Son Dakika
Salı, 19 Eylül 2017 | Anasayfam yap | Favorilerime ekle    
Hepatit B aşısı... Prof Dr Alişan Yıldıran
Hastalarımıza teşhis koyabilmek için önce sorular sorarız, genetik hastalığın ipucu anne baba arasında akrabalık olup olmadığıdır. Akraba değiliz diyenlere de ayrıca “aynı köyden olup olmadıklarını” sorarız, çünkü aynı köyden olanlar genetik yatkınlık taşırlar.

Köyünüzde hepatit B hastalığının bu kadar yaygın olmasının sebeplerinden biri de bu olmalıdır. Çünkü bu hastalık kan ve cinsel yolla geçer (1).

Önemi karaciğerde fibroz, siroz ve hepatoselüler karsinoma yol açabilmesidir (1). Siroz ve karsinoma genetik yatkınlık son yıllarda gündeme gelmişdir (2).

Hepatit B taşıyan bir annenin bebeğine bile en doğru yaklaşımın ne olduğu ise henüz net değildir (3, 4).

Sezaryen ile doğum yapıldığında anneden bebeğe geçişin bilhassa HbeAg negatif olanlarda engellenebildiği ancak küçük çalışmalarla gösterilmiş (4).

HBV aşısının yaygın olarak uygulanmasından epey sonra yapılmış (!) WHO’nın desteklediği bir çalışma ise kronik hepatit B’li yenidoğan bebeklere hepatit B aşısı yapılmasını, aksi takdirde %90 oranında karaciğer hastalığı gelişeceğini iddia ediyor (5).

Adı geçen çalışmanın sadece özetine ulaşabildim emin değilim ancak bu kriterlerin değerlendirildiğini hiç sanmıyorum, umumiyetle sadece Hbs’ye bakılıyor.

Dananın kuyruğunun kopduğu nokta da bu zaten, kronik hepatit B; HbsAg’nin kanda altı aydan uzun süre pozitif olması anlamına geliyor.

Bu annelerin de HbeAg pozitif olması (virüsün çoğalabildiğini gösterir) bebekler için daha riskli, bir diğer kriter ise HBV DNA varlığı (virüsün anne kanındaki mikdarını gösterir) (6)….

Bu verdiğim son kaynak İngiltere’nin 2013’de yayınladığı teşhis ve tedavi rehberi olup, burada anneden bebeğe geçişin Asya toplumlarında olabildiği, diğer toplumlarda pek olmadığı, önlemek için aşı ve/veya HBIG (immünglobulin) veya bunlara antiviral ilaç eklenebileceği şeklinde veriliyor.

Sadece aşı yapıldığında koruyuculuğun %90 olduğu (%100 değil) belirtiliyor (6).

KISACA, kronik hepatit B olmayan, Hbe pozitif olmayan anne adayları dışında HBV aşısının sağlıklı annelerden doğan sağlıklı bir bebeğe aşı yapılması, üstelik de Asyatik toplumlar dışında, WHO’nın işgüzarlığı (ahlaksızlığı da diyebiliriz), sebeplerini yazılarımda acizane anlatmışdım.

Gelelim çocuklarınıza ve eşinize, aşı oldukları için hepatit B’ye karşı bağışık olmadılar, sadece HbsAg’ye karşı bir kaç yıllığına antikor gelişdirdiler (AntiHbs).

Bu durum onların hasta olmayacağı anlamına gelmez. Köyünüzdeki genetik yatkınlık, sizin viral yükünüz, başka hastalıklarının olup olmadığı prognozu belirleyecektir.

Köyünüze gelince, Sağlık Bakanlığı’nın tıp fakültelerine göz dikmek yerine köyünüze özel alaka göstermesi, model olarak ele alarak ülkemizde hepatit B’ye yatkınlığı, bu hastalığın mortalite ve morbiditesini ayrıca komorbiditeleri belirlemesini, HBV aşısı ve/veya HBIG uygulanmasının sonuçlarını çıkarması gerekirdi (çok bekleriz).

Literatürde köyünüze ait hiç bir veriye ulaşamadım. Herhalde %80 rakamı sizin öngörülerinize dayanıyor.

Son olarak, HBV aşısının, bazı aşıların ilgisi olduğu ‘herd immünite’ kavramı ile bulaşma yolu sebebi ile ilgisine hiç rastlamadım (6).

(1) http://emedicine.medscape.com/article/177632-overview#a2
(2) http://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/25332265
(3) http://www.ncbi.nlm.nih.gov/pmc/articles/PMC4210235/
(4) http://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/25380075
(5) http://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/20123436
(6)http://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmedhealth/PMH0070607/pdf/TOC.pdf

08.07.2015 Bu yazi 3510 defa okundu
Sağlık Bakanlığının televizyon ekranlarında konuşacak kimselerle ilgili 'Ekran Sertifikası' girişimini nasıl buluyorsunuz?




 
  • Etyen Mahçupyan: Modern tıp çok kibirli
    Gazeteci Etyen Mahçupyan tıp dünyasını pek çok hekimden daha iyi tanıyan isimlerden biri. Alternatif yaklaşımları yakından takip eden ve modern tıp yöntemlerini “beyaz mafya”, “Ortodoks tıp”, “modern dünyanın şamanları” gibi iddialı kavramlarla eleştiren Mahçupyan ile dosya konumuz kapsamında SD’nin yeni sayısı için konuştuk.
  • GDO zararsız diyen yalan söylüyor!
    Yeni yönetmelik ile artık yüzde 0,9'a kadar GDO içeren besinler serbest bırakılıyor. Bu besinlere kanunlarca yasaklanmasına rağmen, bebek mamaları da dahil...
  • Gıda politikaları milli güvenlik meselesidir
    “Tohum, su, toprak, aşı, ilaç dünyanın en etkin, en ölümcül, en siyasi ve en tehlikeli sessiz silahlarıdır” bu sözler, gıda ve tarım teması üzerinde Türkiye’nin en çok konuşulan isimlerden biri Gıda Hareketi Lideri Kemal Özer’e ait.
  • Şehirler arası su savaşı çıkacak!
    Prof. Mikdat Kadıoğlu, gelecekte yaşanaca meteorolojik felaketleri anlattı
  • Endüstriyel sütteki gizli tehlike!
    Onkolog Dr. Yavuz Dizdar'dan süt ve süt ürünlerin, kanser ve GDO hakkında çarpıcı tespitler...
  • Türkiye'de GDO yasak değil!
    Geçtiğimiz günlerde Gümrük Bakanı'nı yaptığı bir açıklama gözlerin yeniden GDO'ya çevrilmesine sebep oldu. Bakan Yazıcı, yaklaşık 2 yılda 43 bin ton GDO'lu ürüne el konduğunu açıkladı. Peki ama bu ürünler şimdi nerde?
Diğer mülakatlar:
1  -  2  -  3  -  4  -  5  -  6
Copyright © 2009 Sağlık ve Gıda Güvenliği Hareketi
Sitemizdeki bilgilerin her hakkı yazarı ve kaynağına aittir. Kaynak gösterilerek kullanılabilir
Yazılım ve Görsel Tasarım: İnforce Bilişim Teknolojileri