Son Dakika
Salı, 29 Eylül 2020 | Anasayfam yap | Favorilerime ekle    
Kırım Kongodan ölenler, can değil miydi? Çetin Oranlı
‘Domuz gribi’ etrafında yapılan fırtınalı tartışmalara ve oluşturulan panik atmosferine şaşmamak elde değil. Alanında genel olarak son derece önemli işler yapan, ‘reformist yönetici’ profili çizen Sağlık Bakanı Recep Akdağ, bu defa kantarın topuzunu epey kaçırmışa benziyor.

Hadi, ‘Bakanlık gereğinden fazla hassas davranıyor’ deyip durumu anlamaya çalışalım ama her akşam televizyon kanalları tarafından evlerimize pompalanan ‘panik gazı’na ne demeli? Yaygın medyanın bu yaklaşımının temel nedeni; bizdeki televizyonculuk anlayışının ‘çeviri haberciliği-programcılığı’ üzerinden gitmesidir. Bu nedenle Amerikan televizyonlarının gündem oluşturmada izlediği yöntemler, çok izlenmek için yaptığı profesyonel numaralar, yeni şeyler üretmekte sıkıntı çeken görsel medyamızın ‘kopyala-yapıştır’ felsefesini uygulamakta imdadına yetişiyor…
Sağlık Bakanlığı, bu ülkede yaşayan tüm vatandaşların sıhhatinden sorumlu olduğuna göre, yazılı-görsel-işitsel medyada da halkın sorunlarını gündeme getirmek ve bu doğrultuda çözüm için gündem oluşturmakla yükümlü bulunduğuna göre şu çelişkilerin cevabını aramamız gerekmiyor mu?

‘Küresel ilaç devlerinin iştahını açan’ domuz gribi için çocukların psikolojisini etkileyecek düzeyde panik atmosferi oluşturulurken, aynı hassasiyet son 7 yılda 200’e yakın insanımızın hayatına mal olan Kırım Kongo Kanamalı Ateşi hastalığı için gösterilmedi?

Domuz gribinden Türkiye’de kaç kişi hayatını kaybetti?

Sadece 3 kişi. Bu kayıplarda da domuz gribi yan faktör…

Kene ısırmasıyla bulaşan Kırım Kongo Kanamalı Ateşi hastalığından yılda kaç kişi hayatını kaybediyor?

Şimdi sıkı durun…

Sağlık Bakanlığı verilerine göre 2008 yılında bin 315 kene vakıası yaşanmış ve 63 kişi hayatını kaybetmiş.
2007 yılında 33, 2006’da 27, 2005’te 13, 2004’te 13, 2002-2003’te de 6 kişi hayatını kaybetmiş. 2009 yılının kayıplarını da eklediğimizde Türkiye’nin iç kesiminde dalga dalga yayılan kene vakıasından 200’e yakın can kaybımız var.

Ne hikmetse Kırım Kongo’dan ötürü ölenler için ne yaygın medya, ne de Sağlık Bakanlığı domuz gribinde örneğini gördüğümüz türden bir kampanya başlatmamıştı… Sebebi kene ısırması sonucu hayatlarını kaybedenlerin çoğunlukla kırsal kesimde yaşayan garibanlar olmasın? Yasalara göre herkes eşittir değil mi? Ama yazar George Orwell’ın dediği gibi; ‘Bazıları daha fazla eşittir.’ Kene ısırığından ölenler uçağa binemez, çoğunlukla köylerde yaşayan gariban insanlardır… Onların hayatının yurtdışından gelirken havaalanlarında termal kamerada ‘domuz gribi’ olduğu tespit edilen insanlarla eşit olduğunu düşünmek safdilik olurdu değil mi?

Ramazan Bayramı’na geri dönelim… 4 günlük bayram tatilinde 99 insanımız trafik kazaları sonucu hayatını kaybetmemiş miydi?
Niye Kırım Kongo Kanamalı Ateşi’ne ve trafik kazalarına yönelik kapsamlı bir kampanya başlatılmıyor? Sağlık Bakanlığı ve yaygın medyamız için cazip bir alan değil mi? İlaç endüstrisinin devleri, Kırım Kongo Kanamalı Ateşi hastalığı için bir şey üretmiş olsa, yine aynı vurdumduymazlık devam eder miydi?

