Son Dakika
Cuma, 3 Nisan 2020 | Anasayfam yap | Favorilerime ekle    
Dünyanın en güzel sebzesi Arzu Aygen
Mart ayından beri sabırla beklediğimiz güzellik gerçekleşti. Aylar süren çapalama, sulama, ilgilenmeden sonra Rabbim dünyanın en güzel domateslerini verdi.

Siyah, pembe, turuncu, kırmızı, yeşil, sarı, yassı, yuvarlak, dilmeli, şekil şekil, renk renk domates...

Her birinin tadı farklı. Kimi mayhoş, kimi tatlı. Evde biraz ekmek, biraz da peynir varsa başka hiçbir yemeği aramıyoruz. Ekim – Kasım aylarına kadar sürecek domates mevsiminde bu güzel sebzeye rastlayacak olursanız tadını çıkarın. (Markette, çarşıda pazarda bütün bir sene satılan kırmızı sebze domates değil. Eğer benim bahçemdekiler domates ise, onlar değil. O kadar farklı...) En güzeli elma gibi ısıra ısıra elde yemek ama değerlendirmenin onlarca yolu var. İşte birkaçı...

Domatesli ekmek: İspanyol icadı pan con tomate. Büyük bir dilim köy ekmeği kızartılır.Üstüne yarıya bölünmüş 1 diş sarımsak bastıra bastıra sürülür. Sarımsağın kokusu ekmeğe iyice geçer. Üstüne yarıya bölünmüş domates bastıra bastıra sürülür. Domatesin suyu, tadı, eti, çekirdeği ekmeğe geçer. Üstüne zeytinyağı da gezdirilip afiyetle yenir.  

Ev yapımı ketçap: Şahane oluyor. Mutlaka deneyin. 2 kg domatesi kabuklarıyla doğrayın, yumuşayana kadar pişirin. Başka bir tencereye 2 kg kırmızı salçalık tatlı biber doğrayın, o da yumuşayana kadar pişsin. Biberin saldığı suyu atın, kullanmayın. Domatesin suyu kıymetlidir, onu kullanacaksınız. İkisini de kevgirden geçirin, bir araya katın, çıkan domates biber püresini ve domates suyunu bir tencereye alın. Suyu uçana kadar pişirin.

Geniş bir tencerede 1 kg incecik doğranmış soğanı 1 çay bardağı zeytinyağında kısık ateşte kavurun. 6-7 diş doğranmış sarımsak ilave edin, o da 1-2 dakika yağda dönsün. Bunun üzerine suyu çekilmiş domates biber püresi, 8-10 yaprak doğranmış fesleğen (istemezseniz hiç kullanmayın), 1 tatlı kaşığı karabiber ve bol kaya tuzu ekleyin.

İsterseniz 1-2 çorba kaşığı kadar güzel bir sirke de katabilirsiniz. İyice koyulaşana kadar kaynatın. Son aşamalarında etrafa çok sıçrıyor, dikkat edin. Sıcak sıcak kavanozlara doldurun. Kapaklarını sıkıca kapatıp baş aşağı çevirin. Soğumaya bırakın. İstediğiniz zaman açıp kullanın. Açtıktan sonra buzdolabında durması lazım. Kavanozlar ve kapakları da kullanılmadan kaynar suda yıkanıp tamamen kurutulmalı. İçine acı biber, yenibahar, çok az zencefil, karanfil ilave edilebilir.  

Domatesli makarna: "İtalyanlar bile bu kadar lezzetli makarna yememişlerdir" dedi babam. Artık nasıl olduğunu tahmin edin... 2 büyük soğanı incecik doğrayıp bolca zeytinyağının içinde kısık ateşte kavrulmaya bırakın. 4-5 diş doğranmış sarımsak ve 1-2 tane doğranmış acı sivri biber (veya pul biber) ekleyin. 1-2 dakika da bunları çevirin. 1 kg kadar küçük doğranmış domates katın. Tuzunu biberini serpin. Domatesin suyu uçana kadar orta-harlı ateşte pişirin. İsterseniz, ateşten almaya yakın domatesin yanına yakıştırdığınız fesleğen, reyhan, mercanköşk, kekik gibi otlardan birini ilave edin. İster olduğu gibi, ister eski kaşar rendesiyle, ister ufalanmış beyaz peynirle haşlanmış makarnanın üstünde servis yapın.  

Kurutulmuş domates: Evde yapılanı hakikaten başka... Domatesleri kabuklarıyla ince ince dilimleyin. Üstlerine bol kaya tuzu serpiştirin. Birbirlerine değmeyecek şekilde bir tepsiye dizin (çirkin alüminyumdan olmasın tepsi). Bütün gün güneş alan balkon gibi yüksek, temiz bir yerde kurumaya bırakın. Geceleri evin içine alın, sabah gene çıkarın. Gün içinde de 2 saatte bir domateslerin altını üstüne çevirin, her yeri kurusun. 3-4 gün sürer.

İstanbul gibi nem oranı yüksek şehirlerde domates kuruduktan sonra içinde kalan son nemi de uçsun diye çok düşük ısılı fırında yarım saat bekletilebilir. İyice kurumuş olan domates dilimlerini cam kavanoza alın, üstüne çıkasıya kadar sızma zeytinyağı ilave edin. Veya domates dilimlerini bez torbaya doldurun, kuru, havadar bir yerde muhafaza edin. Zeytinyağının içinde bekletilmiş kuru domates olduğu gibi yenebilir, yumuşacık olur. Bez torbada bekletilmiş olanı yemeden bir gece önce biraz kaynar suyla ıslatmak gerekebilir. Kışın salatalara çok yakışır, kuru fasulye gibi yemeklere konabilir.  

