Son Dakika
Pazar, 5 Temmuz 2020 | Anasayfam yap | Favorilerime ekle    
Kolaya hayır! Prof Dr Sefa Saygılı
1980 yılında Coca Cola ve Pepsi Cola yüksek früktozlu mısır şurubuna dündüler. Amerikan tatlı içeceklerinin neredeyse tümünde şeker kamışından üretilen tadlandırıcı artık kullanmamaktadır.

Böylelikle şekeri terk etmekle %20’den %30’a kadar bir tasarruf yapıldı. Yani kâr marjı artırıldı. Bu aynı zamanda obezitenin patlaması demekti. 1976’daki %65 obezite oranı 1988’de %23’e ve 1999’da ise %31’e tırmanmıştır. Yani gazlı içecek tüketimi ile obezitenin artışı paralel  bir seyir izlemektedir.

ABD’de 1971’de 2005’e  gazlı içecek tüketimi kişi başına iki katına çıkmıştır ve Amerikalı başına 35,5 cl’lik 575 şişe gibi bir ortalamaya ulaşmıştır.

Glikoz-früktoz şuruplarını gazlı içeceklere katılışından bu yana yeni yetişen Amerikalıların obezite oranı %6’dan  %16’ya çıkmıştır.

Gerçekte böylesine bir başarıyla satış patlaması yapan gazlı içecek  artık alınan kalorilerin birincil kaynağı ve aynı zamanda da “ülkenin en tüketilen besini” olmuştur!

Halbuki kola kesinlikle tüketilmemesi gereken bir içecektir. Çünkü:

·         Kola tüketimi arttıkça obez veya aşırı kiloluların oranı da artmaktadır. Özellikle glikoz-früktoz şurubu kolalarda  kullanılmaya başlayınca bu daha belirgin hale gelmiştir.

·         Çocuklar ve yeni yetişenlerde diyabete yakalananlar sayıca çoğalmaktadır. Artık şu söz uzmanların ortak haykırışıdır:

"Şayet bunun için hiçbir şey yapılmazsa, bu neslin mensupları ebeveynlerinden daha kısa süre  yaşayacaklar ve hayatları  boyunca da pek çok hastalığa yakalanacaklardır.”

·         Gençler günlük kalori ihtiyaçlarının %13’ünü gazlı içeceklerden karşılamaktadırlar. Özellikle glikoz –früktoz şurubunun kolaya  katılmasıyla yeni yetişen ABD’lilerdeki obezite oranı %6’dan %16’ya çıkmıştır.

·         Gazlı içecekler  dişlere de zarar verirler. Bu içeceklerin düzenli olarak içilmesiyle diş çürümelerinin gelişmesine ortam oluşur, diş minelerinde aşınma vukubulur.

·         Kemik erimesi; kırılgan kemiklerin hastalığı denen osteoporoz  toplumda yükselmektedir. Yeni yetişenlerde kemik yoğunluğu bu yüzden daha düşüktür. Çünkü kafeinin alınması vücudun dışarıya daha çok kalsiyumu atmasına yol açar.

·         Koladaki kafein bağımlılık yapabilmektedir. 12-16 yaş arasındaki çocuklar kafein alımını birden bire bıraktıklarında, dikkat dağınıklıkları ve zihinsel faaliyetlerinde verim düşüklüğü belirtilerine  maruz kaldıklarını tespit edilmiştir.

·         Kolada  glikoz-früktoz şurubu kullanılmasından bu yana ABD toplumunda obezite ve diyabetli sayısında patlama yaşanmaktadır. Ama bu şuruplar aynı zamanda kandaki yağ asitlerinde artışa da yol açarlar. Yani bu kalp hastalıkları tehlikesinde  artış demektir.

·         George Bray: “Genç çocukların glikoz –früktoz şuruplarına yönlendirilmesi onların beyinlerinde zararlı etkilere sebep olur ve kötü izler bırakabilir. Obezite, daha mümkün  ve daha zor denetlenir duruma gelir.”  demektedir.

·         Mısır şurubu ile şekerin farkına gelince: Kola  içindeki şeker  içeni hasta yapar, kolanın  fazla içilmesine engel olur. Ancak şurup katılınca 2 veya 3 litre kola kusmadan içilebilir. Üstelik birkaç   dakika sonra yeniden başlamak mümkün olur.  Çünkü iştah düzeni bozulmakta,  aşırı kalori alımı ve şişmanlıkta artma ortaya çıkmaktadır.

24.08.2012 Bu yazi 4615 defa okundu
Korona virüsü hakkında ne düşünüyosunuz?

 
  • Bir kıyamet silahı: GDO
    Sağlık ve Gıda Güvenliği Hareketi Başkanı ve aynı zamanda Yeni Söz Genel Yayın Yönetmeni Kemal Özer ile son yılların en tartışmalı konularından biri olan GDO’yu konuştuk. Kemal Özer ile sohbet tadında gerçekleştirdiğimiz Röportajımızda GDO’nun insanlığa ne tür zararlar verdiğini, aşıların neslimiz açısından nasıl büyük tehlikeler saçtığını, modern hayatın getirdiği hastalıklara, Modern Tıp olarak bilinen Rockefeller Tıbbı’nın neler getirdiğine, tohum konusunun önemine, Dünya nüfusunu azaltma planı uygulayan “Şeytani Akıl”ın ne tür tuzaklar kurduğunu ve Türkiye’de Gıda ve Tarım alanının ne durumda olduğunu ele aldık.
  • Etyen Mahçupyan: Modern tıp çok kibirli
    Gazeteci Etyen Mahçupyan tıp dünyasını pek çok hekimden daha iyi tanıyan isimlerden biri. Alternatif yaklaşımları yakından takip eden ve modern tıp yöntemlerini “beyaz mafya”, “Ortodoks tıp”, “modern dünyanın şamanları” gibi iddialı kavramlarla eleştiren Mahçupyan ile dosya konumuz kapsamında SD’nin yeni sayısı için konuştuk.
  • GDO zararsız diyen yalan söylüyor!
    Yeni yönetmelik ile artık yüzde 0,9'a kadar GDO içeren besinler serbest bırakılıyor. Bu besinlere kanunlarca yasaklanmasına rağmen, bebek mamaları da dahil...
  • Gıda politikaları milli güvenlik meselesidir
    “Tohum, su, toprak, aşı, ilaç dünyanın en etkin, en ölümcül, en siyasi ve en tehlikeli sessiz silahlarıdır” bu sözler, gıda ve tarım teması üzerinde Türkiye’nin en çok konuşulan isimlerden biri Gıda Hareketi Lideri Kemal Özer’e ait.
  • Şehirler arası su savaşı çıkacak!
    Prof. Mikdat Kadıoğlu, gelecekte yaşanaca meteorolojik felaketleri anlattı
  • Endüstriyel sütteki gizli tehlike!
    Onkolog Dr. Yavuz Dizdar'dan süt ve süt ürünlerin, kanser ve GDO hakkında çarpıcı tespitler...
Diğer mülakatlar:
1  -  2  -  3  -  4  -  5  -  6
Copyright © 2009 Sağlık ve Gıda Güvenliği Hareketi
Sitemizdeki bilgilerin her hakkı yazarı ve kaynağına aittir. Kaynak gösterilerek kullanılabilir
Yazılım ve Görsel Tasarım: İnforce Bilişim Teknolojileri