Son Dakika
Çarşamba, 12 Ağustos 2020 | Anasayfam yap | Favorilerime ekle    
Masal anlatmayın GDO’cular Melis Alphan
Sanki bu konuda yasamız yok gibi, “Yasal düzenleme gerek. Ticaret yapamıyoruz” sızlanmaları... “Siz Türkiye’nin büyümesini istemiyor musunuz?” serzenişleri... Aynı ezber laflar.

GDO’ya “sıfır tolerans” diyen sıkı bir yasal düzenlememiz var.
Bu, ithalatı imkânsız hale getiren bir düzenleme değil.
Ama gıda firmaları daha ucuza hammadde almak istiyor, GDO’suz hammaddeyle malını daha ucuza mal edemiyor, sıkıntısı ondan.
“İthalata bağlısın ama ithal ettiğin yere uymayan bir regülasyonun var” diyorlar.
Yanlış.
GDO bulaşıklığı konusunda mevzuatımız Avrupa ile birebir aynı. Biyogüvenlik Kurulu’nun onay vereceği genlerde 1000’de 9 oranında bulaşıklık değerine izin var. Ayrıca gümrükler zaten kim kime dum duma. Adam yurtdışından mısır getiriyor, test yapılıyor, mısır GDO’lu çıkınca mal ülkeyi hiç terk etmiyor, antrepoda bekliyor. Adam onu kâğıt üstünde yurtdışına göndermiş gibi yapıyor. Evrakı yeniden düzenliyor ve aynı GDO’lu mısırı hayvan yemi diye sokuyor. Sonrası Allah kerim.

Demeç gazeteciliği sağ olsun, bu hafta çarşaf çarşaf verilen ABD demeçlerine de şaşıramayız elbet.
GDO tekeli Monsanto’yla kucak kucağa oturan, dünyanın önde gelen pirinç ihracatçılarından ABD diyor ki:
“GDO’ya sıfır tolerans gösterirseniz, böyle olaylar görmeye devam edersiniz. Türkiye’nin GDO’ya sıfır tolerans uygulaması sürdürülemez. Bulaşıklık engellenemez. Cep telefonlarını analiz ettirin, orada da GDO çıkar”.
Amiyane tabirle demek istediği şu: “Tecavüz kaçınılmazsa zevk almaya bakın.”

Hemen burada hatırlatalım...
Obama, geçtiğimiz ay GDO tekeli Monsanto’yu dokunulmaz kılan yasa tasarısının altına imzasını attı.
Monsanto’yu Koruma Yasası sayesinde ABD’de mahkemeler yasadışı ve tehlikeli GDO ürünlerinin satış ve üretimi hakkında düzenleme yapamıyor.
Mahkeme, Tarım Bakanlığı’nın GDO’lu ürüne verdiği onay kararını bozsa dahi çiftçi o ürünü ekmek için Bakanlık’tan izin belgesi alabiliyor. Monsanto’yu baş tacı eden bir ülkenin yetkilileri de gelmiş bize akıl veriyor.

Hayır, ABD’lilerin dediği gibi “Bulaşıklığı engellemek imkânsız” değil.
GDO’lu ürünlerle GDO’suzu aynı gemide ya da açıkta taşımazsın. Ağzı kapalı çuvallarda taşırsın.
ABD yetkilileri dezenformasyon yapıyor, kafaları bulandırıyor.
Burada bizim Tarım Bakanlığı’na düşen GDO’lu mallarla diğerlerinin ayrı ayrı taşınması için mevzuatı düzenlemek.

Bu bir yana, biz uyurken başka hikâyeler de dönüyor.
Biyogüvenlik Kurulu halk sağlığını mı gözetiyor, yoksa ticareti mi, anlamak zor.
Zira ABD Büyükelçiliği’nin Washington’a gönderdiği raporda belirtildiği üzere, Biyogüvenlik Kurulumuz, Tarım Bakanlığı’na “izin verilmeyen” GDO’lu yemlere de 1000’de 1 bulaşıklık oranında tolerans gösterilmesi tavsiyesinde bulunmuş.

