GDO içeren besinler serbest bırakılıyor. Bu besinlere kanunlarca yasaklanmasına rağmen, bebek mamaları da dahil...
  • Gıda politikaları milli güvenlik meselesidir
    “Tohum, su, toprak, aşı, ilaç dünyanın en etkin, en ölümcül, en siyasi ve en tehlikeli sessiz silahlarıdır” bu sözler, gıda ve tarım teması üzerinde Türkiye’nin en çok konuşulan isimlerden biri Gıda Hareketi Lideri Kemal Özer’e ait.
  • Şehirler arası su savaşı çıkacak!
    Prof. Mikdat Kadıoğlu, gelecekte yaşanaca meteorolojik felaketleri anlattı
  • Endüstriyel sütteki gizli tehlike!
    Onkolog Dr. Yavuz Dizdar'dan süt ve süt ürünlerin, kanser ve GDO hakkında çarpıcı tespitler...
Diğer mülakatlar:
1  -  2  -  3  -  4  -  5  -  6
Copyright © 2009 Sağlık ve Gıda Güvenliği Hareketi
Sitemizdeki bilgilerin her hakkı yazarı ve kaynağına aittir. Kaynak gösterilerek kullanılabilir
Yazılım ve Görsel Tasarım: İnforce Bilişim Teknolojileri