Son Dakika
Çarşamba, 28 Haziran 2017 | Anasayfam yap | Favorilerime ekle    
İsrail’den kampanya: Tohum alana kanser bedava
1948 yılında kurulduğundan bu yana Ortadoğu’ya kan kusturan İsrail’in, kamuoyunda ‘katil tohumlar’ olarak bilinen GDO’lu (Genetiği değiştirilmiş Organizmalar) ürün ihracatı hız kesmeden devam ediyor.

Dünyada başta silah, kimya ve elektronik olmak üzere birçok temel sektörü hem doğrudan hem de dolaylı olarak elinde tutan İsrail’in yeni gözdesi, genetik tarım. Topraklarındaki genetik tarlalarda harıl harıl çalışan İsrailli bilim adamları özellikle gelişmekte olan ülkeler gibi pazarlar sayesinde ‘Siyonizm’e milyar dolarlar kazandırıyor.

Genetik tarlalarda ürettiği GDO’lu ürünleri ve suni tohumları dünyaya ihraç eden İsrail, insanlığın en temel ihtiyacı olan gıda sektörünü tekeline almaya hazırlanıyor. Uygulanan ya da ‘uygulanamayan’ politikalarla Türkiye’de tarımın yok olma noktasına geldiği artık bilinen bir gerçek. 70 üniversite, 30 ziraat fakültesi, 50 tarım araştırma enstitüsü ve yaklaşık 15 bin işsiz ziraat mühendisi bulunan Türkiye’nin İsrail’den ithal ettiği GDO’lar milyon tonları buluyor.

Bu GDO’lar sanıldığı gibi sadece sebze ve meyvelerde değil, marketlerde bebek mamasından çikolatalara kadar yüzlerce üründe bulunuyor. İnsan sağlığına zararlarından olsa gerek aralarında İsviçre, Polonya, Tayland, Suudi Arabistan, Bolivya, Cezayir, Gana, Zambiya ve Gürcistan gibi ülkeler bu suni tohum ve benzeri maddelerin tarlalarda ekilmesini tamamen yasaklamış durumda.

İsrail bir de kanserden vuruyor

Aslında GDO’lu ürünlerin insan sağlığı üzerindeki etkilerini inceleyen herhangi bir klinik çalışma bulunmuyor ya da bulunması istenmiyor.

Çünkü yukarıda da belirttiğim gibi pazarda milyar dolarlar yani katrilyonlar dolaşıyor. Ancak GDO’ların doğrudan olmasa da dolaylı yoldan kansere yol açabileceği belirtiliyor. Buna en büyük kanıt olarak son yıllarda dünyada ve Türkiye’de artan kanser vakaları gösteriliyor. Örneğin; Türkiye’de artık her yıl 150 bin yeni kanser vakasına rastlanıyor. Bu vahim durum İsrail için de para demek. Çünkü oldukça pahalı olan kanser ilaçlarını da yine İsrailli ilaç firmaları üretiyor. Yani özetle sistem şöyle işliyor: İsrail GDO üreterek para kazanıyor, bu GDO’larla beslenen insan kanser oluyor, kanser olan insanlara ilaç satan İsrail yine para kazanıyor.

GDO ithalatının önüne neden geçilemiyor?

Tüm bunların sonucunda insanın kafasında şöyle bir soru oluşuyor: Madem GDO’lar bu kadar tehlikeli, öyleyse neden somut bir önlem alınmıyor? Bu sorunun cevabı şimdilik yok. Bazı STK’ların (sivil toplum kuruluşları) ve platformların dışında GDO’ya yönelik herhangi bir somut eylem bulunmuyor. Yakın zamanda da bulunmayacak gibi. Çünkü sektörde ‘alan-veren razı’ durumu söz konusu. Yani İsrail GDO üretip satıp milyar dolarları kazanıyor. Tarım üreticileri de kısa zamanda düşük maliyetli gıda üretmenin keyfini çıkarıyor. Devletler de “Küresel gıda sıkıntısının başka çaresi yok.” diyor.

Kaynak: Netpano

17.03.2009 12:08:00 Bu haber 8903 defa okundu
İsrail’den kampanya: Tohum alana kanser bedava
Kapitalizm'in ve emperyalizmin hangi sözü doğru ki GDO ile ilgili iddiaları doğru olsun.
Sağlık Bakanlığının televizyon ekranlarında konuşacak kimselerle ilgili 'Ekran Sertifikası' girişimini nasıl buluyorsunuz?




 
Copyright © 2009 Sağlık ve Gıda Güvenliği Hareketi
Sitemizdeki bilgilerin her hakkı yazarı ve kaynağına aittir. Kaynak gösterilerek kullanılabilir
Yazılım ve Görsel Tasarım: İnforce Bilişim Teknolojileri