Dahası şu sorunun da cevabını bulmak gerekir; lafa gelince mangalda kül bırakmayan üniversitelerimiz, tıp fakültelerimiz, tıbbi araştırma kurumlarımız gerek Kırım Kongo Kanamalı Ateşi, gerekse domuz gibi-kuş gribi gibi hızla yayılan hastalıklara derman olabilecek hangi adımı attılar, hangi çabayı gösterdiler? Bir defa da ‘bu bizim üretimimiz’ diyebileceğimiz bir aşıyı göremeyecek miyiz?
Daha çok bekleriz; öyle değil mi?

Ziyaretçi Yorumları (Toplam 1 yorum)
  • ibrahim halil ASLAN
    perişan oldum ALLAH bu kargaşanın bu felaketin sorumluların müstehakını wersin inşllh
    slm ben tm 1.5 seneyi aşkın hastayım we hiçdee iyii değilim bu domuz gribi nedeniyle çok korkmuştum heran bulaşacak heran bişe olcak diyee korkudan ölme derecesine gelmiştim we sonunda hastalandım şuan pisikolojik tedawi görüyorum ama faydasız dayanılmaz ağrılarım oluyor dayanamıyorm artık nereye gitsem pisikolojik diyip geçiyolar we iki senedir iki defa kene tarafından ısırıldım ruh halim iyice perişan hale geldi yalwarıyorum şimdi ben neyapmalıyım kimden hesap sormalıyım beni bu hale getirenler sğlık bkanlığı medya dewlwt her kimse cezasını ceksinler artık dayanamıyorm sesimi duyun ne olur.
    19.08.2011 16:01:45
02.11.2009 Bu yazi 5865 defa okundu
Korona virüsü hakkında ne düşünüyosunuz?

 
  • Bir kıyamet silahı: GDO
    Sağlık ve Gıda Güvenliği Hareketi Başkanı ve aynı zamanda Yeni Söz Genel Yayın Yönetmeni Kemal Özer ile son yılların en tartışmalı konularından biri olan GDO’yu konuştuk. Kemal Özer ile sohbet tadında gerçekleştirdiğimiz Röportajımızda GDO’nun insanlığa ne tür zararlar verdiğini, aşıların neslimiz açısından nasıl büyük tehlikeler saçtığını, modern hayatın getirdiği hastalıklara, Modern Tıp olarak bilinen Rockefeller Tıbbı’nın neler getirdiğine, tohum konusunun önemine, Dünya nüfusunu azaltma planı uygulayan “Şeytani Akıl”ın ne tür tuzaklar kurduğunu ve Türkiye’de Gıda ve Tarım alanının ne durumda olduğunu ele aldık.
  • Etyen Mahçupyan: Modern tıp çok kibirli
    Gazeteci Etyen Mahçupyan tıp dünyasını pek çok hekimden daha iyi tanıyan isimlerden biri. Alternatif yaklaşımları yakından takip eden ve modern tıp yöntemlerini “beyaz mafya”, “Ortodoks tıp”, “modern dünyanın şamanları” gibi iddialı kavramlarla eleştiren Mahçupyan ile dosya konumuz kapsamında SD’nin yeni sayısı için konuştuk.
  • GDO zararsız diyen yalan söylüyor!
    Yeni yönetmelik ile artık yüzde 0,9'a kadar GDO içeren besinler serbest bırakılıyor. Bu besinlere kanunlarca yasaklanmasına rağmen, bebek mamaları da dahil...
  • Gıda politikaları milli güvenlik meselesidir
    “Tohum, su, toprak, aşı, ilaç dünyanın en etkin, en ölümcül, en siyasi ve en tehlikeli sessiz silahlarıdır” bu sözler, gıda ve tarım teması üzerinde Türkiye’nin en çok konuşulan isimlerden biri Gıda Hareketi Lideri Kemal Özer’e ait.
  • Şehirler arası su savaşı çıkacak!
    Prof. Mikdat Kadıoğlu, gelecekte yaşanaca meteorolojik felaketleri anlattı
  • Endüstriyel sütteki gizli tehlike!
    Onkolog Dr. Yavuz Dizdar'dan süt ve süt ürünlerin, kanser ve GDO hakkında çarpıcı tespitler...
Diğer mülakatlar:
1  -  2  -  3  -  4  -  5  -  6
Copyright © 2009 Sağlık ve Gıda Güvenliği Hareketi
Sitemizdeki bilgilerin her hakkı yazarı ve kaynağına aittir. Kaynak gösterilerek kullanılabilir
Yazılım ve Görsel Tasarım: İnforce Bilişim Teknolojileri