Son Dakika
Pazar, 9 Ağustos 2020 | Anasayfam yap | Favorilerime ekle    
İstanbul Sözleşmesi’nden kurtulduk derken, şimdi de Gıda Kanunu Tasarısı! Yusuf Kaplan
Önce İstanbul Sözleşmesi, şimdi de Gıda Kanunu Tasarısı... Bu ülkede dert bitmiyor bir türlü!

AİLE YAPIMIZA KÜRESEL BİR SALDIRI VAR! AİLEYİ DİNAMİTLEYEN BÜTÜN YASALAR DEĞİŞTİRİLMELİ!

İstanbul Sözleşmesi’nden çıkılmasına dair talimatı verdi Cumhurbaşkanı Erdoğan sonunda.

Aileyi dinamitleyen bir sözleşmeydi İstanbul Sözleşmesi: Yaratılıştan gelen cinsel kimliği beğenmeyip değiştirmeye soyunan, toplumsal cinsiyet eşitliği masalıyla cinsel tercih yönelimini kişiye bırakan, Yaratıcı’ya meydan okumaya kalkışan sapkın bir türün varlığını, ilişki biçimlerini meşrulaştıran, zamanla sapkın eşcinsel evliliklerin önünü sonuna kadar açan ürpertici bir Sözleşme bu!

Türkiye’nin bu sözleşmeden çıkması için nasıl mücadele ettik öyle! Erdoğan’ın Sözleşme’den çıkılması talimatı vermesi, bu işe son noktayı koydu.

Ne kadar yuva yıkıldı! CEDAW’la başlayan, Süresiz Nafaka ile dayanılmaz boyutlar kazanan haksız, hukuksuz bir süreç var... Aileyi aldım adım dinamitleyen, toplumsal dokularımızı tarumar eden berbat bir süreç...

Ailenin çökertilmesene göz yumulamaz! Kadın cinayetlerine, şiddetine de göz yumulamaz!

Kadına cinayeti, tecavüzü, şiddeti önlemenin yolu, aileyi zayıflatmak olabilir mi?! Bu nasıl bir mantık! Sapla samanı karıştırmakta üstümüze yok gerçekten!

Oysa ailenin en güçlü olduğu bir toplum bizim toplumumuz, şu çivisi çıkmış dünyada. O yüzden ailenin çökertilmesi ve neslin yok edilmesi gibi küresel lobilerin güdümünde derin, karmaşık ve çok cepheli bir saldırı var ülkemize karşı!

Hükümet, her bakımdan daha dikkatli olmak, bu ülkeyi ayakta tutan toplumu, aileyi, değerlerimizi korumak zorunda. Aileyi, toplumu, değerlerimizi koruyamayacak bir hükümet olabilir mi!

Hükümete baskı yapan, komisyonlara sızan küresel baronların sözcüsü ve gözcüsü gibi hareket eden bazı kişiler olabilir.

İstanbul Sözleşmesi bu lobilerin baskısı ile kabul edildi ve ne kadar büyük zarar verdi bu topluma!

Çok zor ve zorlu bir süreçten geçiyoruz...

Sınırların ortadan kalktığı küresel bir dünyada küresel lobilerin ulusal hükümet yapılarına sızmaları artık daha kolay. Ama bunların farkına varılıp deşifre edilmeleri de her şeye rağmen imkânsız değil, en azından.

GIDA TERÖRÜNE ÖLÜMCÜL DARBE ŞART!

İstanbul Sözleşmesi’nden kurtuluyoruz derken, şimdi de aynı ölçüde yıkıcı bir kanun tasarısı var Meclis’in ve komisyonlarının gündeminde: Gıda Kanunu.

AK Parti hükümetleri, değişik dönemlerde çok sayıda tarım teşvik kredileri verdi. Bu teşvikler, ne kadar sağlıklı işletildi, ne işe yaradı, bilmiyorum.

Ama bildiğim bir şey var: Bir zamanlar tarım ülkesi olan Türkiye, dışardan büyükbaş hayvan ithal edecek duruma geldi!

Tarım, geleceğin endüstrilerinden biri oysa. Tarım ülkesi bir ülke, tarımda zirveye oturacak şekilde tarım endüstrisini geliştirmek zorunda.

