Son Dakika
Çarşamba, 22 Kasım 2017 | Anasayfam yap | Favorilerime ekle    
İnsanın bozulması Ömer Özkaya
Kur'an-ı Kerim'de Abese Suresi'nin 24. ayetinde "İnsan ne yediğine bir baksın..." diye buyurulmakta. Bu uyarı, 200 yıl önce yaşayanlar için değil, sanki bugün yaşayanlar için yapılmış...

Hayvanlara verilen hormonlar, insanları vurdu! Erkekler, 'kadınsılaştı'; kadınlar erkekleşiyor... Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi'nden Prof. Dr. Fethi Doğan'a göre "Hayvanlarda gelişmeyi hızlandırıcı, et ve süt miktarını arttırıcı etkiye sahip hormonlar, bunları yiyenler arasında, karşı cinsin özelliklerinin görülmesine yol açtı.

Testesteron ve trenbolon asetat gibi androjenik hormonla beslenen hayvanları yiyen kadınlarda erkekleşme, erkeklerde ise östrojenli hormon alan hayvan eti yemekle kadınsılaşma ve iktidarsızlık belirtileri arttı." (Anadolu Ajansı-30 Ocak 2008)

Toprak madenini kaybetti

Sanayileşmeyle birlikte, toprakta maden cevherleri giderek azalmaktadır. Tarlalar yine zümrüt yeşilidir fakat artık eski hayatiyetlerine malik değillerdir ve bunun doğal neticesi olarak bu topraklardan elde edilen mahsuller, insana yeter bir gıda temin etme hassasını kaybetmişlerdir. Kafi derecede iyot olmazsa Guatr, husule geliyor. Demir eksikliği, kansızlığa sebep oluyor.

Dünyanın başlıca gıda fabrikası hiç şüphesiz ki bitkilerdir. Ya bu bitkileri, yahut da bu bitkilerle beslenen hayvanları yiyerek besleniriz. Uzviyetimize şart olan bir madde, aldığımız gıdada bulunmuyorsa, bu demektir ki, aynı madde bitkilerde de bulunmuyordur. Bitkisel olsun, hayvani olsun, insan gıdasının esası, topraktaki maden cevherine bağlıdır. Toprağın maden cevherini kaybetmesi sebebiyle şimdi milyonlarca insan, eksikliğini duydukları maddeleri haplarla temine çalışıyor.

Kadın evi terkedince...

Eskiden hayvanlar, dağa, meraya çıkar, özgürce otlanır, çam kokan sulardan içer, akşam evine döner nefis süt verirdi.  Hayvancılık, "sanayi" olunca, daha fazla kâr ve daha fazla "çıktı" almanın peşine düştük. Hayvanları ahıra tıktık. Birer metre arayla, zincirlere bağladık. Önlerine, içinde, mobilya sanayiinde kullanılan zamk dahil, yüzden fazla katkı maddesi olan suni yemleri koyduk. Elde ettiğimiz şeye de "süt" dedik. Zincirlere vurduğumuz bu hayvanlar, doğal yollardan çiftleşemeyip doğal yollardan üreyemedikleri için de, onları şırıngayla hamile bıraktık.

Kadın evi "terketti", ev ekonomisi çöktü. Eskiden, hemen her toplumda, ev ekonomisi vardı, hemen her kültürde, evde hoşaf, yani meyve suyu, kaynatılırdı. Hoşafla dalga geçtik. Kadının evi "terketmesi"yle, ev ekonomisinin çökmesi, gıda sanayiine zemin oldu. Cola, dünyanın hoşafı oldu. "Daha fazla kâr"dan gayri bir şey düşünmeyen gıda sanayii, raf ömrü 5-6 ay olan ürünler üretti, gıda bozuldu. Gıda bozulunca, insan da bozuldu. Ya da insan bozulunca; hava, çevre ve gıda da bozuldu. 

Doğal yollardan üremeyen, tohum vermeyen bitki ve hayvanlarla beslenen insan, doğal yollardan üreyemez oldu, tüp bebek çağı başladı. Çünkü erkek, erkekliğini kaybetti, dişi de, dişiliğini. 
Bir ülkenin gıda güvenliği, basit bir zabıta meselesi değildir.

 

25.07.2015 Bu yazi 2140 defa okundu
Sağlık Bakanlığının televizyon ekranlarında konuşacak kimselerle ilgili 'Ekran Sertifikası' girişimini nasıl buluyorsunuz?




 
  • Bir kıyamet silahı: GDO
    Sağlık ve Gıda Güvenliği Hareketi Başkanı ve aynı zamanda Yeni Söz Genel Yayın Yönetmeni Kemal Özer ile son yılların en tartışmalı konularından biri olan GDO’yu konuştuk. Kemal Özer ile sohbet tadında gerçekleştirdiğimiz Röportajımızda GDO’nun insanlığa ne tür zararlar verdiğini, aşıların neslimiz açısından nasıl büyük tehlikeler saçtığını, modern hayatın getirdiği hastalıklara, Modern Tıp olarak bilinen Rockefeller Tıbbı’nın neler getirdiğine, tohum konusunun önemine, Dünya nüfusunu azaltma planı uygulayan “Şeytani Akıl”ın ne tür tuzaklar kurduğunu ve Türkiye’de Gıda ve Tarım alanının ne durumda olduğunu ele aldık.
  • Etyen Mahçupyan: Modern tıp çok kibirli
    Gazeteci Etyen Mahçupyan tıp dünyasını pek çok hekimden daha iyi tanıyan isimlerden biri. Alternatif yaklaşımları yakından takip eden ve modern tıp yöntemlerini “beyaz mafya”, “Ortodoks tıp”, “modern dünyanın şamanları” gibi iddialı kavramlarla eleştiren Mahçupyan ile dosya konumuz kapsamında SD’nin yeni sayısı için konuştuk.
  • GDO zararsız diyen yalan söylüyor!
    Yeni yönetmelik ile artık yüzde 0,9'a kadar GDO içeren besinler serbest bırakılıyor. Bu besinlere kanunlarca yasaklanmasına rağmen, bebek mamaları da dahil...
  • Gıda politikaları milli güvenlik meselesidir
    “Tohum, su, toprak, aşı, ilaç dünyanın en etkin, en ölümcül, en siyasi ve en tehlikeli sessiz silahlarıdır” bu sözler, gıda ve tarım teması üzerinde Türkiye’nin en çok konuşulan isimlerden biri Gıda Hareketi Lideri Kemal Özer’e ait.
  • Şehirler arası su savaşı çıkacak!
    Prof. Mikdat Kadıoğlu, gelecekte yaşanaca meteorolojik felaketleri anlattı
  • Endüstriyel sütteki gizli tehlike!
    Onkolog Dr. Yavuz Dizdar'dan süt ve süt ürünlerin, kanser ve GDO hakkında çarpıcı tespitler...
Diğer mülakatlar:
1  -  2  -  3  -  4  -  5  -  6
Copyright © 2009 Sağlık ve Gıda Güvenliği Hareketi
Sitemizdeki bilgilerin her hakkı yazarı ve kaynağına aittir. Kaynak gösterilerek kullanılabilir
Yazılım ve Görsel Tasarım: İnforce Bilişim Teknolojileri