Son Dakika
Cuma, 28 Nisan 2017 | Anasayfam yap | Favorilerime ekle    
Domuz gribi et endüstrisinin doğurduğu yeni bir felakettir Prof Tayfun Özkaya
Kuş gribi olayının çok benzeri ile karşı karşıyayız. Bu olayın Türkiye’yi etkilemesi kuvvetle muhtemeldir. Domuz yetiştirilmediği için sevinilmesin. Çünkü artık virüsün domuzlarla bir ilgisi kalmadı. İnsandan insana yayılıyor.

Grain adlı uluslar arası biyoçeşitlilik kuruluşu gene uyarıyor. (www.grainorg/articles/?id=48) Olay aynen kuş gribinde olduğu gibi endüstriyel tarımın bir sonucudur. Hayvancılıkta bu sisteme fabrika tarımı da deniyor. Kapalı ortamlarda tavuk, domuz veya inekler sıkışık ortamlarda tamamen hazır kesif yemlerle, bazen birbirlerinin gübrelerini de yedirterek yetiştiriliyor. Bu sistemde üretilen hayvanların ürünlerinin besleme açısından insan için hastalık üretici özelliği bir yana bu sıkışık ortamın kuş gribi benzeri seri katiller üretmesi kaçınılmaz oluyor. Ülkemizde kuş gribi hep köy tavukçuluğu ile ilgili gibi görünmüştü. Hâlbuki bütün dünya örneklerinde çıkış noktasının endüstriyel çiftlikler olduğu kesin bir gerçektir. Ancak o zamanlar nerede ise her ülkede (ülkemiz dâhil) sağlık ve tarım bakanları köy tavukçuğuna suçu atarak yok edilmeleri için öneride bulunmuşlardı. Neyse ki bunu istedikleri düzeyde gerçekleştiremediler.

Bu satırların yazıldığı saate kadar Meksika’da 150 kişi domuz gribi denilen, gerçekte domuz, kuş ve insan grip suşlarının genetik bir kokteylinden oluşan yeni bir domuz gribi suşundan öldüler. Bu yeni virüs insandan insana geçme özelliği kazandı ve sağlıklı bir insanı bile öldürebiliyor. Bu virüsün tam olarak çıkış yeri bilinmese bile Meksika ve ABD’nin büyük endüstriyel çiftliklerinden çıktığı açıktır.

Uzmanlar uzun yıllardır büyük boyutlu hayvancılık işletmelerinin yeni yüksek derecede zararlı grip suşlarının ortaya çıkışı ve yayılması için mükemmel bir çoğalma ortamı yarattığı konusunda uyarılar yapıyorlardı. Amerika Birleşik Devletleri Ulusal Sağlık Enstitülerinden (NIH) bir uzman 2006 yılında “yoğunlaştırılmış hayvan besleme işlemlerinin çok sayıda hayvanı bir araya getirmesi nedeniyle, virüslerin karışması ve iletilmesini kolaylaştığını” söylemişti.  (Mary J. Gilchrist ve ark. "The Potential Role of CAFOs in Infectious Disease Epidemics and Antibiotic Resistance," Journal of Environmental Health Perspectives, 14 November 2006)

Salgının merkezi olan Meksika’da Veracruz eyaletinin La Gloria kentinde halk bir solunum yolu hastalığı salgını için yetkilileri uyarıyorlar ancak doğru dürüst karşılık alamıyorlardı. Halk sorunun kentlerinde yeni kurulan ve dünyanın en büyük domuz üreticisi olan Amerikalı Smithfield şirketinin bir kolu olan Granja Carroll adlı büyük bir domuz işletmesinden kaynaklandığını ileri sürüyorlardı. Sonunda yöneticiler testler yaptırdılar ve bir solunum hastalığı olduğunu söylediler. Ancak hastalığın ne olduğu tam olarak belirtilmedi. Şirket her türlü ilişkiyi reddetti. 27 Nisanda domuz gribi hastalığının salgın yaptığı Meksikalı yetkililerce açıklandığında ilk vakanın dört yaşında ve La Gloria’lı bir çocuk olduğu belirtildi. (Andrés T. Morales, "Cerco sanitario en Perote, tras muerte en marzo de bebé por gripe porcina," La Jornada, 28 April 2009:  http://www.jornada.unam.mx/2009/04/28/index.php?section=politica&article=012n2pol)

