Son Dakika
Salı, 18 Şubat 2020 | Anasayfam yap | Favorilerime ekle    
GENETİĞİ DEĞİŞTİRME belasının geldiği son nokta Behçet Fakihoğlu
Genetiği değiştirilmiş organizmalara (GDO) gösterilen tepki, üreticiler ve araştırmacılar üzerinde etkisini göstermeye başladı. Almanya’nın Baden-Württemberg bölgesinde bulunan Nürtingen-Geislingen Üniversitesi’nde sürdürülen GDO mısır çalışmaları, halktan gelen yoğun baskı üzerine durduruldu.

Çalışmaları durduran diğer üniversite ise Max Planck Bitki Üretim Araştırma Enstitüsü.

Avrupa’daki GDO tarım ürünlerine ilişkin denemelerin üçte biri Almanya’da gerçekleştiriliyor. Ülkede, GDO karşıtlarının çabaları etkili olsa da, genel durum çok umut verici değil. Çünkü gıda devlerinin baskısı, GDO karşıtı mevcut yasaların hayata geçmesini zorlaştırıyor. Yasalar, yeni uygulamalarla deliniyor.

Avrupa’nın en büyük mısır üreticisi Fransa, geçici bir süreliğine GDO tohum ekimini durdurdu. GDO karşıtı gözüken benzer durdurma talepleri İtalya ve Avusturya’dan da geldi.

Avrupa Birliği ülkeleri, Avrupa Besin Güvenliği Ajansı’nın kullandığı değerlendirme metotlarının gözden geçirilmesi ve revize edilmesini talep ediyor.

Araştırma enstitülerinde de benzer eğilimler var.

Kamuoyu araştırmaları, Avrupa’daki tüketicilerin %40’ının GDO ürünlere karşı olduğunu ortaya koyuyor. (Ülkemizde ise bu rakamlar yüzde 90’ların çok üzerlerinde). Oysa dört yıl öncesinde bu oran, %70’ler civarında seyrediyordu.

Avrupa Komisyonu’nun genel temayülü, birinci nesil GDO ürün ekiminin engellenmesi, fakat satışının serbest bırakılması yönünde. Nitekim, zombi tohumlar (filizlenmeyi durduran ve belirli şartlarda harekete geçiren bir gene sahip tohumlar) veya Exorcist teknolojisiyle (tohumun çiçeklenme aşamasından evvel eklenen gen geri çıkarılabiliyor, böylece besin haline gelen tohum ‘GDO değildir’ şeklinde etiketlenebiliyor, bu sayede tüketiciler kandırılıyor) üretilen tohumların çevreyle uyumlu olduğu ve doğal tohumlarla birlikte ekilebileceği ileri sürülüyor.

İthalatına izin verilen GDO ürünlerin başında hayvan yemi olarak kullanılan tohumlar ve endüstriyel amaçlara (biyoyakıt gibi) hizmet eden tohumlar geliyor.

Tüketicinin reddettiği ürün yelpazesinin neyle doldurulacağı meselesine gelince... Gen ekleme-çıkarma yöntemlerinin dışında kalan, aslında DNA’ya müdahale anlamına gelen, fakat “geleneksel bitki üretim yöntemleri” kategorisinden her ne hikmetse çıkartılmamış olan birçok yeni biyoteknoloji yöntemi mevcut. Denetim zorunluluğu, ticaret, ekim ve etiketlemede özel şartlar gerektirmeyen bu yöntemler sayesinde, GDO’dan kaçınan tüketiciye rahatlıkla ulaşabiliyorlar.
Uluslararası şirketler, tüketicinin mutfağına, yerel üretici için sağlanan haklardan faydalanarak giriyor.

Mevcut patent yasası, tüketicinin, bitkinin üretiminde kullanılan yöntemden haberdar edilmesini mecburi kılıyor. Oysa PBR (Bitki Üreticileri Hakları) kapsamında üretim yapan yerel üreticiler, bu mecburiyetten muaf tutuluyor, uluslararası şirketler de bundan faydalanıyor.

19.08.2009 Bu yazi 3613 defa okundu
    Sonraki:
    Sağlık Bakanlığının televizyon ekranlarında konuşacak kimselerle ilgili 'Ekran Sertifikası' girişimini nasıl buluyorsunuz?




     
    • Bir kıyamet silahı: GDO
      Sağlık ve Gıda Güvenliği Hareketi Başkanı ve aynı zamanda Yeni Söz Genel Yayın Yönetmeni Kemal Özer ile son yılların en tartışmalı konularından biri olan GDO’yu konuştuk. Kemal Özer ile sohbet tadında gerçekleştirdiğimiz Röportajımızda GDO’nun insanlığa ne tür zararlar verdiğini, aşıların neslimiz açısından nasıl büyük tehlikeler saçtığını, modern hayatın getirdiği hastalıklara, Modern Tıp olarak bilinen Rockefeller Tıbbı’nın neler getirdiğine, tohum konusunun önemine, Dünya nüfusunu azaltma planı uygulayan “Şeytani Akıl”ın ne tür tuzaklar kurduğunu ve Türkiye’de Gıda ve Tarım alanının ne durumda olduğunu ele aldık.
    • Etyen Mahçupyan: Modern tıp çok kibirli
      Gazeteci Etyen Mahçupyan tıp dünyasını pek çok hekimden daha iyi tanıyan isimlerden biri. Alternatif yaklaşımları yakından takip eden ve modern tıp yöntemlerini “beyaz mafya”, “Ortodoks tıp”, “modern dünyanın şamanları” gibi iddialı kavramlarla eleştiren Mahçupyan ile dosya konumuz kapsamında SD’nin yeni sayısı için konuştuk.
    • GDO zararsız diyen yalan söylüyor!
      Yeni yönetmelik ile artık yüzde 0,9'a kadar GDO içeren besinler serbest bırakılıyor. Bu besinlere kanunlarca yasaklanmasına rağmen, bebek mamaları da dahil...
    • Gıda politikaları milli güvenlik meselesidir
      “Tohum, su, toprak, aşı, ilaç dünyanın en etkin, en ölümcül, en siyasi ve en tehlikeli sessiz silahlarıdır” bu sözler, gıda ve tarım teması üzerinde Türkiye’nin en çok konuşulan isimlerden biri Gıda Hareketi Lideri Kemal Özer’e ait.
    • Şehirler arası su savaşı çıkacak!
      Prof. Mikdat Kadıoğlu, gelecekte yaşanaca meteorolojik felaketleri anlattı
    • Endüstriyel sütteki gizli tehlike!
      Onkolog Dr. Yavuz Dizdar'dan süt ve süt ürünlerin, kanser ve GDO hakkında çarpıcı tespitler...
    Diğer mülakatlar:
    1  -  2  -  3  -  4  -  5  -  6
    Copyright © 2009 Sağlık ve Gıda Güvenliği Hareketi
    Sitemizdeki bilgilerin her hakkı yazarı ve kaynağına aittir. Kaynak gösterilerek kullanılabilir
    Yazılım ve Görsel Tasarım: İnforce Bilişim Teknolojileri