Son Dakika
Çarşamba, 22 Kasım 2017 | Anasayfam yap | Favorilerime ekle    
Gıda meselesi Ömer Özkaya
Dünya üzerinde egemen olmak isteyen bir güç, başta enerji olmak üzere, hammaddeleri ve özellikle tarım ürünlerini kontrol etmek zorundadır.

AB’de otlaktaki her bir inek, vergi mükelleflerine günde 2.5 euroya mal oluyor. AB nüfusu içinde geçimini tarımdan sağlayanların oranı yüzde 3’ü bulmazken, AB bütçesinin tam yarısı, tarım sübvansiyonlarına gidiyor.

Yoksul ülkelerdeki çiftçiler, AB’nin bu cömert teşviklerinden yararlanan Avrupalı çiftçilerle rekabet edebilecek durumda değil.

Bunun sonucunda sanayi ülkelerinden yapılan ihracat, yerli tarımı öldürüyor, bu da yoksul bölgelerde açlığa ve dünya çapında istihdam kaybına yol açıyor.

Hâlihazırda Orta Doğu ve Kuzey Afrika ülkeleri, gıda ihtiyacının yüzde 50’sinden fazlasını yurtdışından karşılıyor. Şüphesiz tarım ürünlerini ithal etmek de mümkündür, ama bunun güvenliği ve ekonomik kriz dönemlerinde sağlanabilirliği, sorun teşkil eder.

Gıda güvenliği, temelde ekilebilir arazilerin korunmasına dayanır.  Avrupa Parlamentosu Tarım Komitesi Başkanı Paolo di Castro’ya göre “Yiyecek piyasasında 50 yıl süren bolluk ve istikrar sona erdi, kıtlık devri başladı. Gıda güvenliği yeni binyılın esas sorunu olacak.”

Diğer yandan mevcut beslenme modeli ve tüketim kültürüyle, küresel açlığın üstesinden gelmek neredeyse imkansızdır.

Gıda güvenliği, toplumsal istikrarın korunması için önemli bir unsurdur. Terör ve kargaşa, en müreffeh bir devlete dahi, en fazla üç öğün yemek uzaklığındadır. Tunus ve Mısır’daki halk öfkesinin yakıtı, gıda krizi olmuştur.

15-16 milyonluk İstanbul’da ekmek fabrikalarının neredeyse tamamı, elektrikle çalışmaktadır, şehirde 1-2 gün sürecek bir elektrik kesintisi, kaos ve yağmayla sonuçlanabilir.

Bazı şeylerin yokluğunun yapacağı tahribat, o şeyin maddi değerinin binlerce kat üzerinde olabilir. Ekmek, sadece 1 Lira’dır ama onun yokluğunun yaratacağı tahribat, 1 Lira’lık olmaz.

Bazı işletmelerin daha fazla kar için, hukuku ve ahlakı göz ardı ederek sahte, kalitesiz ve zararlı gıda ürünleri üretme ve pazarlamada bulunması kaçınılmazdır. Bir devletin en temel varlığı, hazinesindeki para ya da madenleri değil, beşeri potansiyelidir.

Bu sebeple bir ülkede dolaşan enformasyon kadar, o ülke halkının ne yediği de aslında bir milli güvenlik meselesidir. Dolayısıyla toplumun ne yediği, pazarın insafına terkedilemez, çünkü pazarın da bir aklı vardır. Kur’an-ı Kerim, Abese Suresi – 24: “İnsan ne yediğine bir baksın…”

Genetiği değiştirilmiş gıda; gıda tedarikimizi dünya çapında denetimleri altına almak, gıdayı tamamen genetik mühendisliği ürünü haline getirmek ve bunu, dostlarını ödüllendirip, düşmanlarını cezalandırmak üzere bir silah olarak kullanmak için yapılan şeytansı bir plandır.

Dünya ekonomisinin lideri ülkelerin gözü şimdi yoksul ülkelerin tarım arazilerinde. Geçmişte sanayi ve petrol alanında büyük yatırımlar yapan bu ülkeler/şirketler, şimdi yatırımlarının yönünü verimli tarım arazilerine çevirdi.

Gıdanın bir spekülasyon ve savaş aracı haline geliyor olması, mücadelenin giderek daha da acımasızlaşacağını göstermekte.

Ambarda tahıl yoksa, hangardaki uçak hiç bir şey ifade etmez.

11.06.2015 Bu yazi 884 defa okundu
Sağlık Bakanlığının televizyon ekranlarında konuşacak kimselerle ilgili 'Ekran Sertifikası' girişimini nasıl buluyorsunuz?




 
  • Bir kıyamet silahı: GDO
    Sağlık ve Gıda Güvenliği Hareketi Başkanı ve aynı zamanda Yeni Söz Genel Yayın Yönetmeni Kemal Özer ile son yılların en tartışmalı konularından biri olan GDO’yu konuştuk. Kemal Özer ile sohbet tadında gerçekleştirdiğimiz Röportajımızda GDO’nun insanlığa ne tür zararlar verdiğini, aşıların neslimiz açısından nasıl büyük tehlikeler saçtığını, modern hayatın getirdiği hastalıklara, Modern Tıp olarak bilinen Rockefeller Tıbbı’nın neler getirdiğine, tohum konusunun önemine, Dünya nüfusunu azaltma planı uygulayan “Şeytani Akıl”ın ne tür tuzaklar kurduğunu ve Türkiye’de Gıda ve Tarım alanının ne durumda olduğunu ele aldık.
  • Etyen Mahçupyan: Modern tıp çok kibirli
    Gazeteci Etyen Mahçupyan tıp dünyasını pek çok hekimden daha iyi tanıyan isimlerden biri. Alternatif yaklaşımları yakından takip eden ve modern tıp yöntemlerini “beyaz mafya”, “Ortodoks tıp”, “modern dünyanın şamanları” gibi iddialı kavramlarla eleştiren Mahçupyan ile dosya konumuz kapsamında SD’nin yeni sayısı için konuştuk.
  • GDO zararsız diyen yalan söylüyor!
    Yeni yönetmelik ile artık yüzde 0,9'a kadar GDO içeren besinler serbest bırakılıyor. Bu besinlere kanunlarca yasaklanmasına rağmen, bebek mamaları da dahil...
  • Gıda politikaları milli güvenlik meselesidir
    “Tohum, su, toprak, aşı, ilaç dünyanın en etkin, en ölümcül, en siyasi ve en tehlikeli sessiz silahlarıdır” bu sözler, gıda ve tarım teması üzerinde Türkiye’nin en çok konuşulan isimlerden biri Gıda Hareketi Lideri Kemal Özer’e ait.
  • Şehirler arası su savaşı çıkacak!
    Prof. Mikdat Kadıoğlu, gelecekte yaşanaca meteorolojik felaketleri anlattı
  • Endüstriyel sütteki gizli tehlike!
    Onkolog Dr. Yavuz Dizdar'dan süt ve süt ürünlerin, kanser ve GDO hakkında çarpıcı tespitler...
Diğer mülakatlar:
1  -  2  -  3  -  4  -  5  -  6
Copyright © 2009 Sağlık ve Gıda Güvenliği Hareketi
Sitemizdeki bilgilerin her hakkı yazarı ve kaynağına aittir. Kaynak gösterilerek kullanılabilir
Yazılım ve Görsel Tasarım: İnforce Bilişim Teknolojileri