Son Dakika
Çarşamba, 14 Kasım 2018 | Anasayfam yap | Favorilerime ekle    
Kabağın yararları
Kızartması, dolması tatlısı gibi birçok şekilde tüketilen kabağın yararları, zararları nelerdir? Kimler yemeli kimler yememeli? Zayıflamak isteyenler için yararları.

Her ne kadar yaktıyn adı yaygınsa da, kabağa Dübbâ ve Kara da denilir. Kabak kelimesi sözlükte: Kar­puz, acur ve hıyar gibi, bir kök üzerinde dikilmeyen her ağaca verilen isimdir.

 

Allah-ü Teâlâ da Kur'an'da: “Onun için geniş yapraklı bir bitki bitirdik” (Saffat 146) Ayet-i Kerim’inde sözü edilen bitkinin kabak olduğu belirtilir.

 

Kök üzerine dikilmeyen bitkiye necm denir, ağaç den­mez. Ağaç, kökü olana denir. Dil bilginlerinin görüşleri bu yoldadır. O halde Cenâb-ı Hak, nasıl olur da: "Geniş yapraklı bir ağaç" der deni­lirse; Cevap şu olur: Şecer kelimesi başlı başına kökü olup da kökünün üzerinde dikilen her bitki için kullanılır, ancak bir başka kelimeyle birlikte kullanıldığı zaman anlamı değişir. İsimlerin başlı başına ve bir kelimeyle birlikte kullanılması konusu, anlayışa olan büyük katkısı ve dildeki derecelendirme açısından önemli bir konu­dur.

 

Kur'an'da adı geçen yaktıyn kabağın kökenidir, meyvesi­ne de dubbâ, e'l-Kara' ve şecerete'l-Yaktıyn denir.

 

Buhârî ve Müslim'in Sahîh'lerinde Enes İbn-i Mâlik r.a.'in rivayet ettiği hadislerdendir. Sabit olduğuna göre Enes r.a. şöyle anlatır: “Bir terzi, hazırladığı yemeğe Peygamber Efendimiz s.a.v.’i davet etti. Enes İbn-i Mâlik r.a. der ki: Ben de Peygamber Efendimizle birlikte gittim. Terzi Peygamber Efendimize bir miktar arpa ekmeği, bir miktar da çorba sundu. Çorbanın içinde kabak ve kuru et parçaları vardı. Ye­mek sırasında Peygamber Efendimiz s.a.v.’in, yemek kabının çevresinden kabak araştırdığını gördüm. Artık o günden îtibâren her zaman kabağı sever oldum, der.”

 

Ebû Tâlût r.a. diyor ki: Ben Enes İbn-i Mâlik r.a.’in yanına girdim, bir yandan kabak yiyor, diğer yandan da: "Ey bir bitkinin meyvesi olan kabak, seni bana sevdiren şey nedir? Allah'ın elçisinin seni sevmesidir" diyordu.

 

Gaylâniyât'da İbn-i Hişâm'ın Ürve'den Onun da babasından, onun da Âişe r.a.'den rivayet ettiği hadislerdendir. Âişe r.a. şöyle der: “Peygamber efendimiz buyurdular ki: "Ey Âişe, tencereyi kaynattığınız zaman, tencereye çokça ka­bak koyunuz. Zira kabak, üzgün insanın kalbini kuvvetlendirir" buyurdular.

 

Kabak, serin ve nemlidir.
Vücûda az bir besin verir.
Mîdeden aşağı hızla kayar.
Sindirim öncesi niteliğini kaybetmezse mîdede iyi bir kimüs oluşturur.
Kendisinden, birlikte bulunduğu besinlere uyum gösteren iyi bir kimüsün doğması, kabağın özelliğindendir.

 

Hardalla birlikte yenirse, yakıcı bir karışım, tuzla birlikte yenirse tuzlu bir karı­şım meydana gelir, kabız yapan besinle birlikte de kabız yapar.

Ay­vayla birlikte pişirilirse vücuda iyi gelen bir besin olur.

 

Kabak, sıvıya yakın bir inceliktedir. Nemli ve balgamımsı bir besin oluşturur. Sıcakkanlı insanlara fayda sağlar, soğukkanlı ve fazla balgamlı insanlara uygun değildir. Kabağın suyu susuzluğu keser, içildiği veya kendisiyle baş yıkandığı zaman, ateşli baş ağrısını gide­rir.

 

Nasıl kullanılırsa kullanılsın mutlaka karnı yumuşatır. Ateşli insan­lar kabağın benzeriyle tedavi edilemezler. Kabaktan daha erken fayda veren bir besin maddesi de yoktur.

 

Kabağın yararlarından biri de; hamurla sıvanarak fırın veya tan­dırda kızartılıp, suyu çıkarılarak bâzı hoşa giden içeceklerle birlikte içildiğinde yüksek ateşli sıtmanın ateşini düşürmesi, susuzluğu kesmesi ve güzel bir besin maddesi olmasıdır. Turunç ve terbiyeli ayvay­la birlikte içildiğinde, sırf safra ishali yapar.

 

Kabak pişirilir de biraz bal ve biraz da karbonatla birlikte suyu içilirse balgamı ve beraberinde acılığı söker atar. Dövülerek sargı ya­pılır ve bıngıldağa sarılırsa, beyindeki ateşli şişliklere faydalı olur. Ka­buğu sıkılarak suyu gülyağıyla karıştırılır da bu karışımdan kulağa damlatılırsa ateşli şişliklere faydalı olur. Kabağın kabuğu, gözdeki ateşli şişliklere ve ateşli nigrîs hastalığına faydalıdır.

 

Kabak, sıcak karakterli insanlara ve sıtmalılara son derece fay­dalıdır. Mîdede bayağı bir kimüse rastladığında onun yapısına dönüşür ve niteliğini kaybeder, vücutta bayağı bir karışım meydana getirir. Zararını gidermek, sirke ve mürrü safî ile mümkündür.

Özet olarak kabak; besinlerin en yumuşaklarından ve en kısa zamanda etkilenenlerindendir. Enes r.a.'den zikredildiğine göre; Peygamber efendimiz kabağı sık yerlerdi.

İbn-i Kayyim El Cevziyye’nin Tıbbu’n Nebevi adlı eserinden alınmıştır.
 

Adına sûre inen meyve

Şifa taneleri

Ziyaretçi Yorumları (Toplam 1 yorum)
  • aönıma jacker
    fayda
    neden çok kağın gfaydaları yazmıyoorrrrrrrr???????????????????????
    28.12.2010 21:32:34
09.05.2009 17:34:00 Bu haber 29689 defa okundu
Kabağın yararları
Sağlık Bakanlığının televizyon ekranlarında konuşacak kimselerle ilgili 'Ekran Sertifikası' girişimini nasıl buluyorsunuz?




 
Copyright © 2009 Sağlık ve Gıda Güvenliği Hareketi
Sitemizdeki bilgilerin her hakkı yazarı ve kaynağına aittir. Kaynak gösterilerek kullanılabilir
Yazılım ve Görsel Tasarım: İnforce Bilişim Teknolojileri