Son Dakika
Salı, 25 Nisan 2017 | Anasayfam yap | Favorilerime ekle    
GDO'lu mercimek savaşı
Geçtiğimiz hafta medyada yer alan bir haberde Kanada’dan yapılan 39 bin ton mercimeğin GDO'lu olduğu iddia edilmişti. Haberde ithalatçı firmanın personelinin ihbarı üzerine, alınan numuneler de mercimeğin GDO'lu olduğunun doğrulandığı ancak raporun bir aydır yazılamadığı iddia ediliyordu. Haberin ardında açıklama yapan Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı, iddiayı doğrulamış ve bulunan GDO'lu genin KANOLA geni olduğunu iddia ederek aklamaya girişmişti.

Terücüme ve derleme: Kübra Karabulut

BAKANLIK GDO'YU DOĞRULADI AMA...

Bakanlık tarafından yapılan açıklama şöyle:

10 Şubat 2015 tarihinde MV RİGEL gemisi ile Mersin limanına gelecek gemideki mercimeklerde GDO'lu kanola genleri olduğu, Ceynak depolarında bulunan mercimekte de GDO ve İMAZAMOX adlı ilaç kalıntısı bulunduğuna dair BİMER üzerinden Bakanlığa ihbar yapıldığı belirtilen açıklamada, söz konusu ihbarlar üzerine Bakanlığın harekete geçerek 12 Şubat 2015 tarihinde Mersin İl Müdürlüğü ile birlikte dökme yüklerin boşaltılması ihtimali bulunan Balıkesir, Bursa, Çanakkale, Hatay, İstanbul, İzmir, Kocaeli, Samsun, Tekirdağ ve Trabzon il müdürlükleri ihbar konusunda bilgilendirilmiş söz konusu gemi ile gelecek kırmızı mercimekten numune alınarak analiz yaptırılması istendiği vurgulandı.

Ceynak depolarındaki mercimekle ilgili ihbar üzerine Mersin İl Müdürlüğünce Ceynak Antrepolarının 2, 5 ve 7 nolu silolarında bulunan kırmızı mercimekte 18 Şubat 2015 tarihinde analiz için üç ayrı numune alındığının altı çizilen açıklamada, şu ifadelere yer verildi:

"KANOLA GENLERİ TESPİT EDİLMİŞDİR" diyerek KONUYU KAPATMAK mı İSTENİYOR?

"Numuneler Ankara Gıda Kontrol laboratuvarında analiz ettirilmiş, kırmızı mercimekte GDO bulaşıklığı olarak KANOLA genleri tespit edilmiş ve 02 Mart 2015 tarihinde de bu durum raporlanmıştır. Şahit analiz süreci de devam etmektedir. MW RİGEL gemisi 10 Mart 2015 günü Mersin limanı açığında iken (gemi limana yanaşmamıştır) ithalatçı firma kırmızı mercimek için ithalat başvurusunda bulunmuş olup yine aynı gün gemide bulunan kabuklu kırmızı mercimekten Bakanlığımız yetkilileri numune alarak analiz yaptırmak üzere numuneleri Ankara Gıda Kontrol Laboratuvarına göndermiştir. Analiz süreci devam etmektedir. Görüldüğü gibi Bakanlığımız ihbarlar geldikten sonra hemen harekete geçmiş ve Ceynak depolarından numune alarak gerekli analizleri yaptırmıştır. Gemi yükü için ithalat başvurusunun yapıldığı gün gerekli analizlerin yapılması için numune alınmış ve analiz süreci başlatılmıştır.

Haberde iddia edilenin aksine Bakanlığımızın tüm gıda denetimlerinde olduğu gibi GDO konusunda da hiçbir firmaya ayrıcalık tanıması söz konusu değildir. Bakanlığımızca ithalat denetimlerinde titizlikle denetimler yapılmakta, Türk Gıda Kodeksi ve Biyogüvenlik Kanununa aykırı hiçbir ürünün yurda girişine izin verilmemektedir."

İHBAR İTHALATÇI FİRMA ÇALIŞANINDAN...

GDO’lu mercimeklerin limana gelmek üzere olduğu ihbarını yapan kişi, ithalatçı firmanın bir çalışanı. İnsan sormadan edemiyor, madem mercimekte GDO yok, ama KANOLA bulaşanı var, bu çalışan bunu nereden biliyordu? 

Bakanlığın ithalatçıyı "aklamaya dönük" bu klasik açıklaması bize GDO’lu mercimeklerin aklanarak yurda sokulma ihtimalini güçlendiriyor.

MERCİMEK’TE GDO VAR MI?

