Son Dakika
Perşembe, 23 Kasım 2017 | Anasayfam yap | Favorilerime ekle    
Meyve suyu değil boyalı su bunlar Prof Ahmet R Küçükusta
Renkli ve zararlı suya buyurun

Vatan gazetesinde “Boya suyu içiyoruz” başlıklı haberde Erciyes Üniversitesinden Prof. Dr. Neriman İnanç “Meyve sularının yapımında ısıl işlem yoktur. Bir ürünü paketlemek o ürünü içerisinde oluşacak mikroorganizmalardan uzaklaştırmaktır. Yüzde 100 meyve suyunda koruyucu ve katkı maddesi, şeker ve sitrik asit de yoktur” diyor.

Cerrahpaşa Tıp Fakültesinden Prof. Dr. Ahmet Aydın ise “Paketlenmiş meyve sularına yüzde 100 karşı olduğunu belirtiyor ve “Isıl işlemler meyve sularında bulunan enzimleri ve faydalı bakterileri tahrip ediyor. Çünkü bu meyve suları 95-105 derecede 30-60 saniye ısıl işlemden geçiyor, ayrıca basınç da uygulanıyor. En az bir yıl ekşimeden kalabiliyorlar. Bu işlemler B ve C vitaminini önemli ölçüde tahrip ediyor. Bu boyalı suların muhafazası için aşırı miktarlarda koruyucu kimyasal madde kullanılmakta” diyor.

Şeftali parçacıklı şeftalili içecek

Bu önemli konuyu HT Bloomberg’ de Gülin Yıldırımkaya’ nın sunduğu “Gündem” programında enine boyuna tartıştık.

Programdan önce bir marketin meyve suları bulunan bölümüne gittim ve oradan isimlerini herkesin bildiği çok meşhur firmaların ürünlerinden rastgele birer paket aldım.

Bunlardan ilkinin üzerinde “şeftali parçacıklı şeftalili içecek” yazıyordu. İçimden “Tamam” dedim “Bu, içinde meyve parçalarının bile olduğu hakiki meyve suyu olmalı”.

Harika şeftali resimlerinin bulunduğu cezbedici kutu üzerinde “içindekiler” bölümünü okuyunca az daha o şeftali parçacıkları boğazıma kaçıyordu.

İçinde meyve parçacıkları bile bulunan meyve suyu ile bize neler içirildiğine bakar mısınız Allah aşkına. Aynen aktarıyorum:

“Su, şeker (sakaroz, glikoz şurubu), şeftali püre konsantresi, şeftali parçacıkları (yüzde 2.2) kıvam artırıcı (pektin), asitliği düzenleyiciler (sitrik asit, malik asit), aromalar, antioksidan (askorbik asit), renklendirici (beta-karoten).

Bir litrelik bu meyve suyunun fiyatı 2 lira idi. Bir litre katkısız şeftali suyu elde etmek için herhalde birkaç kilo şeftali gerekir diye düşündüm ve bu meyve suyunun bu fiyata satılmasını da doğrusu anlayamadım.

Portakal şurubunda neler yok ki

İkinci renkli, albenili plastik şişenin üzerinde ise “portakal şurubu” yazıyordu.

Şimdi gelin etiket üzerinde ne yazdığına bakalım:

“Şeker, filtre edilmiş su, portakal konsantresi, asitliği düzenleyici (sitrik asit), portakal emülsiyonu, doğala özdeş portakal aroması, antimikrobial madde (sodyum benzoat, potasyum sorbat), antioksidan (askorbik asit), kıvam artırıcı (xantangum, guargum)”.

Portakal şurubu diye neler içtiğimize bakar mısınız? İçinde portakaldan başka ne ararsanız var. Hele de portakalın en bol olduğu şu mevsimde portakal şurubu alan oluyor mudur diye de merak ettim.

Sırada %100 elma suyu var

Hadi bu ilk ikisi beni hayâl kırıklığına uğrattı ama üzerinde “%100 elma suyu” yazan ve çok ünlü bir firmaya ait bu ürün herhâlde beslenme profesörünün bahsettiği “ısıl işlem görmemiş” meyve suyu olmalı diye heyecanlandım.

Üzerinde insanın ağzını sulandıran elma resimleri olan kutu üzerinde yazanları okuyunca “Bu kadar da olamaz” diyerek isyan ettim.

Aynen şunlar yazıyordu: “Pastörize edilmiş ve steril koşullarda doldurulmuştur”.

Taze meyveden şaşmayın

Sağlıklı beslenme için mevsim meyvelerinden şaşmamak ve özellikle de çocukları taze sıkılmış olsalar bile meyve sularına alıştırmamak lâzım.

BİR: Raf ömrü uzun meyve suyu elde etmek için şart olan pastörizasyon veya UHT gibi ısıl işlemler meyvelerdeki vitaminleri de, enzimleri de harap ediyor. Başka türlü bir sene bozulmayan meyve suyu elde etmek mümkün değil.

İKİ: Meyve sularına çeşitli bahanelerle neler eklendiğini yukarıdaki örneklerde gördünüz. Bu katkı maddelerine resmen izin verilmiş olsa aslında pek de güvenilecek şeyler olmadığını hatırlatmak isterim.

