Son Dakika
Cumartesi, 26 Eylül 2020 | Anasayfam yap | Favorilerime ekle    
Kansere, egzersiz ile savaş açın Dr İslam Yıldırım
Kanser haslalarının yorulmaması gerektiği konusunda toplumda yaygın bir kanı ve uygulama vardır. Peki bu uygulama ne kadar doğru?

Radyolog doktor Büchter, ölümü beklerken ‘mucize’ gibi iyileştiği Bodrum’da her gün iki saat yüzüyor, üç saat yürüyüş yapıyor.



Alman Gabrielle Büchter 15 yıl önce kansere yakalandı. Akciğerinde başlayıp vücuduna yayılan kanser nedeniyle doktorlar 'Üç ay ömrün kaldı. Git güzel bir yerde son günlerini geçir' dediler. O da Bodrum'a yerleşti. Bu yıl Bodrum'da 15. senesi.

'Üç ay ömür' Bodrum'da uzadı

Almanya’da yakalandığı kanser nedeniyle doktorların en fazla üç ay ömür biçtiği 55 yaşındaki Dr. Gabrielle Büchter, son günlerini geçirmek üzere yerleştiği Bodrum’da hayata tutunmayı başardı. Yüzme, düzenli spor ve çam havası sayesinde Bodrum’da 15’inci yılını dolduran Büchter, “Doktorlar ‘dünyanın en güzel yerine git son günlerini orada yaşa’ dediklerinde bir an tereddüt etmeden Bodrum’a gelip yerleştim. Çam havası ve günde beş saat sporla 15 yıldır yaşıyorum. Bodrum aşkı ve insanların sevgisiyle hayata tutundum, artık başka bir yere gitmem” dedi.

Almanya’nın Hannover kentindeki özel bir hastanede radyolog doktor olarak çalışırken önce akciğer kanserine, altı ay sonra da yumurtalık ve kalın bağırsak kanserine yakalandığını, beyninde ise metastaz tespit edildiğini öğrenen bir çocuk, üç torun sahibi Gabrielle Büchter, kemoterapi ve çeşitli ilaç tedavilerine başladı. Tedaviler olumlu sonuç vermedi, kanser ilerledi.

Doktorlar 1994 yılında Büchter’e artık yapılabilecek bir şey kalmadığını sadece üç aylık ömrü olduğunu, bunu iyi değerlendirmesi gerektiğini söyledi. Bunun üzerine emekli olup tüm parasıyla Bodrum’un Güvercinlik köyü yakınlarında bir çiftlik evi satın alan Büchter buraya yerleşti.

Büchter, 15 yıl önce yerleştiği Bodrum’da her gün üç saate yakın yürüyüş yaparak ve bahçesindeki havuzda günde iki saate yakın yüzerek yaşama yeniden tutundu.

Bodrum’a yerleşmesinin 15’inci yılını iki gün önce turizmci Sedat Alparslan ve Türk dostlarıyla birlikte kutlayan Büchter, “Yürüyecek durumda değildim” dediği o günleri şöyle anlattı:

“Doktorlar üç ay ömrümün kaldığını söyleyince inanmak istemedim, ancak tüm tıbbi tetkikler ve her türlü tedavi yöntemi uygulanmış çare bulunamamıştı. Doktorların kararından sonra 15 yıl önce eşimle birlikte gelip âşık olduğum Bodrum’a yerleşme ve ömrümün son günlerini burada yaşamaya karar verdim. Çam ormanları ve zeytinlikler arasındaki çiftliğimde günde beş saate yakın spor yaparak ve çiftlikte yetiştirdiğim organik ürünlerle beslenerek hayata yeniden tutundum. Koşu, yürüyüş ve yılın 12 ayı yaptığım yüzme egzersizleri beni hem dinç hale getirdi hem de yeniden sağlığıma kavuşmamı sağladı. Bodrum’a geldiğimde yürüyecek durumda değildim. Buranın sihirli havası yaşantımda gerçek bir mucize yarattı. Sağlığımın iyi olduğunu öğrenen ve benim gibi hastalığa yakalanan dört Hollandalı ve üç Alman aile buradan ev alarak yerleşti. Şu anda hastalıklardan bir eser kalmadı. Cep telefonu, bilgisayar kullanmıyorum, televizyon seyretmiyorum. Ömrümün burada geçireceğim.”

Kanserlerin mekanizması tam olarak açıklanamamıştır , kanser tedavileri, ileri sürülen kanser teorilerinden hareketle geliştirilen ilaçlarla yapılmaktadır.

Bizim burada anlatacağımız mekanizma ise daha sonra uluslar arası yayını yapıldıktan sonra yayınlanacak kanser teorisine dayanmaktadır.

