Son Dakika
Pazar, 5 Temmuz 2020 | Anasayfam yap | Favorilerime ekle    
Hayat kaynağımız: Güneş Prof Dr Sefa Saygılı
Galaksimizde yer alan 200 milyar yıldızdan sadece biri olan Güneş’in yaklaşık % 90’ı hidrojenden, geri kalan % 10’u helyumdan meydana gelir. Ağır elementler ise % 0.1 nispetindedir.

Güneş, Güneş Sistemi’nin merkezinde yer alan yıldızdır. Orta büyüklükte olan Güneş, tek başına sistemin kütlesinin % 99.8’ini oluşturur. Geri kalan kütle, Güneş’in çevresinde dönen Dünya ve diğer gezegenlerdir.

Güneş, Dünya’dan 150 milyon kilometre uzakta olmasına rağmen yine de 5 milyar yıldır bizi ısıtmakta ve aydınlatmaktadır. Daha 5 milyar yıl daha ısıtmaya devam edeceği hesaplanmaktadır.

Güneş’in yaklaşık bir milyar kere milyar ton ağırlığında olduğu ve her bir gramının, bir gram dinamitin bir milyon katı enerjiye sahip olduğu bilinmektedir. Güneşin yüzeyinde her saniyede milyonlarca atom bombası patlamasına eşit güçte patlamalar olur. Bu patlamalarda boyu Dünya’nın büyüklüğünün 50 katı olan alevler fışkırır. Güneş’in yüzeyinde sıcaklığı altı bin, en iç kısmında ise 15 milyon dereceyi bulmaktadır. Bu kadar yıldır uzayda ısı yaymasına rağmen soğumaması halen sırdır. Bu durumda kaybolan ısıyı aynı hızla yerine koyan nedir?

Öyle ki, Güneş her yıl yeryüzünü çepeçevre çevrelemiş 31 metre kalınlığındaki buz tabakasını eritmeye yetecek kadar ısı yaymaktadır. Üstelik Güneş’in ısısının yalnızca küçük gezegenimize doğru değil de, her yöne yayıldığını dikkate almak gerekir. Güneş’ten çıkan enerjinin sadece 2 milyonda 1’i yeryüzüne ulaşır. Güneş’in üç günde yaymış olduğu enerji, dünyadaki tüm petrol, ağaç, doğalgaz benzeri yakıta eşdeğerdir. Başka bir deyişle, Dünya’yı çevrelemiş 31 metre kalınlığında küre şeklinde buzdan bir kabuğu (ki 500 Dünya dolusu ediyor) 150 milyon kilometre mesafeden eritebiliyor.

Güneş olmasaydı, her zaman gece olurdu ve her yer buzla kaplı olurdu. En önemlisi Dünya’da hayat olmazdı.

Güneş Sağlığımıza Sağlık Katar

Güneş ışınları, tüm biyolojik mekanizmaların gerçekleştirilmesi, hastalık kaynağı birçok mikroorganizmanın yok edilmesi, fotosentez olaylarının oluşması gibi birçok hayati olayda da önemli rol oynar.

Güneş ışınları özellikle kemik gelişiminde önemli rol oynayan D vitamininin yapımında kullanılan en önemli kaynaktır. D vitamini özellikle gelişim çağında olan çocuklarda ve ileri yaş grubundaki kişilerde kemik gelişim ve erimelerinde rol oynayan önemli bir vitamindir. Sağlıklı bir iskelet yapısına sahip olabilmek için vücudun D vitaminine olan ihtiyacı tartışmasızdır (Dışarıdan ilaç olarak gereğinden fazla miktarda alınan D vitamininin vücuda toksik etkisinin olduğu unutulmamalıdır!).

Unutmamalıyız ki güneş ışınları vücut tarafından yeterli oranda alınmadığı zaman başta raşitizm olmak üzere daha birçok hastalığa sebep olabilmektedir. Güneş ışığından günde 20-30 dakika faydalanmak vücut için gerekli olan D vitamininin üretiminde yeterli olabilmektedir.
Güneş ışınlarının insan psikolojisi üzerinde de olumlu etkileri bulunmaktadır. Bilimsel olarak yapılan çalışmalarda güneşli havayı çok kısa süreli yaşayan ülke insanlarında depresyon depresyona bağlı intiharlar mutsuzluk uyuma isteği çabuk sinirlenme ve tedirginlik gibi olumsuz ruhsal yapıya sahip oldukları görülmüştür.