Mercimekle ilgili genetik çalışmaları (GDO) 1999-2003 yılları arasında çeşitli bahaneler ileri sürülerek Kanada, Avustralya, Hindistan’da başlandı. Çok sayıdaki çalışmanın sonunda mercimeğin de genetik yapısı değiştirildi.

Kanada’da herbisitlere karşı dirençli yeni bir soy geliştirildi ve onaylandı. Bu özellik kimyasal olarak indüklenen genlerde mutasyon yoluyla geliştirildi.

Kanada'da, bitkilerin bu tür yeni soyları üretimi için kullanılan yöntemin onayı gerektirir. Ancak, ABD ve AB'de sadece genetiği değiştirilmiş bitkiler gibi mutagenez gibi diğer yöntemler kullanılarak oluşturulan yeni bitkiler onay prosedürüne gönderilmek zorunlu değildir.(1)

MERCİMEK'inGENETİK YAPISI NEDEN DEĞİŞTİRİLİYOR?

-Yabani ot kontrolü; Herbsit töleransına karşı, aktif bileşen içeren glifosaten kullanımı

-Zararlılara karşı direnç; Bt-toksin oluşumu yoluyla böceklere karşı direnç

-İklim ve konumu faktörlerine Adaptasyon; Kuraklık, tuz ve soğuğa karşı direnç

-Kalite Özellikleri; A vitamini öncüsü beta-karoten,  demir gibi maddeler ile zenginleştirme

 MERCİMEK NEDEN ÖNEMLİ?

Mercimek, kuru alanlarda-sıcak orta veya subtropikal iklime sahip bölgelerde yetişen bir bitki. Dünyadaki önemli üreticiler Kanada, Hindistan, Türkiye, ABD, Avustralya, Nepal ve Çin. 2005 yılında, mercimek 4 milyon ton civarında 4 milyon hektar üzerinde üretilmiştir.

Mercimek bezelye ve fasulyeye göre daha kolay sindirilebilir. Çünkü yüksek protein içerir (kendi kuru ağırlığının yüzde 25-30). Bu özelliğiyle gelişmekte olan ülkeler için önemli bir besin ve protein kaynağı. Önemli miktarda nişasta, diyet lifleri, vitaminler (B1, B2, folik asit), kalsiyum, demir, fosfor içerir.

MONSANTO YİNE SAHNEDE

Monsanto, en çok kullanılan herbisit olan glufosat için mercimekte Avrupa’nın maksimum kalıntı seviyesini (MKS) artırması başvurusunda bulundu. Teklif AB de kabul edilenin 100-150 kat üstünde.(3)

Bu ölümcül kimyasal genelde Genetiği Değiştirilmiş (GDO) bitkilerde hasat öncesi yabani otların kurutulması için kullanılıyor.

2012 yılına kadar Avrupada mercimekteki glifosat, en yüksek kalıntı seviyesi 0.1 mg/kg’e kadar izin veriliyorken, Monsanto yaptığı teklifte bu seviyenin 10-15 mg/kg yükseltilmesi istiyordu.(3)

İzin verilen seviye normal hasatlarda kullanılan yabani ot kurutucunun sonucunda görülebilir seviyede ancak ürün GDO’lu olunca kullanılan kimyasal seviyesinin artması gerekiyor.

Geçtiğimiz yıllarda (2011’de) Kanada’ya yapılan bir sevkiyatta mercimekteki glifosat kalıntısının yeni önerilen seviyeyi bile ihlal ettiği tespit edildi. Tespitlere göre kalıntı seviyesi 10.5mg/kg çıktı(4) ve MKS’ni hem AB (10mg/kg), hem Kanada (4mg/kg)(5) için aştığı fark edilince Çek Cumhuriyeti sevkiyatı geri çekti.

Monsanto Maksimun Kalıntı Seviyesini artırarak, Kanada ve ABD’yi glifosat kullanarak bitkileri hasattan 7-14 gün önce kurutan çiftçilere alıştırmak istiyor.

AB’de MKS’de herhangi bi artış, Kuzey Amerikalı mercimek üreticilerine kısırlık ve kanser başta olmak üzere pek çok sağlık sorununa yol açan glifosat zehirinin satışını sağlayacak. Çünkü glifosat kullanımları ihracat satışlarını riske atmayacaktır.(5)

Avrupa Gıda Güvenliği Otoritesi (EFSA)  Ocak 2012’de  Monsanto’nun şuan ki talebini destekleyerek mercimekteki MKS’nin 10-15 mg/kg yükseltilebilmesine yönelik “gerekçeli görüş” yayınladı.

