Son Dakika
Perşembe, 23 Kasım 2017 | Anasayfam yap | Favorilerime ekle    
GDO’suz gelecek A Murat Aytekin
Geçtiğimiz hafta bir parça karamsar ve umutsuzdum galiba. Sabancıların GDO konusuna ve özellikle transgenik bitkilere yatırım yapıp yapmayacağını aleni bir merakla sorduk. Sabancılar hariç her yerden cevap ve tepki geldi.

Cevaplar ya da tepkiler gerçekten umut vericiydi. Bu mesajlar arasında özünde en sevindirici olanları şöyle bir gruplandırınca Türkiye’de ne kadar çok transgenik bitki karşıtı olduğunu öğrenmiş oldum. Yeni yeni dostlar edindim. Anlaşılan o ki bu konuyu ciddi biçimde takip eden çok sayıda meraklı var.
Meraklı olanların bir kısmı hayranlık uyandıracak düzeyde bilgili de. Genetiği değiştirilmiş organizmaların ilk kez ne zaman, nerede ve kim tarafından geliştirildiğinden tutun da olası ve olmuş sosyolojik, ekolojik ve ekonomik etkilerine kadar bir çırpıda sayanları görebildiğim kadarıyla en ilginçleri oldu. Doğrusu bazılarından oldukça etkilendiğimi ifade etmeliyim. Geçen haftaki GDO konusunda yazdığım ilk yazım değil ama GDO’lu deterjanlardan bahsettiğimde ya da ODTÜ’deki anlamsız ve gereksiz semineri anlattığımda bu kadar çeşitli ve zengin okur tepkisi almadığımı da söylemeliyim.

Sabancılar gerçekten GDO konusuna yatırım yapacak mı? Hiç tepki göstermiyorlar. Hiç açıklama yapmıyorlar. Ne bileyim herhalde sesimizi buradan duyuramadık. Ne yapalım o halde? Vallahi biz bu kadar adam merak ediyoruz, içimize bir kurt düştü. Birisi bir şey söylese de biz de yayınlasak yurttaşlar da rahatlasa ben de işime gücüme baksam diyorum.

Olmadı ricacı olsak Seda Sayan’ın programına çıksak(*). Yahut kanala bağış falan yapsak BirGün olarak bizi bir sabah şekerine konuk etseler. Düşünsenize dostlar bizi orada. Önde bir nefesi kuvvetli hoca, yanında bir manken hanımefendi, arkada kızı şekerci dükkânının sahibinin oğluyla kaçan feryat figan anne ve biz.

Bir bakıyorsunuz sabahın 7’sinde program başlamış, sunucu şarkılı türkülü bir giriş yapıyor, aynı kanalda dün oynayan dizilerden görüntüler geliyor. Sonra sesler kesiliyor, hoş beş bitiyor haydi kamera hocaya dönüyor ki adam ağlamaktan zaten perişan olmuş. Konuk izleyiciler aldıkları yevmiyenin hakkını vermek için başlarını bir aşağı bir yukarı sallıyorlar, hoca ağlıyor, anlatıyor, onlar sallıyor. Sıra göbek havasında, eski manken yeni şarkıcı kızımız bir türkü okuyor, reklam araları, şu bu derken şekercinin oğlu ile kadının kızının trajedisi ekrana geliyor ki aman aman evlerden uzak. Kadın anlatıyor falan, konuk izleyiciler bu sefer başlarını sağa sola sallayıp “cık cık” ediyorlar. Hoca bu meseleyi hemen ele alıyor. Kızını dövmeyen dizini döver falan diyor. Herkes mutlu oluyor. Şekercinin oğluna telefon ediyorlar. Şekerci, oğlu, kadının kızı sarmalaşıyor iş tatlıya bağlanıyor. Şarkı türkü, reklam aha da sıra bize geliyor. Derdimizi anlatıyoruz. Tam ortasında reklam, şarkı türkü ama sunucu neyse ki meselenin ciddiyetine vakıf, telefon bağlantısı kuruyor. Seda Sayan’dan öğrenmiş işi, hoppadanak soruyor Sayın Güler Sabancı’ya: Gııız, gerçekten genetiklen falan mı oynuyonuz? Yazık değil mi parana? Diyor. Herhalde Sayın Sabancı sabahın köründe aldığı telefona şaşırıyor ama mecburen bir cevap veriyor. Biz de rahatlıyoruz. Toplumumuz aydınlanıyor.