La Gloria kentinde epeyce tavuk işletmesinin de bulunduğu bildirilmektedir. Bunlardan biri olan ve kente sadece 50 kilometre mesafede olan Meksika’nın en büyük tavukçuluk şirketi olan Granjas Bachoco’da kuş gribi salgını da görülmüş idi. Tavuk çiftliklerinde gübre, tüy, altlıktan oluşan malzeme domuz çiftliklerinde yem olarak da kullanılmaktadır. Bütün bu faktörler domuz, kuş ve insan gribi arasındaki bu yeni oluşumları açıklamaktadır. La Gloria halkı Smithfield şirketinin durumuna yıllarca direndiler. Son aylarda garip hastalık konusunda yetkilileri uyardılar. Göz ardı edildiler. Onların sesleri ne Birleşmiş Milletlerin Dünya Sağlık Örgütünün küresel yeni hastalıklar gözlem sisteminde ne de Uluslararası Hayvan Hastalıkları Kuruluşunun küresel hastalık alarm sistemi üzerinde en ufak bir etki bile yaratmadı.

Endüstriyel şirketler olayların üstünü örtmektedirler. Şu anda ayrıca ilaç sanayi krizden bir yarar sağlama konumundadır. Roche, Gilead and Glaxo SmithLine antiviral ilaçlar üzerinde tekel sahibidirler.

Sorunun çözümü için Meksika ve Kuzey Amerika’da büyük domuz ve tavuk şirketleri üzerinde şeffaf bağımsız bir soruşturma açılması önerilmektedir. Dünya çapında fabrika tarımına son verilmeli ve geriye çevrilmelidir. Diğer yandan dünyanın birçok ülkesinde sağlık hizmetlerinin özelleştirilmesi süreci bu gibi salgınlarla başa çıkma kapasitesini hızla ortadan kaldırmaktadır. Sağlık hizmetlerinde özelleştirme durdurulmalıdır.

30.04.2009 Bu yazi 3586 defa okundu
Sağlık Bakanlığının televizyon ekranlarında konuşacak kimselerle ilgili 'Ekran Sertifikası' girişimini nasıl buluyorsunuz?




 
  • Etyen Mahçupyan: Modern tıp çok kibirli
    Gazeteci Etyen Mahçupyan tıp dünyasını pek çok hekimden daha iyi tanıyan isimlerden biri. Alternatif yaklaşımları yakından takip eden ve modern tıp yöntemlerini “beyaz mafya”, “Ortodoks tıp”, “modern dünyanın şamanları” gibi iddialı kavramlarla eleştiren Mahçupyan ile dosya konumuz kapsamında SD’nin yeni sayısı için konuştuk.
  • GDO zararsız diyen yalan söylüyor!
    Yeni yönetmelik ile artık yüzde 0,9'a kadar GDO içeren besinler serbest bırakılıyor. Bu besinlere kanunlarca yasaklanmasına rağmen, bebek mamaları da dahil...
  • Gıda politikaları milli güvenlik meselesidir
    “Tohum, su, toprak, aşı, ilaç dünyanın en etkin, en ölümcül, en siyasi ve en tehlikeli sessiz silahlarıdır” bu sözler, gıda ve tarım teması üzerinde Türkiye’nin en çok konuşulan isimlerden biri Gıda Hareketi Lideri Kemal Özer’e ait.
  • Şehirler arası su savaşı çıkacak!
    Prof. Mikdat Kadıoğlu, gelecekte yaşanaca meteorolojik felaketleri anlattı
  • Endüstriyel sütteki gizli tehlike!
    Onkolog Dr. Yavuz Dizdar'dan süt ve süt ürünlerin, kanser ve GDO hakkında çarpıcı tespitler...
  • Türkiye'de GDO yasak değil!
    Geçtiğimiz günlerde Gümrük Bakanı'nı yaptığı bir açıklama gözlerin yeniden GDO'ya çevrilmesine sebep oldu. Bakan Yazıcı, yaklaşık 2 yılda 43 bin ton GDO'lu ürüne el konduğunu açıkladı. Peki ama bu ürünler şimdi nerde?
Diğer mülakatlar:
1  -  2  -  3  -  4  -  5  -  6
Copyright © 2009 Sağlık ve Gıda Güvenliği Hareketi
Sitemizdeki bilgilerin her hakkı yazarı ve kaynağına aittir. Kaynak gösterilerek kullanılabilir
Yazılım ve Görsel Tasarım: İnforce Bilişim Teknolojileri