GDO’lu buğday ve soya gibi rutin şekilde glifosat kullanılan ürünlerde Maksimum Kalıntı Seviyesi benzer şekilde yükseltilmişti.(3)

Glifosat bağımsız bilim adamları tarafımdan inceleme altına alındığında aşağıdaki sağlık problemleriyle bağlantısı olduğu bulunmuştur:

-Doğum kusurları,

-Hormon bozuklukları,

 -Non-hodking lenfoma

Almanya’da şehir sakinlerinde tahlil sonuçlarında(10)  kanda ve idrarda glifosat kalıntılarına rastlanmıştır(9) ve glifosat kalıntılarının plesantadan fetüse geçtiği tespit edilmiştir(11).

Sağlık problemlerinin yanı sıra yabani otları kurutan bu kimyasal, kurbağalar, balıklar, omurgasızlar ve algler gibi sucul yaban hayatı da dahil olmak üzere çevreye zarar veriyor.(6)

Amerika(7) ve İspanya’dan(8) gelen son raporlarda, yüzey ve yer altı sularında sıkça glifosata rastlandığı görülmüştür.

Mısır ve soya gibi GDO'lu ürünlere, sık sık glifosat doğrudan püskürtülür.

Henüz  AB’de yapılan taramalarda hayvansal ürünlerde glifosat kalıntılarının düzenli olarak saptanmamıştır ancak bu ürünlerin çoğu, hayvanlara yem olarak verimektedir ve bu  et ve sütte kalıntılar olmasına neden olabilir.

GM Freeze’dan Pete Riley olayı şu şekilde yorumluyor:

“Eğer Monsanta istediğini elde ederse, kimse farkında olmadan,  günlük beslenmelerinden aldıkları glifosat alımı artmış olacak. Bu durum açıkça gösteriyor ki Monsanto, her zamanki gibi kimyasal madde satışlarını artırmak amacıyla çevre ve insan sağlığını hiçe sayıyor!

AB regülatörleri uygulamayı reddetmelidir. Kabuledilebilir kalıntı seviyesinin belirlenmesi, Monsanto’nun satış stratejisine uygun glifosat kullanımını kolaylaştırmak için değil, halk sağlığını korumaya yönelik olmalıdır ve sevkiyatlarda kontrollerin sağlığı korumak adına daha sıkı tutulması gerekmektedir.

Glifosatın yaygın kullanımı, doğmamış çocukların bile buna maruz kalmasına sebep oluyor. Glifosatın uzun vadede halk sağlığına zararsız olduğunu kanıtlamak zorundalar. İnsanların sularını ve gıdalarını Monsantonun zehirlerinden korumaya hakları var!”(2)

BÜYÜK BELA: GLIFOSAT

Gıda Hareketi Başkanı Kemal Özer ise “Kur’an’ın ‘Tayyib’ Talebi ve Modern Dönem Sorunları” başlıklı tebliğinde şunları belirtiyor: “GDO ve tarım kimyasalları konusunda son gelişmeler bizi nasıl bir dünyanın beklediğini gözler önüne seriyor. Mesela Danimarkalı çiftçi Borup Pedersen,  beslediği hayvanlarda kafatası bozukluğu, deforme olmuş kemikler ve hatta testisli doğan dişiler olduğunu fark eder. Bunun üzerine bu hayvanların etlerinin analizi için bir laboratuara müracaat eder. Tetkik sonucunda etlerde yüksek oranda, Monsanto’nun ‘glifosat’ içeren ‘Roundup’ ilacı çıkması üzerine, inceleme sonuçları Çevre Analitik Toksikoloji Dergisi [Journal of Environmental and Analytical Toxicology]’nde yayınlanır.(12) Roundup, konvansiyonel tarımda yabani otlara karşı kullanılan bir ilaçtır.

Dünyanın hemen her yerinde kullanılan ve neredeyse tüm tetkiklerde karşımıza çıkan ‘glifosat’ içeren ‘Roundup’ ilacının risklerini, Kings College’nin uzmanları şöyle sıralıyor: DNA’ya hasar vermesi nedeniyle artan prematüre doğumlar ve düşükler, nöral tüp kusurları ve anemasefali de dâhil doğum kusurları, beyin ve kafatası sorunları, çoklu omurilik tümörleri, lenfoma, dikkat eksikliği bozukluğu ve hiperaktiviteye bağlı dikkat noksanlığı.(13)

Union Of Concerned Scentists adlı birliğin araştırmasına göre, glifosat topraktaki bitkilerde birikip gıdalara geçiyor tıpkı diğer ağır metaller gibi. Araştırmaya göre sinsi olup, bedendeki etkisini yavaş yavaş gösterir. Bu sayede enflamasyon, vücuttaki hücre sistemlerine zarar verir. Kanserden kısırlığa dek pek çok soruna yol açar. (12) Bugün her yüz çocuktan birinin otistik doğması da, benzer ürünlere ve aşılara bağlanmaktadır.(15)