Beğenmediyseniz buyurun size başka senaryo; gençler GDO’ya hayır diye eylem yapmaya başlıyor, hükümet kendilerini adaba davet ediyor, olmadı sürüklene sürüklene GDO’ya evet diyenler eşek sudan gelinceye kadar adap olunmasalar da darp oluyorlar. Konu kapanıyor.
Yahu dostlar, şimdi burada eşek falan da dedik ya bu sefer öğretim üyelerini de adaba davet etmeseler bari. Hayır bir şey değil, işimiz gücümüz var, gidemeyiz mahçup oluruz diye.

Yok’ Bu iş böyle olmayacak. Siz bunların hepsini unutun. Bu hafta yaz haftası, tatil yapamadım bari masal, senaryo bir şeyler anlatalım dedik. Şimdi desek ki GDO geliyor gümbür gümbür, Artvin elden gitmiş şıldır şıldır yaz günü iyice keyfiniz kaçacak. Bizim anlatacağımız masal ve senaryo da bu kadar oluyor demek ki. Her ne kadar sürçülisan ettikse, affola.  

(*) Aldığım çok sağlam bilgiye göre Sayın Sayan’ın programı yayından kalkmış. Bu yükü nasıl kaldıracağımı bilemiyorum.

16.08.2009 Bu yazi 9643 defa okundu
Sağlık Bakanlığının televizyon ekranlarında konuşacak kimselerle ilgili 'Ekran Sertifikası' girişimini nasıl buluyorsunuz?




 
  • Bir kıyamet silahı: GDO
    Sağlık ve Gıda Güvenliği Hareketi Başkanı ve aynı zamanda Yeni Söz Genel Yayın Yönetmeni Kemal Özer ile son yılların en tartışmalı konularından biri olan GDO’yu konuştuk. Kemal Özer ile sohbet tadında gerçekleştirdiğimiz Röportajımızda GDO’nun insanlığa ne tür zararlar verdiğini, aşıların neslimiz açısından nasıl büyük tehlikeler saçtığını, modern hayatın getirdiği hastalıklara, Modern Tıp olarak bilinen Rockefeller Tıbbı’nın neler getirdiğine, tohum konusunun önemine, Dünya nüfusunu azaltma planı uygulayan “Şeytani Akıl”ın ne tür tuzaklar kurduğunu ve Türkiye’de Gıda ve Tarım alanının ne durumda olduğunu ele aldık.
  • Etyen Mahçupyan: Modern tıp çok kibirli
    Gazeteci Etyen Mahçupyan tıp dünyasını pek çok hekimden daha iyi tanıyan isimlerden biri. Alternatif yaklaşımları yakından takip eden ve modern tıp yöntemlerini “beyaz mafya”, “Ortodoks tıp”, “modern dünyanın şamanları” gibi iddialı kavramlarla eleştiren Mahçupyan ile dosya konumuz kapsamında SD’nin yeni sayısı için konuştuk.
  • GDO zararsız diyen yalan söylüyor!
    Yeni yönetmelik ile artık yüzde 0,9'a kadar GDO içeren besinler serbest bırakılıyor. Bu besinlere kanunlarca yasaklanmasına rağmen, bebek mamaları da dahil...
  • Gıda politikaları milli güvenlik meselesidir
    “Tohum, su, toprak, aşı, ilaç dünyanın en etkin, en ölümcül, en siyasi ve en tehlikeli sessiz silahlarıdır” bu sözler, gıda ve tarım teması üzerinde Türkiye’nin en çok konuşulan isimlerden biri Gıda Hareketi Lideri Kemal Özer’e ait.
  • Şehirler arası su savaşı çıkacak!
    Prof. Mikdat Kadıoğlu, gelecekte yaşanaca meteorolojik felaketleri anlattı
  • Endüstriyel sütteki gizli tehlike!
    Onkolog Dr. Yavuz Dizdar'dan süt ve süt ürünlerin, kanser ve GDO hakkında çarpıcı tespitler...
Diğer mülakatlar:
1  -  2  -  3  -  4  -  5  -  6
Copyright © 2009 Sağlık ve Gıda Güvenliği Hareketi
Sitemizdeki bilgilerin her hakkı yazarı ve kaynağına aittir. Kaynak gösterilerek kullanılabilir
Yazılım ve Görsel Tasarım: İnforce Bilişim Teknolojileri