Son Dakika
Pazartesi, 23 Ekim 2017 | Anasayfam yap | Favorilerime ekle    
Doç. Dr. Nuh Boyraz: Gıda değil zehir yediriyorlar
Selçuk Üniversitesi’nden Doç. Dr. Nuh Boyraz, bekleme süresi 14-15 gün olan ilaçlar verilen ürünlerin hasat edildiğini söyledi. Ntvmsnbc.com’da yer alan habere göre, Boyraz "Pazara gelen üründe pestisit (zirai ilaçlar) denetimi yok'' dedi.

Hastalıklara karşı kimyasal ilaç kullanımının, üreticinin en son başvurması gereken bir yöntem olduğunu belirten Doç. Dr. Nuh Boyraz,, ''Avrupa ülkelerinde ürün yetiştiriciliğinde kimyasal ilaçlama yöntemine en son başvurulurken Türkiye'de ise tam tersi bir durum söz konusu'' dedi.

Üreticilerin, gerekli bütün tedbirleri aldıktan sonra, hastalık ve zararlı böcekler, üründe ekonomik düzeyde bir kayba neden olacaksa, o zaman ilaçla savaşı önerdiklerini anlatan Boyraz, ilaçların bilinçsiz kullanılmasının, insan sağlığını olumsuz yönde etkilediğini ifade etti.

Bazı kimyasal ilaçların, hastalığı önlemesi için ürün üzerinde belli bir süre kalması gerektiğini, ancak ürünün bekleme süresi olan ilaç atıldıktan hasada kadar geçen sürenin dikkate alınmadığına dikkati çeken Boyraz, şunları kaydetti:

''Kimyasal madde kalıntılarının önlenmesi için kontrol ve denetim mekanizmaları oluşturulması lazım. Ürünü, bekleme süresi 14-15 gün olan ilaçlar verilip, akşam hasat edilerek soframıza gelen ürün var bu ülkede.

Çünkü, pazara gelen üründe pestisit denetimi yok.

Biz dış ülkelere ürün gönderirken bunun denetimini yapıyor ancak kendi ülkemizde bu ürünlerin denetimini yapmıyoruz.

Dış ülkeler, pestisit kalıntı analizleri yapmadan ülkesine mal almıyor.

Çünkü benim insanım değerli diyor ve kendi laboratuvarlarında yaptıkları analiz değerlerini dikkate alıyorlar.''

Üründeki bazı ilaç kalıntılarının yıkama ve kabuk soyma yöntemiyle de temizlenemeyeceğini dile getiren Boyraz, ''Bazı ilaçlar sistematiktir. Bu ilaçlar bitki öz suyuna geçer ve ürünün yıkanması veya kabuğunun soyulmasıyla temizlenmez. İnsan vücuduna giren ilaçlar, dolaşım sindirim ve sinir sistemlerini etkileyerek, kronik zehirlenme, kanser, üreme ve anormal doğumlar gibi ciddi sorunların ortaya çıkmasına neden olabiliyor. Ayrıca, kimyasal ilaçlar, zamanında ve yerinde kullanılmazsa, yer altı sularını kirletmekte, etraftaki faydalı böcek, arı ve diğer canlılara zarar vermektedir'' diye konuştu.

MEYVE-SEBZEDE KİMYASAL ATIK NASIL ÖNLENİR?

Doç. Dr. Boyraz, meyve ve sebze hallerine pestisit kalıntı analiz laboratuvarların kurulmasının gerekli olduğunu, burada ürünlerin, günübirlik kalıntı analizlerinin yapılmasının gerekli olduğunu bildirdi.

İhracata yönelik firmaların danışmanlık sistemiyle çalıştıklarını ve bu sistemin tüm çiftçilerin uygulaması gerektiğini açıklayan Boyraz, ''Kalıntı nedeniyle her hangi bir sorun olursa bunun sorumlusu bu danışmanlık şirketi olması gerekiyor. Böylece çiftçiler de bilinçli bir üretim yaparlar'' dedi.

İTHAL TOHUMLAR TARIMI ÖLDÜRDÜ

 

''Özelikle dış karantina uygulamalarının çok sıkı olması lazım. Mesela domatesteki tuta hastalığı domates güvesi dediğimiz ülkemize yeni giren bir zararlı. Patatesteki kanser hastalığı nedeniyle Niğde ve Nevşehir bölgesinde 150-200 bin dekarlık alanda patates üretilemiyor. Bu hastalığın görüldüğü tarlalarda üretim yasaklandı. Bu tür hastalılar, 2000 yılına kadar ülkemizde yoktu ama dış ülkelerden gelen tohumlardan girdi.

Ziyaretçi Yorumları (Toplam 1 yorum)
  • ky
    YOK EDİLEN SAĞLIK VE HAYATIMIZ
    Kanser ve hastalıklar artarken ilaç ve hastalıklara harcanan para son 10 yılda 8 kat arttı. Kurulan şeytani planın özü şu; hasta olacak ve tedavi olacaksınız, mesele bu kadar basit. Ancak hasta olurken de tedavi olurken de cebinizi boşaltırken de size her türlü kolaylık sağlanacak. Sistem böyle işliyor. Sağlığı ticarileştiren ve daha fazla para kazanmaya dayanan bu sistem; zincir hastaneler, ithal doktorlar ve milyar dolarlar getiriyor. Hastalıkları önleme, sağlığı koruma yani yaşadığımız akvaryumu temizleme ise bu yapı için çöküş getiriyor. Hastalıkları önlerseniz zincir hastaneler, ilaçlar, cihazlar ve gittikçe büyüyen trilyonlarca dolarlık sektör ne olacak? Piyasa canavarının yaşaması için artan hasta sayısının kurban olarak verilmesi gerekiyor. Kurulan acımasız sistemin temeli bu. Hastalıkların önlenmesi ve sağlığın korunması, hastalıktan beslenen bu canavarı aç bırakıyor. Hepimizi önce hasta eden ve sonra da güya tedavi ederken cebimizi boşaltan bu sistemi kim değiştirecek? Bu hastalık sisteminden beslenenler sistemi değiştirir mi? Bütün bunları siz düzelteceksiniz. Nasıl mı? Çok basit. Beyin gücünüzle. Düşünceleriniz saniyede 300.000 km hızla dünyayı 8 kere dolaşarak herkese ulaşacak, bu kadar basit. Sağlığa zararlı her şeyi bilecek ve dur diyeceksiniz. İnternet ne işe yarıyor? Haydi dostlar sağlıklı yaşamak için görev başına! Allah iyiliği(sağlığı) emreder, kötülüğü(her çeşit hastalığı) nehyeder, size tutasınız diye nasihat eder.
    20.04.2012 10:40:15
17.04.2012 13:53:00 Bu haber 3770 defa okundu
Doç. Dr. Nuh Boyraz: Gıda değil zehir yediriyorlar
Sağlık Bakanlığının televizyon ekranlarında konuşacak kimselerle ilgili 'Ekran Sertifikası' girişimini nasıl buluyorsunuz?




 
Copyright © 2009 Sağlık ve Gıda Güvenliği Hareketi
Sitemizdeki bilgilerin her hakkı yazarı ve kaynağına aittir. Kaynak gösterilerek kullanılabilir
Yazılım ve Görsel Tasarım: İnforce Bilişim Teknolojileri