Son Dakika
Çarşamba, 14 Kasım 2018 | Anasayfam yap | Favorilerime ekle    
Kölelerin haklarını özlemle aramak...
Günümüz insanları kadim dönem kölelerinden daha çok çalışıyor. Kölelerin modern insandan daha özgür olduğunu belirten The New York Times, 'dünya bir sinir krizinin eşiğinde' diye yazdı.

Çalışmak daima stresli olmuştur. Bunu anlamak için eski Mısır'daki kölelere veya Ortaçağ köylülerine bakmak yeterli. Ama çölde taş taşıyıp feodalizm dönemi tarlalarında ırgatlık yapmasak da, modern kariyer baskıları sağlığımıza ve huzurumuza yönelik kendi tehditlerini getiriyor. Zaman darlığını düşünün. Eski bir köylü bile, en azından efendisinin keyfi yerindeyken birkaç saat dinlenebilirdi. Oysa günümüzün teknolojisi, çalışanları Ortaçağ prangası gibi sıkıştırıyor.

The New York Times'ta, "Daima ulaşılabilir olma baskısı, eskiden içgüdüsel olarak yenilenmeye ve güç toplamaya ayırdığımız zamanı olumsuz etkiliyor" diye yazan Tony Schwartz, kafein ve stres hormonuyla ayakta duran çalışanlar "daha tepkili, dalgın ve fevri" oldukları için, işgününde dinlenme zamanı hatta kısa uykular olmasını öneriyor. Ama bu fikirlerin çoğunun çalışma ortamında mümkün olmadığını da ekliyor. Çalışanlar kısa uyku dışında özeleştiriyi azaltarak da durumlarını düzeltebilir.
 
Kendilerine karşı merhametli olanlar daha az depresyon ve kaygı sorunu yaşıyor ve işteki sorunlarla daha iyi baş ediyor. Kişisel gelişim doçenti Kristin Neff, "Çoğu kişi bunu yanlış yapıyor çünkü kültürümüz kendine karşı katı olmak gerektiğini söylüyor" diyor. Güney Koreliler bunu iyi biliyor. İşte ve okuldaki baskılar öyle bunaltıcı ki, Mark McDonald The New York Times'ta, "Ülke ulusal bir sinir krizinin eşiğinde" diye yazdı. Korelilerin çok azının sorunlarını tartışmak için kendilerinden yardım almasından yakınan akıl sağlığı uzmanları, yüksek intihar oranından dolayı endişeli.

Psikolog Doktor Kim Hyong-soo, "Duygusal sorunlar hakkında açıkça konuşmak hâlâ tabu" diyor. McDonald'a göre tabu olmayan şey, iş çıkışı yapılan ve eşit ölçüde rekabetçi olan aşırı içme alışkanlığının biraz hafifletebildiği, maço ve acımasız çalışma ortamı. İçki sersemliği yaşamasanız da, işyerindeki ayak oyunları ömrünüzü kısaltabilir. Tel Aviv Üniversitesi'nde yürütülen 20 yıllık bir çalışma, iş arkadaşlarından sınırlı duygusal destek alan veya hiç almayanların ölme olasılığının 2,4 kat fazla olduğunu buldu. Patronunuzun işi de kolay olmayabilir. Yani o bir babun maymunuysa. Princeton Üniversitesi'nin Kenya'daki maymunlarla ilgili araştırmasında, alfa (baskın) erkeklerin topluluğun en alt basamağındaki maymunlar kadar stres sorunu yaşadığı görüldü. En iyi sonuçlar beta erkeklerinde bulundu.

The New York Times'ın haberine göre, "Daha az kavga eden ve eşlerini korumak için daha az çabalamak zorunda kalan beta erkeklerinin stres düzeyi çok daha düşük." Öyleyse belki de CEO olmak için uğraşmayı bırakıp başkan yardımcılığıyla mı yetinmeliyiz? Bir başka Kenya babunu sürüsü, işteki deneyime ışık tutabilir. Bu sürü, rakip gruba saldırıp kokuşmuş et yedikten sonra tüm baskın savaşçı erkeklerini kaybetti.

Natalie Angier The New York Times'ta şöyle yazdı: "Nüfus yapısındaki bu değişimle birlikte, barışçılığa doğru kültürel bir değişim yaşandı ve genelde tehlikeli olan babun hiyerarşisi yumuşadı. Tehdit, tokat ve ısırığın yerini sevgi gösterme ve birbirini temizleme hevesi aldı." Bu değişim sonraki nesilde de sürdü. Buradan çıkarılacak ders: Köle gibi çalıştıran amirleriniz size uşak gibi davranıyorsa ya darbe yapın ya da ölmeleri için dua edin.

The New York Times

12.09.2011 00:37:00 Bu haber 3204 defa okundu
Kölelerin haklarını özlemle aramak...
Sağlık Bakanlığının televizyon ekranlarında konuşacak kimselerle ilgili 'Ekran Sertifikası' girişimini nasıl buluyorsunuz?




 
Copyright © 2009 Sağlık ve Gıda Güvenliği Hareketi
Sitemizdeki bilgilerin her hakkı yazarı ve kaynağına aittir. Kaynak gösterilerek kullanılabilir
Yazılım ve Görsel Tasarım: İnforce Bilişim Teknolojileri