Son Dakika
Pazartesi, 29 Mayıs 2017 | Anasayfam yap | Favorilerime ekle    
Endüstri kendini nasıl aklar? Kemal Özer
Endüstri bizim gibi değil, risk almaz ve işini sağlam yapar. Geleceğini, kontrol edemediği kimselerin insafına terk etmez. Amacına ulaşmak için her yolu “mubah” görür. Devletlerin ve mevzuatların kendisini koruması için hiçbir fedakârlıktan kaçınmaz.

Çevirdiği dümenlerin fark edilmemesi için, “bilimi araçsallaştırır!” Sadece bilim mi, işine gelen her şeyi…

Kim kendine hizmet ederse “meşru”, hizmete yanaşmayan herkesi “gayr-i meşru”, yalancı, sahtekâr, bilim ve akıl dışı ilan eder.

Kendini aklamak için dernekler, vakıflar, enstitüler, üniversiteler, gazeteler, radyolar, televizyonlar hatta haber ajansları kurar.

Kendi derneğinden kendine ödül verir, bu ödülle reklâmını yapar. Laboratuar teknolojisini ve kitini üretir, kendi analizini kendi yapar. Kendi kuralını kendi koyar, kendi çalar kendi oynar.

Musevilere mal satmak için “koşer sertifikası”, Müslümanların pazarlarını ele geçirmek için “helâl sertifikası”, seküler pazarları kontrol etmek için “organik sertifikası” bile düzenler.

Bilim, edebiyat ve siyaset dünyasını kontrol için “Nobel” ödülleri dağıtır. Sinemayı, müziği “oskar”larıyla yüceltir veya yok eder.

Kendi partisini kurdurur, başına kuklalarını tayin eder. Terör örgütlerini de, çevre yapılanmalarını da kurdurur ve yönettirirler.

Akademileri, bürokrasileri, siyaseti, sanatı ve hatta dinî yapıları dahi kontrol altına almak için, finansmanını devletlere ödeterek  “üniversite” adını verdiği torna tezgâhında kullanışlı aletler yetiştirir. 

O ne yiyeceğinize, ne içeceğinize, ne giyeceğinize, ne dinleyeceğinize, ne izleyeceğinize, ne okuyacağınıza, ne kadar doğuracağınıza, nerede ikamet edeceğinize, nasıl seyahat edeceğinize, nerede doğacağınıza, nerede öleceğinize, nasıl gömüleceğinize karar verir. 

Evde doğulmayacak, normal doğum olmayacak, aşı olunacak, ilaç içilecek diyorsa öyle yapılır.

Toprak kötü demişse kötüdür. Köyler ve küçük çiftçiler “yok edilecek” demişse, bir yolu bulunup yapılır. İstatistik onun için vardır. Medya onun cazgırlığını yaptığı sürece iyidir.

O alın diyorsa almanız, almayın diyorsa da almamanız gerekir. Kimin iyi ve doğru sözlü olduğuna, kimin sesinin kısılması gerektiğine de o karar verir.

Dün kötü, yeni olan iyidir. Doktora yapanlar kaliteli, hikmetli ve doğru sözlüler kötüdür. Sorgulayanlar uyumsuz, şartsız ittiba edenler makul kimselerdir. 

Kısacası o, müesses nizamın daim ve dahi güçlü olması için var gücüyle çalışır, çalıştırır.

Endüstri” deyince şu ya da bu sanayi dalını kast ettiğimiz sanılmasın. Buna her şey dâhildir. Kültür endüstrisi de, din endüstrisi de, siyaset endüstrisi de, film endüstrisi de, savaş endüstrisi de, tıp endüstrisi de… Ekleyin ekleyebildiğiniz kadar.

O tepeden bakar, yaptığını kasıtlı yapar, değerliyi yok eder. O'nun savaşı hakla, iyiyle, adaletle, fıtratla, tabiatla ve gerçekledir.

İşine gizem katar, bilince saldırır, hakkı tepelemek ister. Çocuğu, kadını, yaşlıyı, duyguları, inançları, sıhhati kısaca sömürebileceği ne varsa sömürür.

