Son Dakika
Salı, 25 Nisan 2017 | Anasayfam yap | Favorilerime ekle    
Fındıkta ki oyun
Türkiye fındık üretiminde dünya lideri. Ancak son tarım ve dolayısıyla fındık politikalarıyal liderliği kaptırmak için elinden geleni yapıyor. Bunun yanısıra fındık oyunları bitmek bilmiyor. İşte bu oytunlardan önemli bir örnek.

Kasım Tiryaki / Timetürk

Fındık Tanıtım Grubu’nun son haftalarda verdiği bir ilan var.

Yalnız, bu ilan fındığı tanıtmak için değil.

Hele üreticiye bir katkı olsun diye hiç değil. Bilakis, fındık üreticisini üstü kapalı ‘sahtekârlıkla’ suçlayan bir ilan.

Suçlama, yerme ve övmenin fink attığı bir risale.

Köylünün, ürünü pazara indirmeyişine duyulan üstü kapalı hınç.

Tüccarın, ürünü bedavaya kapatamamasına karşı yapılan bir veryansın.

Gelecek yıllar için Karadenizliye yapılan üstü kapalı bir tehdit.

Üreticiyi aşağılayıp, büyükleri kollama refleksi.

Neresinden tutsan elde kalan, neresinden baksan insanı hayrete düşüren, güçlüden yana bir tavır koyuş.

‘Bu gün gülen üretici, yarın ağlamaya hazır olsun.’ diye fakır fukaraya, garip gurabaya güpegündüz ve herkesin ortasında parmak sallamak. 

‘Rekolte yüksek olduğu zaman, fındığın bedavaya gitmesine hazır ve razı ol’ emrivakisi.

Ağır, koyu, pervasız ve kokusu her bir yandan alınabilecek keskinlikte bir ‘yağcılık’ destanı.

Maksadı üzüm yemek değil, üreticiyi paylamak olan bir tanıtım.

Üreticiye ‘Ya fındıklarınızı sökmeye başlayın ya da bedava satmaya hazır olun.’ tebliği.

Mezkûr ilanın her kelimesinden, her satırından gürül gürül akan bunlar işte. 

 

Fındık Tanıtım Grubu nam teşkilatın -muhtemelen- bir sürü para vererek yaptırdığı iş bu. Fındığı tanıtmakla veya daha iyi bir fiyatla sattırmakla uzaktan yakından alakası olmayan acayip ötesi bir şey.

Fındığı tanıtmak için yola çıkmış bir ekibin, nasıl olupta bu denli siyasi ve yanlı bir metin kaleme alabildiği de ayrı bir sorun.

Siyaset neyinize sizin?

Üreticiye yüklenmek, arzın azalması veya fiyatın 3 liraya düşme ihtimali neyinize?

Başka işiniz mi yok?

Rekoltenin fazla olduğu senelerde de, serbest piyasa koşulları içerisinde, fındığı altı, yedi liraya satmanın bir yolunu aramak varken, ne diye felaket tellallığına soyunursunuz?

Yeni pazarlar bulmak dururken, ne diye milletin fındıklarını sökmenin hayallerini kurarsınız?

Böyle ‘tanıtım grubu’ düşman başına!

Siz, bir an önce fındığı tanıtma işini bırakın.

Fındık fiyatındaki yükselişin dert olduğu bir grubun, fındığı tanıtmakla ne işi olur?

Başka bir iş bulun kendinize siz. İş bulamazsanız gidin yatın.

Şu ilana bir bakar mısınız?

Tanıtım nasıl yapılır, üretici nasıl savunulur, desteklenir görün!

 

İşte ilan:

‘Serbest piyasa koşullarında her durumda TÜRKİYE KAZANIYOR! Rekolte azlığında fındık 5 liraya koşuyor. Bu durum gösteriyor ki,  sorun arzın fazlasındadır. Fındıkla oyun oynayanlar yoktur.

“Bugün 5 lira eden fındık, arzın fazla olduğu yıl 3 liraya düşebilir. Bugün gülenler yarın şikayet etmesin, kimse kimseyi fiyatı düşürmekle suçlamasın, kimse devleti bu işe müdahale etmeye çağırmasın.”

ADİL VE DENGELİ BİR PİYASA İÇİN ÇÖZÜM; ARZI AZALTMAKTAN, ÜRETİCİYİ GÜÇLENDİRMEKTEN VE FİYATTA İSTİKRARI SAĞLAMAKTAN GEÇER.

