Son Dakika
Perşembe, 23 Kasım 2017 | Anasayfam yap | Favorilerime ekle    
Dokunan değil içen yanıyor! Prof Ahmet R Küçükusta
Dünyanın en büyük içecek firması Coca-Cola, kolalı içeceklerde bulunan ve kanser yaptığı iddia edilen “karamel boyası”nın miktarını azaltacağını bildirdi.

Ben bu açıklamayı sivil toplum kuruluşlarının dev içecek endüstrisine karşı bir zaferi olarak görüyorum.

Şimdilik sadece Amerika’ yı ilgilendiren bu formül değişikliğinin kısa zamanda diğer kola üreten firmalar tarafından da yapılacağına ve tüm dünyaya yayılacağına inanıyorum.

Adı karamel ama…

Önce gelin karamel boyası nedir ona bakalım.

Karamel boyasının adı hanımların evde şekeri tencerede eriterek yaptıkları karamel ile aynı olsa da bu madde şekerin “yüksek basınç ve ısı altında amonyak ve sülfitlerle” muamele edilmesiyle üretiliyor.

Bu üretim sırasında kısaca 2-MI ve 4-MI adıyla bilinen “metil-imidazol” yan ürünler oluşuyor.

Amerikan Milli Toksikoloji Programı’ na göre, 2-MI ve 4-MI ismiyle bilinen bu bileşikler hayvanlarda akciğer, karaciğer, tiroit kanserleri ve lösemiye yol açıyor ve kanıtlanmamış olmakla beraber aynı risk insanlar için de var.

CSPI (Center for Science Public İnterest) adlı kamu yararına çalışan bilim kuruluşu, geçen sene başta kolalı içecekler olmak üzere birçok yiyecek ve içecekte renklendirici olarak kullanılan kanserojen karamel boyasının yasaklanması için FDA’ ya (Gıda ve İlaç Dairesi) başvurmuştu.

CSPI, kanser riskinin düşük olmasına rağmen hiçbir besin değerleri olmayan ve sadece kozmetik olarak kullanılan kimyasalın yiyeceklerde yeri olmadığını ve hiç değilse bu ürünlerin üzerine kanser riski uyarısı konmasını istiyor.

Kaliforniya eyaleti, 4-MI’ nin bir “kanserojen” yani kansere sebep olan bir madde olduğunu ve günde 29 mikrogramdan fazla 4-MI alınmasının kanser riskini artırdığını kabul ediliyor. Eyalet kanunlarına göre, bu maddenin fazla miktarda bulunduğu yiyecek ve içeceklere “kanser uyarı” konması gerekiyor.

Coca-Cola diyor?

Firmanın sözcülerinden Ben Sheidler “Coca-Cola’ nın senelerdir tüm dünyada tüketilen güvenli bir içecek olduğunu, içinde insan sağlığına zararlı hiçbir madde bulunmadığını” söylüyor ve ekliyor: “Kaliforniya Kanunlarına uymak için karamel üreticimize gerekli üretim değişikliklerini yapmasını bildirdik”.

Amerikan İçecekler Birliği’ nin (ABA) görüşü de şöyle:

“4-MI nin insanlarda kansere yol açtığına dair bir kanıt olmadığı gibi FDA da dâhil hiçbir ülke 4-MI’ yi insanlar için karsinojen olarak kabul etmiyor. Hayvanlarda çok yüksek dozlarda görülen karsinojen etkinin insanlar için de geçerli olduğunu iddia etmek imkânsız. Bunun için günde bin kutu kola içmek lazım.

Karamelin kanserojen olduğu iddiası uzun zamandan beri yiyecek ve içecek endüstrisine saldıran grubun tüketicileri korkutmasından başka bir işe yaramayacaktır. “

Bu telaş gereksiz mi?

CSPI’ nin kanser endişesini çok yerinde buluyorum:

BİR: Karamel boyasının insanlar için kanserojen olduğunun kanıtlanmamış olması bence hiç önemli değil; bunun farelerde birçok kansere yol açıyor olması yeterli.

Ne yani binlerce, on binlerce insan kanser olduktan sonra “Karamel hakikaten kanserojenmiş, kullanmayalım” demek mi yoksa kanser yapma ihtimali olan bir maddeyi hiç kimse zarar görmeden hayatımızdan çıkarmak mı doğrudur?

İKİ: İnsanların farelerde kanser yaratan miktarlarda karamele maruz kalmaları için günde bin kutu kola içmeleri gerekir ifadesine bakıp yanılmayalım.

12 onsluk bir kutuda ortalama olarak 140 mikrogram (Kaliforniya Kanunlarına göre 5 misli fazla!) 4-MI olduğu ve karamel boyasının başka içecek ve yiyeceklerde de bulunduğu hesaba katılacak olursa kola tiryakilerinin ihmal edilemeyecek kanser riski ile karşı karşıya oldukları ortaya çıkar.