Kısaca tüm kanser hücrelerinin sahip olduğu bir gücü vardır. Vucut hücrelerinin de bir gücü bulunmaktadır. Kanserin yayılması kanser hücrelerinin vucut hücrelerine karşı baskın güce ulaşması ile başlar. Yayılmaya karşı alınacak en önemli tedbirlerden biri vucut hücrelerinin gücünü kanser hücrelerinin gücünün üstüne çıkarmaktır.

Haberde meslektaşımız hanımefendi günlük 3 saat yürüyüş ,2 saat kadar yüzdüğünü belirtmiş. bu yapılanlar vucudun üretiği gücü kanser hücrelerinin sahip olduğu gücün üstüne taşımıştır. Vucuttaki hücreler ileri düzeydeki egzersizlerden kaynaklanan güç yükselmesi ile kanser hücrelerin ilerlemesini durdurup, gerilemesini sağlamış, hastalık baskı altına alınmış ve kaybolmaya yüz tutmuştur.

Hastamız günlük bir saat yürüyüş yapsa idi, üretilen güç yeteriz kalabilir ve hasta kaybedilebilirdi.

Bu egzersiz tarzı bir çok hasta da olumlu sonuç verecektir , bu sistemin iyi bir planlama ile doktor gözetiminde yapılmasını tavsiye ederiz.

Sağlıklı kişiler ise düzenli egzersiz yaparak kansere karşı hücrelerinin güçlerini artırarak koruyucu olarak faydalanabilirler.

Egzersiz hücrelerin güçlenmesini sağlayıp vücut direncini artırmakta. Daha diri, daha genç, bir çok hastalığa karşı koyabilen bir bedene sahip olabilirsiniz. Psikolojik rahatsızlıklardan, cinsel performans düşüklüğüne, bir çok hastalığınıza faydalı olacaktır, yaşlanmanızı geçiştirerek sağlıklı uzun yaşamın önünü açacaktır.

Egzersizi bir yaşam tarzına getirmiş, sağlıklı bir topluma doğru hep beraber koşalım.

21.06.2010 Bu yazi 5024 defa okundu
Korona virüsü hakkında ne düşünüyosunuz?

 
  • Bir kıyamet silahı: GDO
    Sağlık ve Gıda Güvenliği Hareketi Başkanı ve aynı zamanda Yeni Söz Genel Yayın Yönetmeni Kemal Özer ile son yılların en tartışmalı konularından biri olan GDO’yu konuştuk. Kemal Özer ile sohbet tadında gerçekleştirdiğimiz Röportajımızda GDO’nun insanlığa ne tür zararlar verdiğini, aşıların neslimiz açısından nasıl büyük tehlikeler saçtığını, modern hayatın getirdiği hastalıklara, Modern Tıp olarak bilinen Rockefeller Tıbbı’nın neler getirdiğine, tohum konusunun önemine, Dünya nüfusunu azaltma planı uygulayan “Şeytani Akıl”ın ne tür tuzaklar kurduğunu ve Türkiye’de Gıda ve Tarım alanının ne durumda olduğunu ele aldık.
  • Etyen Mahçupyan: Modern tıp çok kibirli
    Gazeteci Etyen Mahçupyan tıp dünyasını pek çok hekimden daha iyi tanıyan isimlerden biri. Alternatif yaklaşımları yakından takip eden ve modern tıp yöntemlerini “beyaz mafya”, “Ortodoks tıp”, “modern dünyanın şamanları” gibi iddialı kavramlarla eleştiren Mahçupyan ile dosya konumuz kapsamında SD’nin yeni sayısı için konuştuk.
  • GDO zararsız diyen yalan söylüyor!
    Yeni yönetmelik ile artık yüzde 0,9'a kadar GDO içeren besinler serbest bırakılıyor. Bu besinlere kanunlarca yasaklanmasına rağmen, bebek mamaları da dahil...
  • Gıda politikaları milli güvenlik meselesidir
    “Tohum, su, toprak, aşı, ilaç dünyanın en etkin, en ölümcül, en siyasi ve en tehlikeli sessiz silahlarıdır” bu sözler, gıda ve tarım teması üzerinde Türkiye’nin en çok konuşulan isimlerden biri Gıda Hareketi Lideri Kemal Özer’e ait.
  • Şehirler arası su savaşı çıkacak!
    Prof. Mikdat Kadıoğlu, gelecekte yaşanaca meteorolojik felaketleri anlattı
  • Endüstriyel sütteki gizli tehlike!
    Onkolog Dr. Yavuz Dizdar'dan süt ve süt ürünlerin, kanser ve GDO hakkında çarpıcı tespitler...
Diğer mülakatlar:
1  -  2  -  3  -  4  -  5  -  6
Copyright © 2009 Sağlık ve Gıda Güvenliği Hareketi
Sitemizdeki bilgilerin her hakkı yazarı ve kaynağına aittir. Kaynak gösterilerek kullanılabilir
Yazılım ve Görsel Tasarım: İnforce Bilişim Teknolojileri