Son Dakika
Çarşamba, 22 Kasım 2017 | Anasayfam yap | Favorilerime ekle    
Fabrika ayarları Ömer Özkaya
Batı'nın Doğu'ya olan üstünlüğü, sadece askeri ve endüstriyel değildir. Tasfiye edemediği diğer medeniyetleri kendisine benzetmek gibi bir özelliğe sahip olan Batı, hayatın tüm alanlarını; kadının ve erkeğin toplumdaki yerini, saati, iş ve tatil günlerini, takvimi, gün ve ay adlarını, geceyi ve gündüzü, kendince yeniden tanzim etti.

Modernite, Hakikat'in yerine insanı, Vahy'in yerine rasyonel aklı merkeze aldı, bunun sonucu, göklerle olan irtibatın zayıflaması oldu. 

Elektriğin buluşuyla gece, hayatımızdan çıktı. Gecenin yokluğu 24 saat çalışabilmeye imkan tanıdı. Bunun sonucunda, gün doğumu ve batımıyla doğal irtibatlı biyolojik saatimiz şaştı. Halen dünyada, modern yaşamın parçası olan sunî elektrik ışığına maruz kalan yüzlerce milyon insan, biyolojik saatiyle uyum içinde değil.

Biyolojik saat, insan bedeninin faaliyet ritmini yönetir, biyolojik saate aykırılık, nedeni bilinmeyen hastalıklara yol açar. Çin tıbbına göre, bu tür hastalıklar, kendilerini ancak 20-30 sene sonra gösterir. Biyolojik saate karşı gelmenin bedeli ödendiğinde pişmanlık fayda etmez. 

"Hikmet"in tersyüz edilmesi 

Eski Sovyet Siyasi İstihbarat Birimi'nden, beyin yıkama faaliyetleri uzmanlarından Gavriil Korotkov'a göre “Eğer bir gün uykusuz bırakılırsanız bununla baş edebilirsiniz. Ama iki gün uykusuz kalmayı hemen hiç kimsenin bünyesi kaldıramaz. Kişi, zihni üzerinde denetimi yitirmeye başladığında herşeyi söyler, herşeyden bahsedebilir. Neyi söyleyip söyleyemeyeceğinin ayırdına varamaz.”

AB'nin resmi haber portalı Euronews'e (22 Temmuz 2014) göre "Avrupa'da halkın yarısından fazlası uykuya geçmekte zorlanıyor ya da geceleri hiç uyuyamıyor, uyku rutinine sahip kişilerin sayısı %20’yi geçmiyor." Dolayısıyla bu kıtadan, "normal" olan, beklenemez.

İsrail'de, günlük hayat düzenine ilişkin Tevrat hükümlerine daha bağlı olunduğu yıllarda, bu ülkeye turist olarak gidenler, gece 10'dan sonra, etrafta sadece kediler ve turistler görürlerdi. Bu turistlerden biri de Çetin Altan'dı: "Kudüs'te saat gecenin onu oldu mu, etraftan el ayak çekiliyor... Bir şehirde hayat sabahın beşinde başlarsa elbette akşamın onunda biter. (Milliyet, 23 Nisan 1961, Sayfa 3) 
Peygamberimiz, Yatsı namazını kıldıktan hemen sonra yatardı, eğer misafiri ya da işi yoksa, namazdan sonra asla oturmazlardı.

Sol elle yeme k yemek, erkek-erkeğe, kadın-kadına ilişki yaygınlaştırılarak, "hikmet", tersyüz ediliyor. Erkek-erkeğe ilişkiyi Avrupa ülkelerinin meclislerinde kabul ettiren güç, üç-beş zavallı gay değildir. Bunlar, ilahi nizamı tersyüz etmek, hikmeti tersine çevirmek isteyen karanlık güç mahfillerinin yapabileceği şeylerdir. Başlıca hedef; gıdayı, insanı ve çevreyi bozarak, dünyayı şeytansı bir yere dönüştürmektir!

Yaklaşık 150 yıl öncesine kadar, aşağı yukarı tüm düşünce biçimlerinin, "manevi otorite"yle irtibatı vardı, ya da en azından bugünkü kadar zayıf değildi. İnsan normalleşirse, her şey normalleşir. Fabrika ayarlarına geri dönmeli, hayatın tüm alanlarında "normal"i geri çağırmalı, insanın "kutsal"la irtibatını yeniden sağlamalıyız. Dünyadaki kaoscu ve çatışmacı rol karşısındaki gerçek alternatif, küresel yapıcılık ve küresel ahlak hareketidir.
 

25.07.2015 Bu yazi 1555 defa okundu
Sağlık Bakanlığının televizyon ekranlarında konuşacak kimselerle ilgili 'Ekran Sertifikası' girişimini nasıl buluyorsunuz?




 
  • Bir kıyamet silahı: GDO
    Sağlık ve Gıda Güvenliği Hareketi Başkanı ve aynı zamanda Yeni Söz Genel Yayın Yönetmeni Kemal Özer ile son yılların en tartışmalı konularından biri olan GDO’yu konuştuk. Kemal Özer ile sohbet tadında gerçekleştirdiğimiz Röportajımızda GDO’nun insanlığa ne tür zararlar verdiğini, aşıların neslimiz açısından nasıl büyük tehlikeler saçtığını, modern hayatın getirdiği hastalıklara, Modern Tıp olarak bilinen Rockefeller Tıbbı’nın neler getirdiğine, tohum konusunun önemine, Dünya nüfusunu azaltma planı uygulayan “Şeytani Akıl”ın ne tür tuzaklar kurduğunu ve Türkiye’de Gıda ve Tarım alanının ne durumda olduğunu ele aldık.
  • Etyen Mahçupyan: Modern tıp çok kibirli
    Gazeteci Etyen Mahçupyan tıp dünyasını pek çok hekimden daha iyi tanıyan isimlerden biri. Alternatif yaklaşımları yakından takip eden ve modern tıp yöntemlerini “beyaz mafya”, “Ortodoks tıp”, “modern dünyanın şamanları” gibi iddialı kavramlarla eleştiren Mahçupyan ile dosya konumuz kapsamında SD’nin yeni sayısı için konuştuk.
  • GDO zararsız diyen yalan söylüyor!
    Yeni yönetmelik ile artık yüzde 0,9'a kadar GDO içeren besinler serbest bırakılıyor. Bu besinlere kanunlarca yasaklanmasına rağmen, bebek mamaları da dahil...
  • Gıda politikaları milli güvenlik meselesidir
    “Tohum, su, toprak, aşı, ilaç dünyanın en etkin, en ölümcül, en siyasi ve en tehlikeli sessiz silahlarıdır” bu sözler, gıda ve tarım teması üzerinde Türkiye’nin en çok konuşulan isimlerden biri Gıda Hareketi Lideri Kemal Özer’e ait.
  • Şehirler arası su savaşı çıkacak!
    Prof. Mikdat Kadıoğlu, gelecekte yaşanaca meteorolojik felaketleri anlattı
  • Endüstriyel sütteki gizli tehlike!
    Onkolog Dr. Yavuz Dizdar'dan süt ve süt ürünlerin, kanser ve GDO hakkında çarpıcı tespitler...
Diğer mülakatlar:
1  -  2  -  3  -  4  -  5  -  6
Copyright © 2009 Sağlık ve Gıda Güvenliği Hareketi
Sitemizdeki bilgilerin her hakkı yazarı ve kaynağına aittir. Kaynak gösterilerek kullanılabilir
Yazılım ve Görsel Tasarım: İnforce Bilişim Teknolojileri