ÜÇ: Meyve sularına şeker eklenmese bile sağlığımız için uygun değil; çünkü meyve sularındaki şeker meyvenin şekerine göre kana daha hızlı ve daha fazla miktarda geçiyor. Bu, obezite ve diyabet bakımından çok önemli.

DÖRT: Meyve suyu elde edilirken atılan kabuk ve posa bağırsak sağlığı için çok önemli olması yanında meyve şekerinin daha kontrollü emilmesini sağladığı için de faydalı.

BEŞ: Meyve suyuna alışan çocuklar çiğnemekten ve katı yiyeceklerden hoşlanmaz oluyor.

Gelelim neticeye

İşte hakiki meyve suyu, yüzde 100 meyve suyu gibi sloganlarla üstelik bir beslenme profesörü tarafından tavsiye edilen meyve sularının ne “menem şey” olduklarını sanırım net olarak gördünüz.

Pastörize edilmiş, içine şeker ve birçok katkı maddesi eklenmiş içinde meyveden başka ne arasanız bulunan “boyalı sular” bize meyve suyu diye içirilmeye çalışılıyor.

Türkiye’ de yaşıyoruz. Her mevsime mahsus meyveler yetişen ülkemizin kıymetini bilelim. Taze meyveden şaşmayalım!

Obezite, diyabet, kalp-damar hastalıkları, kanserler, astım ve alerjiler başta olmak üzere birçok hastalığın her geçen gün neden arttığını da bir düşünün bakalım?

KAYNAKLAR 
http://www.ahmetrasimkucukusta.com/2010/02/05/yazilar/tip-yazilari/beslenme/gazozungazini-kaciracak-bir-yazi/ 
http://www.ahmetrasimkucukusta.com/2012/03/06/yazilar/tip-yazilari/beslenme/abur-cubur-olacagi-budur-3/ 

12.03.2012 Bu yazi 4211 defa okundu
Sonraki:
1  -  2  -  3  -  4  -  5  -  6  -  7  -  8  -  9  -  10
Sağlık Bakanlığının televizyon ekranlarında konuşacak kimselerle ilgili 'Ekran Sertifikası' girişimini nasıl buluyorsunuz?




 
  • Bir kıyamet silahı: GDO
    Sağlık ve Gıda Güvenliği Hareketi Başkanı ve aynı zamanda Yeni Söz Genel Yayın Yönetmeni Kemal Özer ile son yılların en tartışmalı konularından biri olan GDO’yu konuştuk. Kemal Özer ile sohbet tadında gerçekleştirdiğimiz Röportajımızda GDO’nun insanlığa ne tür zararlar verdiğini, aşıların neslimiz açısından nasıl büyük tehlikeler saçtığını, modern hayatın getirdiği hastalıklara, Modern Tıp olarak bilinen Rockefeller Tıbbı’nın neler getirdiğine, tohum konusunun önemine, Dünya nüfusunu azaltma planı uygulayan “Şeytani Akıl”ın ne tür tuzaklar kurduğunu ve Türkiye’de Gıda ve Tarım alanının ne durumda olduğunu ele aldık.
  • Etyen Mahçupyan: Modern tıp çok kibirli
    Gazeteci Etyen Mahçupyan tıp dünyasını pek çok hekimden daha iyi tanıyan isimlerden biri. Alternatif yaklaşımları yakından takip eden ve modern tıp yöntemlerini “beyaz mafya”, “Ortodoks tıp”, “modern dünyanın şamanları” gibi iddialı kavramlarla eleştiren Mahçupyan ile dosya konumuz kapsamında SD’nin yeni sayısı için konuştuk.
  • GDO zararsız diyen yalan söylüyor!
    Yeni yönetmelik ile artık yüzde 0,9'a kadar GDO içeren besinler serbest bırakılıyor. Bu besinlere kanunlarca yasaklanmasına rağmen, bebek mamaları da dahil...
  • Gıda politikaları milli güvenlik meselesidir
    “Tohum, su, toprak, aşı, ilaç dünyanın en etkin, en ölümcül, en siyasi ve en tehlikeli sessiz silahlarıdır” bu sözler, gıda ve tarım teması üzerinde Türkiye’nin en çok konuşulan isimlerden biri Gıda Hareketi Lideri Kemal Özer’e ait.
  • Şehirler arası su savaşı çıkacak!
    Prof. Mikdat Kadıoğlu, gelecekte yaşanaca meteorolojik felaketleri anlattı
  • Endüstriyel sütteki gizli tehlike!
    Onkolog Dr. Yavuz Dizdar'dan süt ve süt ürünlerin, kanser ve GDO hakkında çarpıcı tespitler...
Diğer mülakatlar:
1  -  2  -  3  -  4  -  5  -  6
Copyright © 2009 Sağlık ve Gıda Güvenliği Hareketi
Sitemizdeki bilgilerin her hakkı yazarı ve kaynağına aittir. Kaynak gösterilerek kullanılabilir
Yazılım ve Görsel Tasarım: İnforce Bilişim Teknolojileri