Güneş Işınları Zararlı da Olabilir

Güneş ışınlarının sağlık üzerinde faydalı etkileri olduğu gibi dikkat edilmediği zaman zararlı ve olumsuz etkileri de vardır. Atmosferden dünyamıza ulaşan güneşin zararlı ışınlarına karşı koruyucu rol oynayan ozon tabakasının endüstrileşmenin bir sonucu olarak tahrip edilmesi nedeniyle güneşin zararlı ışınları insan sağlığını ve özellikle de cildimizi önemli derecede tehdit etmektedir.

Güneş ışınlarına uzun süreli maruz kalınması sonucu derinin sıkılaştırıcı bağ dokusu etkileneceğinden cildimizde erken dönem deri yaşlanması ve kırışıklıklar gibi önemli hasarlar meydana gelmektedir. Güneş ışınları deriye rengini veren hücreleri de etkilemektedirler. Bu nedenle güneş ışınları deride istenmeyen lekelerin oluşması çillenme derinin kalınlaşması ve hepsinden daha da önemlisi cilt kanseri riskinin artmasına sebep olmaktadırlar. Güneş ışınlarının sağlık üzerine diğer olumsuz bir etkisi de "bağışıklık sistemini" yani vücudumuzu hastalıklara karşı koruyan sistemi zayıflatmasıdır.

Güneşi bol olan ülkemizde güneş ışınlarının zararlı etkilerinden korunabilmek için çok daha bilinçli ve dikkatli olmalıyız. Unutmamalıyız ki güneş ışınları vücudumuz için sadece gerekli ve yeterli miktarda alındığı zaman faydalıdır
 

23.10.2011 Bu yazi 6514 defa okundu
Korona virüsü hakkında ne düşünüyosunuz?

 
  • Bir kıyamet silahı: GDO
    Sağlık ve Gıda Güvenliği Hareketi Başkanı ve aynı zamanda Yeni Söz Genel Yayın Yönetmeni Kemal Özer ile son yılların en tartışmalı konularından biri olan GDO’yu konuştuk. Kemal Özer ile sohbet tadında gerçekleştirdiğimiz Röportajımızda GDO’nun insanlığa ne tür zararlar verdiğini, aşıların neslimiz açısından nasıl büyük tehlikeler saçtığını, modern hayatın getirdiği hastalıklara, Modern Tıp olarak bilinen Rockefeller Tıbbı’nın neler getirdiğine, tohum konusunun önemine, Dünya nüfusunu azaltma planı uygulayan “Şeytani Akıl”ın ne tür tuzaklar kurduğunu ve Türkiye’de Gıda ve Tarım alanının ne durumda olduğunu ele aldık.
  • Etyen Mahçupyan: Modern tıp çok kibirli
    Gazeteci Etyen Mahçupyan tıp dünyasını pek çok hekimden daha iyi tanıyan isimlerden biri. Alternatif yaklaşımları yakından takip eden ve modern tıp yöntemlerini “beyaz mafya”, “Ortodoks tıp”, “modern dünyanın şamanları” gibi iddialı kavramlarla eleştiren Mahçupyan ile dosya konumuz kapsamında SD’nin yeni sayısı için konuştuk.
  • GDO zararsız diyen yalan söylüyor!
    Yeni yönetmelik ile artık yüzde 0,9'a kadar GDO içeren besinler serbest bırakılıyor. Bu besinlere kanunlarca yasaklanmasına rağmen, bebek mamaları da dahil...
  • Gıda politikaları milli güvenlik meselesidir
    “Tohum, su, toprak, aşı, ilaç dünyanın en etkin, en ölümcül, en siyasi ve en tehlikeli sessiz silahlarıdır” bu sözler, gıda ve tarım teması üzerinde Türkiye’nin en çok konuşulan isimlerden biri Gıda Hareketi Lideri Kemal Özer’e ait.
  • Şehirler arası su savaşı çıkacak!
    Prof. Mikdat Kadıoğlu, gelecekte yaşanaca meteorolojik felaketleri anlattı
  • Endüstriyel sütteki gizli tehlike!
    Onkolog Dr. Yavuz Dizdar'dan süt ve süt ürünlerin, kanser ve GDO hakkında çarpıcı tespitler...
Diğer mülakatlar:
1  -  2  -  3  -  4  -  5  -  6
Copyright © 2009 Sağlık ve Gıda Güvenliği Hareketi
Sitemizdeki bilgilerin her hakkı yazarı ve kaynağına aittir. Kaynak gösterilerek kullanılabilir
Yazılım ve Görsel Tasarım: İnforce Bilişim Teknolojileri