Son Dakika
Cumartesi, 27 Mayıs 2017 | Anasayfam yap | Favorilerime ekle    
DSÖ aşı üreticilerinden hesap sormalıdır Prof Ahmet R Küçükusta
Gazetelerde yer alan haberlere göre yeni grip aşıları eczanelerde 11 lira 84 kuruştan satışa sunuldu. Bu aşı içinde geçen sene üzerinde günlerce konuşulan H1N1’ den başka bir adet A ve bir adet de B tipi grip virüsüne ait antijenler de var.

Sağlık Bakanlığı’ nın açıklamalarına göre geçen sene 43 milyon doz ısmarladığımız domuz gribi aşısının tek dozuna 5.2 Euro ödemiştik. Üselik bu miktar aşı başına herhangi bir aracı (eczacı, ecza deposu vb) olmadan doğrudan üreticiye ödenecek olan paradır.

Şimdi gelin, içinde bir dozunu geçen yıl 5.2 Euro’ dan aldığımız domuz gribi virüsü antjeninden başka 2 farklı grip virüsünün antijenleri de bulunan grip aşısının fiyatını irdeleyelim:

İçinde üç çeşit grip virüsüne ait antijenler bulunan mutad grip aşısının eczane satış fiyatı bu sene 11 lira 84 kuruş’ tur. Bundan –toplamı herhâlde en az yüzde 30 olan- eczacı ve ecza deposu kârlarını çıkarırsak doğrudan üreticiden alınınan aşının fiyatının 7 lira 10 kuruş olduğu ortaya çıkar.

Grip aşısında 3 çeşit virüs bulunduğuna göre aşının virüs başına fiyatı 7.1/3=2 lira 36 kuruş’ tur. Bunu Euro’ ya çevirecek olursak 2.36/1.93= 1.22 Euro eder.

Üstelik bu hazır enjektörlü tek dozluk aşının fiyadır. Oysa domuz gribi aşısı geçen sene 10 veya 25 dozluk flakonlarda satılmıştı; yani ayrıca ambalaj ve enjektör masrafı da vardı.

Üstelik 1.22 Euro ülkemize her sene 2-3 milyon doz ithal edilen aşının fiyatıdır. Domuz gribi aşısı anlaşması 43 milyon doz için yapılmıştı. İster ilaç ister herhangi bir tüketim ürünü olsun hangi malı fazla miktarda alacak olursanız fiyatında çok ciddi indirimler yapıldığı da hesaba katılmalıdır.

Bu hesaplamalara göre tek bir doz domuz gribi aşısının veya başka bir grip virüsü aşısının fiyatı taş çatlasa 1 Euro’ dur.

Demek ki aşı üreticileri geçen sene aşı başına ‘ekstradan en az 4 Euro kâr etmişlerdir’.

Gelelim neticeye

Sağlık günümüzün en çok kâr getiren sektörlerinin başında geliyor. Her şeyin değerinin para ile ölçüldüğü çağımızda sağlıkla ilgili bir olaya sadece tıp penceresinden bakarak karar verildiği zaman yanılma ihtimali yüksek oluyor. Hem sağlınızdan hem paranızdan olmanız işten bile değil! Çünkü ‘Tıp artık sadece tıp değil’.

Domuz gribi salgını da aklını  kullananlar için bulunmaz bir fırsat oldu. H1N1 virüsünün biyolojik bir silah olup olmadığını bilemem ama ‘etki gücü çok yüksek ekonomik bir silah’ olarak kullanıldığı kesin olarak ortada.

Geçen sene tüm  ülkelerin fahiş fiyata milyonlarca doz aşı almalarına sebep olan Dünya Sağlık Örgütü’ nün aşı üreticilerinden bu ‘aldatmanın’ hesabını mutlaka sorması gerekiyor. d

06.09.2010 Bu yazi 3543 defa okundu
Sonraki:
1  -  2  -  3  -  4  -  5  -  6  -  7  -  8  -  9  -  10
Sağlık Bakanlığının televizyon ekranlarında konuşacak kimselerle ilgili 'Ekran Sertifikası' girişimini nasıl buluyorsunuz?




 
  • Etyen Mahçupyan: Modern tıp çok kibirli
    Gazeteci Etyen Mahçupyan tıp dünyasını pek çok hekimden daha iyi tanıyan isimlerden biri. Alternatif yaklaşımları yakından takip eden ve modern tıp yöntemlerini “beyaz mafya”, “Ortodoks tıp”, “modern dünyanın şamanları” gibi iddialı kavramlarla eleştiren Mahçupyan ile dosya konumuz kapsamında SD’nin yeni sayısı için konuştuk.
  • GDO zararsız diyen yalan söylüyor!
    Yeni yönetmelik ile artık yüzde 0,9'a kadar GDO içeren besinler serbest bırakılıyor. Bu besinlere kanunlarca yasaklanmasına rağmen, bebek mamaları da dahil...
  • Gıda politikaları milli güvenlik meselesidir
    “Tohum, su, toprak, aşı, ilaç dünyanın en etkin, en ölümcül, en siyasi ve en tehlikeli sessiz silahlarıdır” bu sözler, gıda ve tarım teması üzerinde Türkiye’nin en çok konuşulan isimlerden biri Gıda Hareketi Lideri Kemal Özer’e ait.
  • Şehirler arası su savaşı çıkacak!
    Prof. Mikdat Kadıoğlu, gelecekte yaşanaca meteorolojik felaketleri anlattı
  • Endüstriyel sütteki gizli tehlike!
    Onkolog Dr. Yavuz Dizdar'dan süt ve süt ürünlerin, kanser ve GDO hakkında çarpıcı tespitler...
  • Türkiye'de GDO yasak değil!
    Geçtiğimiz günlerde Gümrük Bakanı'nı yaptığı bir açıklama gözlerin yeniden GDO'ya çevrilmesine sebep oldu. Bakan Yazıcı, yaklaşık 2 yılda 43 bin ton GDO'lu ürüne el konduğunu açıkladı. Peki ama bu ürünler şimdi nerde?
Diğer mülakatlar:
1  -  2  -  3  -  4  -  5  -  6
Copyright © 2009 Sağlık ve Gıda Güvenliği Hareketi
Sitemizdeki bilgilerin her hakkı yazarı ve kaynağına aittir. Kaynak gösterilerek kullanılabilir
Yazılım ve Görsel Tasarım: İnforce Bilişim Teknolojileri