Yılların birikmiş sorunlarına bir neşter vurarak fındıkta arz fazlasını kontrol almayı, Türkiye tarımında dengeli ve verimli bir üretim yapısını kurmayı amaçlayan radikal kararı için başta Başbakanımız sayın R. Tayip Erdoğan olmak üzere …. içtenlikle kutluyor ve TEŞEKKÜR EDİYORUZ.’

 

Şaka gibi değil mi?

Kafka, bu ilanı görse hasedinden dudağını ısırırdı.

Sizce bu ilan tanıtım gibi mi duruyor?

Yoksa bir şeyin savunması ve bir başka şeyin kösteklenmesi gibi mi?

Azar ve teşekkürün nasıl girift bir hal aldığına dikkatinizi çekerim.

Yani, kendini ‘Fındık Tanıtım Grubu’ diye tesmiye eden bu insanların amacı ne?

İlandaki onca muhteşem cümleden biri olan ‘Fındıkla oyun oynayanlar yoktur.’ cümlesini ele alın.

İnsana, üç-beş yaşında ki çocukların suçluluk psikolojisini çağrıştıran bir yargı bu.

‘Ben yapmadım’ derler ya, yaptıkları her kabahatten sonra.

‘Fındıkla oyun oynayanlar yoktur.’ diyor bu arkadaşlarda.

Benim bildiğim, her malın bir piyasası, her piyasanın bir sürü kurdu olduğu ve bu kurtların malı ucuza almak için her şey yaptığıdır.

Her ne kadar bunlar harcı âlem bilgiler olsa da, fındıkta işlerin böyle yürümediğini ilandan öğrenmiş buluyoruz.

‘Fındıkla kim oynasın? Fiyatlar neden speküle edilsin?’ demeye getiriyor ilan.

Neredeyse, ‘Tüccar köylüden fındığı yüksek ücretten almak için elinden ne geliyorsa yapıyor.’ diyecek.

!

Bir – iki basit soru ile kapatalım konuyu.

Serbest piyasada, malın fiyatını belirleyen yegâne, biricik faktör arz durumu mudur?

Hem ecnebiler, fındık ekmeye zor vermişken, sizin derdiniz neden ekili fındık alanlarını sökmek oluyor?

Fındıkta en büyük ‘üretici ülke’ olarak, ‘fiyat belirleyen’ konumunu bahçeleri sökerek mi elde edeceğiz?

Son bir hatırlatma.

Avrupalı çiftçiler, fiyatlar biraz düşünce şehirleri ateşe veriyor, istedikleri oluncaya kadar da eylemlerine ara vermiyorlar.

Fransa’da ki domates isyanından sonra, Belçikalı çiftçiler, hükümetin yanlış politikalarını eleştirmek için üç milyon litre sütü yollara döktü.

Şimdi, bu Avrupalı çiftçileri ne yapmak lazım? ‘Cahil adamlar işte’ deyip geçelim mi?

Benim gönlüm, bizim Fındık Tanıtım Grubuna teslim etmekten yana.

Onlar içinde şıpınişi bir ilan düşünürler herhalde!

*

Gruba küçük bir çağrım var.

Arkadaşlar, siz fındığı tanıtmayı manıtmayı bırakın.

Hemen bırakın hem de.

İlanlara gelince, onlara devam edin etmeyin, o sizin bileceğiniz iş ama ‘biz fındığı tanıtıyoruz’  ayaklarına yatmadan yapın bu işi.

Başka bir isim bulun kendinize.

‘Tanıtmalı’ olmasın.

Savunma, saldırma temalı bir şeyler olabilir mesela.

(timeturk)

19.10.2009 13:47:00 Bu haber 3152 defa okundu
Fındıkta ki oyun
Sağlık Bakanlığının televizyon ekranlarında konuşacak kimselerle ilgili 'Ekran Sertifikası' girişimini nasıl buluyorsunuz?




 
Copyright © 2009 Sağlık ve Gıda Güvenliği Hareketi
Sitemizdeki bilgilerin her hakkı yazarı ve kaynağına aittir. Kaynak gösterilerek kullanılabilir
Yazılım ve Görsel Tasarım: İnforce Bilişim Teknolojileri