Günümüz hayvancılığında kimyevî büyüme faktörleri, antioksidanlar, renklendiriciler, koruyucular, asitik düzenleyiciler, iştah açıcılar, pıhtılaştırıcılar, yapıştırıcılar, enzimler, mikroorganizmalar, formaldehit, kan, et, kemik vs mezbaha atıkları ile insan DNA’sı bile taşıyan GDO’lu bitkilerin yem yapılması, kilo yapıcı, süt artırıcı hormonlar(16) ile horoz olmaması için yumurtaya östrojen/dişilik hormonu verilmesi ve bittabi cinsel birleşme yerine, sûni dölleme ile çoğaltılan hayvan ve ürünlerini, çoğunlukla ya da sadece hayvanın kesimi esas alınarak ‘helâl sertifika’ verilmesi, Allah Azze ve Celle’nin ‘tayyib’ emrini karşılar mı? Basit bir “sertifika” bu gayr-i meşruluğu, zulümleri helâlleştirir mi? Yoksa bu tür zorlama uygulamalarla, sadece endüstrinin vahşi yöntemlerinin üstü örtülüp, “meşruiyet” mi sağlanmış olunur?

Kaynakça

[1] http://www.gmo-compass.org/eng/database/plants/49.lentil.html
[2]
http://www.gmfreeze.org/news-releases/180/
[3] European Food Safety Authority, 2012. 
Reasoned opinion – Modification of the existing MRL for glyphosate in lentils
[4] EU Rapid Alert System for Food and Feed (RASFF) 
search results
[5] Government of Alberta, Agriculture and Rural Development Department, 15 August 2011. “
Lentil Producers Unable to Use Glyphosate for Pre-harvest Weed Control
[6] GM Freeze and Greenpeace International, 30 June 2011. 
Herbicide Tolerance and GM Crops - Why the world should be ready to round up glyphosate
[7] Coupe RH, Kalkhoff SK, Capel PD and Gregoire C, 2011. “Fate and transport of glyphosate and aminomethylphosphonic acid in surface waters of agricultural basin”.Pesticide Management Science, 67, doi: 10.1002/ps.2212
[8] Sanchis J, et al, 2011. "
Determination of glyphosate in groundwater samples using an ultrasensitive immunoassay and confirmation by on-line solid-phase extraction followed by liquid chromatography coupled to tandem mass spectrometry". Analytical and Bioanalytical Chemistry (ref DOI 10.1007/s00216-011-5541-y)  
[9] Aziz A and Leblanc S, 2010. “Maternal and fetal exposure to pesticides associated to genetically modified foods in Eastern Townships of Quebec, Canada”. Reproductive Toxicology
[10] von Dirk Brändli und Sandra Reinacher, 2012. “
Herbizide im Urin”. Ithaka Journal
[11] Poulsen, M. S, et al, 2009. "Modeling placental transport: Correlation of in vitro BeWo cell permeability and ex vivo human placental perfusion." Toxicology In Vitro 23: 1380–1386
[12]

http://omicsonline.org/open-access/detection-of-glyphosate-in-malformed-piglets-2161-0525.1000230.pdf
[13] M Antoniou, J Fagan, C Robinson “GMO Myths and Truths: An Evidence-Based Examination of the Claims Made for the Safety and Efficacy of Genetically Modified Crops,” Earth Open Source. June 2012 p. 66
[14] “Roundup, An Herbicide, Could be Linked to Parkinson’s, Cancer and Other Health Issues, Study Shows” Reuters. April 25, 2013
[15] www.globalresearch.ca/the-global-gmo-food-war-against-humanity-devastating-health-and-environmental-impacts-worldwide/5414669
[16] www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2002/12/20021218.htm#6 Bu linkteki ‘tebliğ’ incelendiğinde hayvan yemlerine katılan katkıların listesinin tam 56 sayfadan oluştuğu görülecektir.

İLİŞKİLİ HABERLER

MERCİMEKTE GDO İDDİASI

GDO HABERLERİ

 

 

16.03.2015 13:23:00 Bu haber 8522 defa okundu
GDO'lu mercimek savaşı
Sağlık Bakanlığının televizyon ekranlarında konuşacak kimselerle ilgili 'Ekran Sertifikası' girişimini nasıl buluyorsunuz?




 
Copyright © 2009 Sağlık ve Gıda Güvenliği Hareketi
Sitemizdeki bilgilerin her hakkı yazarı ve kaynağına aittir. Kaynak gösterilerek kullanılabilir
Yazılım ve Görsel Tasarım: İnforce Bilişim Teknolojileri