ÜÇ: Farelere bu maddenin çok yüksek dozlarda verildiği doğru ama hayvanlar laboratuar ortamında sadece bu maddeye maruz kalıyorlar; oysa insanlar her gün yediklerinden içtiklerinden, soludukları havadan başka karsinojenler de alıyorlar.

Karsinojenlerin birbirlerinin etkisini artırıcı özellikleri olduğu ve bundan dolayı da birden çok karsinojene maruz kalınması durumunda kanser riskinin artabileceği de unutulmamalıdır.

DÖRT: Bu kimyasalların hiçbir besin değeri olmadığına ve yiyecek ve içeceklere renk vermekten başka bir işe yaramadıklarına göre, endüstrinin bunları kullanmakta ısrar etmesinin mantığını anlayamıyorum.

Gelelim neticeye

Mısır şurubu ile tatlandırılmış, birçok katkı maddesi ihtiva eden yüksek kalorili gazlı içeceklerin başta obezite, diyabet, astım ve alerjiler olmak üzere pek çok hastalığa yol açabileceği zaten biliniyordu.

Bundan sonra kolalı içeceklerden uzak durmak için çok önemli bir sebebimiz daha var.

Benden söylemesi: İçen yanar!

KAYNAKLAR
http://articles.latimes.com/2012/mar/05/news/la-heb-cola-cancer-20120305 
http://healthland.time.com/2012/03/06/soda-wars-can-the-color-in-your-cola-give-your-cancer/ 

12.03.2012 Bu yazi 4767 defa okundu
Sonraki:
1  -  2  -  3  -  4  -  5  -  6  -  7  -  8  -  9  -  10
Sağlık Bakanlığının televizyon ekranlarında konuşacak kimselerle ilgili 'Ekran Sertifikası' girişimini nasıl buluyorsunuz?




 
  • Bir kıyamet silahı: GDO
    Sağlık ve Gıda Güvenliği Hareketi Başkanı ve aynı zamanda Yeni Söz Genel Yayın Yönetmeni Kemal Özer ile son yılların en tartışmalı konularından biri olan GDO’yu konuştuk. Kemal Özer ile sohbet tadında gerçekleştirdiğimiz Röportajımızda GDO’nun insanlığa ne tür zararlar verdiğini, aşıların neslimiz açısından nasıl büyük tehlikeler saçtığını, modern hayatın getirdiği hastalıklara, Modern Tıp olarak bilinen Rockefeller Tıbbı’nın neler getirdiğine, tohum konusunun önemine, Dünya nüfusunu azaltma planı uygulayan “Şeytani Akıl”ın ne tür tuzaklar kurduğunu ve Türkiye’de Gıda ve Tarım alanının ne durumda olduğunu ele aldık.
  • Etyen Mahçupyan: Modern tıp çok kibirli
    Gazeteci Etyen Mahçupyan tıp dünyasını pek çok hekimden daha iyi tanıyan isimlerden biri. Alternatif yaklaşımları yakından takip eden ve modern tıp yöntemlerini “beyaz mafya”, “Ortodoks tıp”, “modern dünyanın şamanları” gibi iddialı kavramlarla eleştiren Mahçupyan ile dosya konumuz kapsamında SD’nin yeni sayısı için konuştuk.
  • GDO zararsız diyen yalan söylüyor!
    Yeni yönetmelik ile artık yüzde 0,9'a kadar GDO içeren besinler serbest bırakılıyor. Bu besinlere kanunlarca yasaklanmasına rağmen, bebek mamaları da dahil...
  • Gıda politikaları milli güvenlik meselesidir
    “Tohum, su, toprak, aşı, ilaç dünyanın en etkin, en ölümcül, en siyasi ve en tehlikeli sessiz silahlarıdır” bu sözler, gıda ve tarım teması üzerinde Türkiye’nin en çok konuşulan isimlerden biri Gıda Hareketi Lideri Kemal Özer’e ait.
  • Şehirler arası su savaşı çıkacak!
    Prof. Mikdat Kadıoğlu, gelecekte yaşanaca meteorolojik felaketleri anlattı
  • Endüstriyel sütteki gizli tehlike!
    Onkolog Dr. Yavuz Dizdar'dan süt ve süt ürünlerin, kanser ve GDO hakkında çarpıcı tespitler...
Diğer mülakatlar:
1  -  2  -  3  -  4  -  5  -  6
Copyright © 2009 Sağlık ve Gıda Güvenliği Hareketi
Sitemizdeki bilgilerin her hakkı yazarı ve kaynağına aittir. Kaynak gösterilerek kullanılabilir
Yazılım ve Görsel Tasarım: İnforce Bilişim Teknolojileri