Çok geciktik ama her şey bitmiş değil. Devrim niteliğinde kararlar alınıp uygulanabilirse tarımda büyük atılımlar yapma potansiyelimiz mevcut hâlâ. İhtiyacını hissettiğimiz şey, doğru stratejiler, ülkesini seven, taşını, toprağını, suyunu, havasını gözü gibi korumaya ve bu konuda savaşmaya and içmiş vefakâr ve cefakâr beyinler.

Son yarım asırda tam anlamıyla gıda terörüne maruz bütün dünya. İnsanın değil, bitkilerin fıtratını da bozan sapkın bir uygarlıkla karşı karşıyayız. Tek derdi, kârı maksimize etmek, dünyayı sona kadar sömürmek bu kapitalist uygarlığın.

İnsanları kısır ve kanser yapan, insanın fıtratını bozan gıdalar hakkında konuşmak, haber yapmak, açıklamada bulunmak suç sayılacak ve 50 bin TL ceza verilecek!

Yeni Gıda Kanun Tasarısı böyle diyor!

İntihar bu!

Adamlar, babalarının çiftliği gibi cirit atıyorlar!

Hem fıtratı hem de nesli bozacak Gıda Kanunu geri çekilmeli! Derhal, hemen ve şimdi!

İstanbul Sözleşmesi’nden sonra böyle bir yasayı toplum kaldıramaz! Bunun faturası çok ağır olur hükümete!

Benden uyarması.

Hükümete düşense, gereğini yapması: Kanun Tasarısını geri çekmesi, bu tasarının gerisindeki lobilere postalaması! Vesselâm.

 

17.07.2020 Bu yazi 111 defa okundu
Korona virüsü hakkında ne düşünüyosunuz?

 
  • Bir kıyamet silahı: GDO
    Sağlık ve Gıda Güvenliği Hareketi Başkanı ve aynı zamanda Yeni Söz Genel Yayın Yönetmeni Kemal Özer ile son yılların en tartışmalı konularından biri olan GDO’yu konuştuk. Kemal Özer ile sohbet tadında gerçekleştirdiğimiz Röportajımızda GDO’nun insanlığa ne tür zararlar verdiğini, aşıların neslimiz açısından nasıl büyük tehlikeler saçtığını, modern hayatın getirdiği hastalıklara, Modern Tıp olarak bilinen Rockefeller Tıbbı’nın neler getirdiğine, tohum konusunun önemine, Dünya nüfusunu azaltma planı uygulayan “Şeytani Akıl”ın ne tür tuzaklar kurduğunu ve Türkiye’de Gıda ve Tarım alanının ne durumda olduğunu ele aldık.
  • Etyen Mahçupyan: Modern tıp çok kibirli
    Gazeteci Etyen Mahçupyan tıp dünyasını pek çok hekimden daha iyi tanıyan isimlerden biri. Alternatif yaklaşımları yakından takip eden ve modern tıp yöntemlerini “beyaz mafya”, “Ortodoks tıp”, “modern dünyanın şamanları” gibi iddialı kavramlarla eleştiren Mahçupyan ile dosya konumuz kapsamında SD’nin yeni sayısı için konuştuk.
  • GDO zararsız diyen yalan söylüyor!
    Yeni yönetmelik ile artık yüzde 0,9'a kadar GDO içeren besinler serbest bırakılıyor. Bu besinlere kanunlarca yasaklanmasına rağmen, bebek mamaları da dahil...
  • Gıda politikaları milli güvenlik meselesidir
    “Tohum, su, toprak, aşı, ilaç dünyanın en etkin, en ölümcül, en siyasi ve en tehlikeli sessiz silahlarıdır” bu sözler, gıda ve tarım teması üzerinde Türkiye’nin en çok konuşulan isimlerden biri Gıda Hareketi Lideri Kemal Özer’e ait.
  • Şehirler arası su savaşı çıkacak!
    Prof. Mikdat Kadıoğlu, gelecekte yaşanaca meteorolojik felaketleri anlattı
  • Endüstriyel sütteki gizli tehlike!
    Onkolog Dr. Yavuz Dizdar'dan süt ve süt ürünlerin, kanser ve GDO hakkında çarpıcı tespitler...
Diğer mülakatlar:
1  -  2  -  3  -  4  -  5  -  6
Copyright © 2009 Sağlık ve Gıda Güvenliği Hareketi
Sitemizdeki bilgilerin her hakkı yazarı ve kaynağına aittir. Kaynak gösterilerek kullanılabilir
Yazılım ve Görsel Tasarım: İnforce Bilişim Teknolojileri