Tarım Bakanlığı tam bir yıl önce, 17 Nisan’da GDO’lu yemle beslenen hayvanlardan elde edilen gıdalara etiket konulacağı sözünü vermişti.
Hâlâ tık yok.

Bakın, GDO’lu yem bizde serbest ama ona bile ihtiyacımız olmayabilir.
FAO’nun 2009 rakamlarına göre Türkiye soyada en yüksek verimliliğe sahip ülke.
Sadece yem sanayisinin, hayvancılık sektörünün yem ihtiyacını yerli kaynaklardan karşılaması için Tarım Bakanlığı’nın politika geliştirmesi lazım.
“Gıdada çiklet al, çiklet sat, ekonomi büyüsün” laflarını bir kenara bırakalım da, önce kendi potansiyelimizi sonuna kadar kullanıyor muyuz, ona bakalım.

 

24.04.2013 Bu yazi 9609 defa okundu
    Sonraki:
    Korona virüsü hakkında ne düşünüyosunuz?

     
    • Bir kıyamet silahı: GDO
      Sağlık ve Gıda Güvenliği Hareketi Başkanı ve aynı zamanda Yeni Söz Genel Yayın Yönetmeni Kemal Özer ile son yılların en tartışmalı konularından biri olan GDO’yu konuştuk. Kemal Özer ile sohbet tadında gerçekleştirdiğimiz Röportajımızda GDO’nun insanlığa ne tür zararlar verdiğini, aşıların neslimiz açısından nasıl büyük tehlikeler saçtığını, modern hayatın getirdiği hastalıklara, Modern Tıp olarak bilinen Rockefeller Tıbbı’nın neler getirdiğine, tohum konusunun önemine, Dünya nüfusunu azaltma planı uygulayan “Şeytani Akıl”ın ne tür tuzaklar kurduğunu ve Türkiye’de Gıda ve Tarım alanının ne durumda olduğunu ele aldık.
    • Etyen Mahçupyan: Modern tıp çok kibirli
      Gazeteci Etyen Mahçupyan tıp dünyasını pek çok hekimden daha iyi tanıyan isimlerden biri. Alternatif yaklaşımları yakından takip eden ve modern tıp yöntemlerini “beyaz mafya”, “Ortodoks tıp”, “modern dünyanın şamanları” gibi iddialı kavramlarla eleştiren Mahçupyan ile dosya konumuz kapsamında SD’nin yeni sayısı için konuştuk.
    • GDO zararsız diyen yalan söylüyor!
      Yeni yönetmelik ile artık yüzde 0,9'a kadar GDO içeren besinler serbest bırakılıyor. Bu besinlere kanunlarca yasaklanmasına rağmen, bebek mamaları da dahil...
    • Gıda politikaları milli güvenlik meselesidir
      “Tohum, su, toprak, aşı, ilaç dünyanın en etkin, en ölümcül, en siyasi ve en tehlikeli sessiz silahlarıdır” bu sözler, gıda ve tarım teması üzerinde Türkiye’nin en çok konuşulan isimlerden biri Gıda Hareketi Lideri Kemal Özer’e ait.
    • Şehirler arası su savaşı çıkacak!
      Prof. Mikdat Kadıoğlu, gelecekte yaşanaca meteorolojik felaketleri anlattı
    • Endüstriyel sütteki gizli tehlike!
      Onkolog Dr. Yavuz Dizdar'dan süt ve süt ürünlerin, kanser ve GDO hakkında çarpıcı tespitler...
    Diğer mülakatlar:
    1  -  2  -  3  -  4  -  5  -  6
    Copyright © 2009 Sağlık ve Gıda Güvenliği Hareketi
    Sitemizdeki bilgilerin her hakkı yazarı ve kaynağına aittir. Kaynak gösterilerek kullanılabilir
    Yazılım ve Görsel Tasarım: İnforce Bilişim Teknolojileri