Son Dakika
Perşembe, 23 Kasım 2017 | Anasayfam yap | Favorilerime ekle    
Gıdada domuzluk etmeyelim
Habervaktim yazarı Bilal şahan, gıdalar hakkında kısa bir gezintiye çıkmış. İşte o makale

“Yatcaz- kalkcaz, yicez- işcez, yüzcez” üçgenine hapsedilen tatil anlayışının sonucunda tatilciyi tesis dışına çıkarmamanın en basit yolu da “her şey dahil sistemi oldu.

Açık büfedeki  o türlü türlü yemeklerin içinden  içinden ne çıktı? Dana yerine domuz eti… Tatilci bunu bilse o yemeği yer mi?
***
Çocuğunuzla bakkala gittiniz, en masum ürünlerden biri olan sakız aldınız. “Bunun içinde ne var?” deyip içindekileri okudunuz… Aaaa o da ne “yenilebilir sığır jelatini.” İnandınız mı?
Veya içi dolgulu bir bisküvi aldınız… O da ne? Jelatiiinnn…
Bakkala gitmişken bir de yoğurt alsaydık. “Bu nasıl yoğurt” demeyin onu da AB’ye uydurduk. Kese yoğurdu gibi maşallah. İçine ne koyulmuş olabilir ki?
***
Canınız  yaş pasta veya kek çekti. Yanında tavşan kanı bir çay…
Pastaneye gittiniz, yiyeceğinizi seçtiniz…
Lokma ağzınızdayken aklınıza geldi “bu jölenin içindeki jelatinin menşei nedir?
Aman dikkat! Boğazınız da kalmasın…
***
Çekilmiş dişlerinizin yerine “çakma diş”, implant, yaptıracaksınız. Diş hekiminize gittiniz muayene oldunuz.
Çene kemiğiniz, damağınız inceldiği için kemiğe dolgu yapılacak. Dolgu malzemesinin kaynağını sormazsanız… Sorarsanız  sığır kemik tozuyla işiniz görülür. Onu da anlarsanız  tabii.
İlaca hiç girmeyelim… Tartışıldı… Fakat Sağlık Bakanlığı’ndan ses çıkmadı. Duyup, okumamışlardır. O kadar meşguller…
***
Yolunuz Ayvalık’a düştü, düşmese de olur gerçi, bir tost yiyelim dediniz veya İzmir’desiniz kumru ekmeğinde bir yengen…
İçine konulan salam, sosise güvenebilmek… Son haberlerden sonra zor gibi.
Hala bazı yerlerde tostu, pideyi yağmak için kullanılan, kılları sarı yağlı boya fırçasını görünce midem kalkıyor.
***
AK Partinin çıraklık döneminde, yediği çiğ köfteye domuz eti katılması dolayı eşiyle beraber tedavi görmek zorunda kalan dönemin İzmir Milletvekili Fazıl Karaman’ı hatırlamak lazım. Etli çiğ köfteyi yasaklamak sorunu çözmüyor.
AB’ye uyacaksak eğer, ne yediğimizi, ne içtiğimizi, ne giydiğimizi, neyle tedavi olduğumuzu net ifadelerle bilmek istiyoruz.
Ambalajlısını, açığını denetleyecek yeteri kadar elemanınız, özellikle de gıda mühendisiniz var mı merak ediyoruz, vatandaş olarak.
***
Buraya kadar “üf” dedik, şimdi de “püf diyelim.
Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nın ne 5 Aralık 2012 tarihinde yayımlanan ve geçtiğimiz mart ayında yürürlüğe giren Türk Gıda Kodeksi Et ve Et Ürünleri Tebliği’nde ne de bu tebliğin uygulama talimatında domuz etine dair bir açıklama yok.
Yoksa , domuzu kasaplık hayvan sınıfına sokan 2006 yılında çıkan “Çiğ Kırmızı Et ve Hazırlanmış kırmızı Et Karışımları Tebliği” nin  4.  maddesi kalktı da kimsenin haberi mi yok.
Piyasada satılan domuz eti ve domuzdan elde edilen ürünler hangi tebliğe, yönetmeliğe göre hazırlanıyor?
Denetim elemanları neye göre denetim yapıyor?
Açıklama bekliyoruz…

***
Domuzun girmediği yer yok gibi… Sizi bir videoyla baş başa bırakayım.

 

19.09.2013 17:40:00 Bu haber 3766 defa okundu
Gıdada domuzluk etmeyelim
Sağlık Bakanlığının televizyon ekranlarında konuşacak kimselerle ilgili 'Ekran Sertifikası' girişimini nasıl buluyorsunuz?




 
Copyright © 2009 Sağlık ve Gıda Güvenliği Hareketi
Sitemizdeki bilgilerin her hakkı yazarı ve kaynağına aittir. Kaynak gösterilerek kullanılabilir
Yazılım ve Görsel Tasarım: İnforce Bilişim Teknolojileri