Kendi domatesinizi yetiştirmek için 

Bahçeniz varsa kolay. Bahçeniz yoksa ama bütün gün güneş alan bir balkonunuz varsa o da olur. Kökü aşağı doğru çok uzayacağı ve geniş yer kaplayacağı için geniş, uzun, kocaman saksılarda yetiştirilebilir. Bu sene yediğiniz güzel, hakiki, lezzetli domateslerin çekirdeklerini saklayın. Biz çekirdeklerini bir peçeteye yayıp üstüne nasıl bir domates olduğunu yazıyoruz. Peçetenin üstünde kuruyor. Tohumları ekmek için mart ayında hilalin görüneceği bir zamanı seçin. Ay küçükten büyüğe doğru giderken (yani eski ayın, hicri ayın 1-12'si arası) ektiğinizde tohumlar daha güzel serpiliyor. Ekmeden bir gece önce tohumlarınızı suda bekletin.

Bol gübreli, kumlu toprak doldurduğunuz saksıların üstüne tohumları serpiştirin. Onların da üstüne elinizle toprak serpiştirip örtün. Saksıyı bahçede veya balkonda güneş alan bir yerde tutun. Üstüne günde 2-3 kez hafifçe su serpiştirin, toprak hep nemli kalsın.

Önce küçücük filizler çıkacak. Sonra yapraklar görünecek, sapı kalınlaşacak, boyu uzayacak. Mart – Nisan ayında o narin filizler üstlerine bolca yağmur yiyecek, fırtınaya, rüzgâra maruz kalacak. Kimi dayanamayacak, kimi her türlü zorluğa göğüs gerip iyice güçlenecek. Siz hayatta kalanlarla yolunuza devam edeceksiniz.  Nisan-mayıs aylarında fide haline gelmiş domateslerinizi bellenmiş, gübreli toprağa ekin. Hemen can suyu verin.

İlk haftalarda her gün azar azar, sonra 2-3 günde bir sulayın. Boy attıkça sırıklara bağlayıp sağlamlaştırın. Haftada bir toprağını çapalayın. Yeteri kadar güneş görürlerse; çok çeşitli kurtların, böceklerin, tuta kelebeklerinin istilasına uğramazlarsa; şiddetli yağmurlara, fırtınalara, aşırı sıcaklara dayanabilirlerse dünyanın en lezzetli sebzesini hasat edersiniz.      

03.08.2015 Bu yazi 1920 defa okundu
Sağlık Bakanlığının televizyon ekranlarında konuşacak kimselerle ilgili 'Ekran Sertifikası' girişimini nasıl buluyorsunuz?




 
  • Bir kıyamet silahı: GDO
    Sağlık ve Gıda Güvenliği Hareketi Başkanı ve aynı zamanda Yeni Söz Genel Yayın Yönetmeni Kemal Özer ile son yılların en tartışmalı konularından biri olan GDO’yu konuştuk. Kemal Özer ile sohbet tadında gerçekleştirdiğimiz Röportajımızda GDO’nun insanlığa ne tür zararlar verdiğini, aşıların neslimiz açısından nasıl büyük tehlikeler saçtığını, modern hayatın getirdiği hastalıklara, Modern Tıp olarak bilinen Rockefeller Tıbbı’nın neler getirdiğine, tohum konusunun önemine, Dünya nüfusunu azaltma planı uygulayan “Şeytani Akıl”ın ne tür tuzaklar kurduğunu ve Türkiye’de Gıda ve Tarım alanının ne durumda olduğunu ele aldık.
  • Etyen Mahçupyan: Modern tıp çok kibirli
    Gazeteci Etyen Mahçupyan tıp dünyasını pek çok hekimden daha iyi tanıyan isimlerden biri. Alternatif yaklaşımları yakından takip eden ve modern tıp yöntemlerini “beyaz mafya”, “Ortodoks tıp”, “modern dünyanın şamanları” gibi iddialı kavramlarla eleştiren Mahçupyan ile dosya konumuz kapsamında SD’nin yeni sayısı için konuştuk.
  • GDO zararsız diyen yalan söylüyor!
    Yeni yönetmelik ile artık yüzde 0,9'a kadar GDO içeren besinler serbest bırakılıyor. Bu besinlere kanunlarca yasaklanmasına rağmen, bebek mamaları da dahil...
  • Gıda politikaları milli güvenlik meselesidir
    “Tohum, su, toprak, aşı, ilaç dünyanın en etkin, en ölümcül, en siyasi ve en tehlikeli sessiz silahlarıdır” bu sözler, gıda ve tarım teması üzerinde Türkiye’nin en çok konuşulan isimlerden biri Gıda Hareketi Lideri Kemal Özer’e ait.
  • Şehirler arası su savaşı çıkacak!
    Prof. Mikdat Kadıoğlu, gelecekte yaşanaca meteorolojik felaketleri anlattı
  • Endüstriyel sütteki gizli tehlike!
    Onkolog Dr. Yavuz Dizdar'dan süt ve süt ürünlerin, kanser ve GDO hakkında çarpıcı tespitler...
Diğer mülakatlar:
1  -  2  -  3  -  4  -  5  -  6
Copyright © 2009 Sağlık ve Gıda Güvenliği Hareketi
Sitemizdeki bilgilerin her hakkı yazarı ve kaynağına aittir. Kaynak gösterilerek kullanılabilir
Yazılım ve Görsel Tasarım: İnforce Bilişim Teknolojileri