Dindar belediye başkanınızın kapısının karşısına bile, reklâm adı altında pornografiyi asar.  Demokrasi ve özgürlük masalıyla itiraz etmenize bile tahammül edemez.

Cenneti vaat eder, cehennemi sunar. Ürettiği zırvalıkları, arsızlıkları “ideoloji” diye pazarlar.

Kendisi şeytana tapar, herkesi hız, haz, servet, şehvet, teknoloji, dikilitaşlara taptırmak için çabalar.

Yalan ve teşhircilik ana sermayesi, açlık masalı, savaş ise maskesidir. Demokrasi oyunu, laiklik putu, insan hakları sığınağı, özgürlük palavrası, Vatikan uyuşturucusu, Basel merkez üssü, banka mabedi, kredi kartı büyüsü, biyoteknoloji muasır medeniyetidir.

Silah olma potansiyeli olan her şeyi silahlaştırır, tapılmayacak her şeye taptırır. Gelecek hayallerinize bile hükmetmeye çalışır.

O yiyip içen, muhteris, yalancı, gerçek üfürükçü, hipnozcu, yasal hırsız, küresel soyguncu, yolumuzu kesen eli silahlı gangster, kravatlı haydut, hokkabaz, madrabaz, sihirbaz, deccal yani iki ayaklı “hannas”tır.

Şerrinden sakınmak için siz ne yapmanız gerektiğini bilirsiniz. Bunca çıplaklığa rağmen onu hâlâ bilemiyorsak, yazık çok yazık…

 twitter.com/cankemalozer

05.10.2015 Bu yazi 1102 defa okundu
Sonraki:
1  -  2  -  3  -  4  -  5  -  6  -  7  -  8  -  9  -  10
Sağlık Bakanlığının televizyon ekranlarında konuşacak kimselerle ilgili 'Ekran Sertifikası' girişimini nasıl buluyorsunuz?




 
  • Etyen Mahçupyan: Modern tıp çok kibirli
    Gazeteci Etyen Mahçupyan tıp dünyasını pek çok hekimden daha iyi tanıyan isimlerden biri. Alternatif yaklaşımları yakından takip eden ve modern tıp yöntemlerini “beyaz mafya”, “Ortodoks tıp”, “modern dünyanın şamanları” gibi iddialı kavramlarla eleştiren Mahçupyan ile dosya konumuz kapsamında SD’nin yeni sayısı için konuştuk.
  • GDO zararsız diyen yalan söylüyor!
    Yeni yönetmelik ile artık yüzde 0,9'a kadar GDO içeren besinler serbest bırakılıyor. Bu besinlere kanunlarca yasaklanmasına rağmen, bebek mamaları da dahil...
  • Gıda politikaları milli güvenlik meselesidir
    “Tohum, su, toprak, aşı, ilaç dünyanın en etkin, en ölümcül, en siyasi ve en tehlikeli sessiz silahlarıdır” bu sözler, gıda ve tarım teması üzerinde Türkiye’nin en çok konuşulan isimlerden biri Gıda Hareketi Lideri Kemal Özer’e ait.
  • Şehirler arası su savaşı çıkacak!
    Prof. Mikdat Kadıoğlu, gelecekte yaşanaca meteorolojik felaketleri anlattı
  • Endüstriyel sütteki gizli tehlike!
    Onkolog Dr. Yavuz Dizdar'dan süt ve süt ürünlerin, kanser ve GDO hakkında çarpıcı tespitler...
  • Türkiye'de GDO yasak değil!
    Geçtiğimiz günlerde Gümrük Bakanı'nı yaptığı bir açıklama gözlerin yeniden GDO'ya çevrilmesine sebep oldu. Bakan Yazıcı, yaklaşık 2 yılda 43 bin ton GDO'lu ürüne el konduğunu açıkladı. Peki ama bu ürünler şimdi nerde?
Diğer mülakatlar:
1  -  2  -  3  -  4  -  5  -  6
Copyright © 2009 Sağlık ve Gıda Güvenliği Hareketi
Sitemizdeki bilgilerin her hakkı yazarı ve kaynağına aittir. Kaynak gösterilerek kullanılabilir
Yazılım ve Görsel Tasarım: İnforce Bilişim Teknolojileri